12. Ceza Dairesi 2020/11859 E. , 2024/4661 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/16 Esas, 2016/212 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ …
**12. Ceza Dairesi 2020/11859 E. , 2024/4661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/16 Esas, 2016/212 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 18.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz üzerine kaldırılmasının hatalı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin; sanığın meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu sanığa verilen cezanın az olduğu ve sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin kusur durumu ve sanığın mesleği dikkate alındığında az kaldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.08.2014 günü saat 14:30 sıralarında gündüz vakti, olay mahalli meskun mahal dışı olduğu, bölünmüş tek yönlü yol, zemin asfalt kaplama ve kuru, düz, eğimsiz, iki şeritli olduğu sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 19 HC ... plaka sayılı kamyonu ile Samsun istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan km 61+200 metreye geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla, seyir istikametine göre yolun sağında bulunan araçlar için park alanının kenarında banket üzerinde duraklamış halde bulunan sürücü ...‘in sevk ve idaresindeki 06 FB ... plaka sayılı kamyonetin sol arka kısmına çarpması sonucu diğer sürücü ...’in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda 19 HC ... plakalı araç sürücüsü ...'un kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK da yer alan asli kusurlardan 84. maddesini (arkadan Çarpma) ve diğer kusurlardan 56/1-a (şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) ihlal ettiğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında İstanbul Adli Tıp kurumu İhtisas Dairesininden alınan 13.10.2014 tarihli adli rapora göre; sürücü ...'un sevk ve idaresindeki kamyonu ile hatalı doğrultu değiştirerek sağ tarafında banket üzerinde duraklama yapan araca arkadan çarptığı, dikkatini yola vermeyerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, dikkatsizce araç kullandığı olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile gerçekleşen kazada asli kusurlu olduğu, ölen sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyoneti ile banket üzerinde duraklama yaptığı olayda atfıkabil kusuru bulunmadığının mütalaa edildiği, Yerel mahkemesince keşfe binaen trafik bilirkişisinden alınan rapora göre; sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki 19 HC ... plakalı kamyonu ile 2918 sayılı KTK'nın 84.maddesinde belirtilen asli kusurlardan kod (d) "arkadan çarpma" ve 56/1-a.maddesinde "şerit izleme ve değiştirme kurallarına riayet etmemek" kuralını ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, diğer kamyonet sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Yerel mahkemece bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5237 Sayılı kanunun 50/4.maddesinde uzun süreli hapis cezasının taksirli suçlarda adli para cezasına çevrilebileceği öngörülmüş olup, Yerel mahkemece "suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak" sanık hakkında verilen hapis cezasının TCK 'nın 50/1-a. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar vermesinde oluş ve kabule göre mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış olup tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Kavas Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2024 tarihinde karar verildi.