4. Hukuk Dairesi 2010/8774 E. , 2010/11960 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 22/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/11/2010 duruşma günü için yapılan tebl…
**4. Hukuk Dairesi 2010/8774 E. , 2010/11960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/03/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 22/04/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 23/11/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ... Usta geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, olayda tüm kusurun desteğe ait olduğu gerekçesiyle ve ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporuna değer verilmeyerek istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davalının sanık olarak yargılandığı ceza davasında davalının beraetine karar verildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 15.06.2009 günlü kararı ile ... Adli Tıp Kurumu'nun 14.12.2006 günlü ve olayda davalının kusurunun bulunduğu belirtilen raporun oluşa uygun olduğu vurgulanarak davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu, ceza mahkemesince önceki kararda direnilmesi üzerine temyiz dilekçesine ekli Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.07.2010 gün ve 2010/9-95 Esas, 2010/163 Karar sayılı kararı ile direnme kararının bozulmasına karar verildiği ve ceza davasının sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.