T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/775 KARAR NO : 2026/836 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI : 2022/317 E - 2025/544 K BİRLEŞEN İSTANBUL 15 ATM:2017/465 E. BİRLEŞEN İSTANBUL 1.ATM : 2022/706 E. ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVANIN KONUSU: Alacak -İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/775 KARAR NO : 2026/836 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI : 2022/317 E - 2025/544 K BİRLEŞEN İSTANBUL 15 ATM:2017/465 E. BİRLEŞEN İSTANBUL 1.ATM : 2022/706 E. ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVANIN KONUSU: Alacak -İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre kurulmuş bir tedarik şirketi olduğunu, yurt çapında faaliyet gösterdiğini, Müvekkili şirket ile davalı arasında elektrik tedarik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirket tarafından sözleşme süresince davalı şirkete elektrik satışı yapıldığını, buna göre sözleşme hükümlerine göre müvekkili şirket tarafından davalıya elektrik tedarik edildiğini ve kullanım miktarına göre fatura keşide edildiğini, müvekkili şirket ile davalı takip borçlusu arasında 01.07.2011 - 30.07.2012 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sözleşme yapıldığını, sözleşme feshedilmediği için 11.1. maddesine göre kendiliğinden 1'er yıllık süreler halinde yenilendiğini, anılan maddede aynen 'herhangi bir taraf, işbu sözleşme süresinin dolmasından en az 2 ay önceden sözleşmenin yenilenmeyeceğini diğer tarafa yazılı olarak bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla 1 yıl daha yenilenmiş sayılır." hükmü getirildiğini, davalı takip borçlusunun 01.07.2011-30.07.2012 tarihleri arasını kapsayacak şekilde sözleşmeyi-borç ilişkisini süresi içerisinde feshetmediği için sözleşme-borç ilişkisinin devam ettiğini, davalı tarafın geçerli bir feshi bulunmadığından sözleşmenin yenilendiğini, bundan sonraki dönemde ise davalı takip borçlusunun sözleşmenin geçerli olduğu dönem içerisinde sözleşmeyi erken feshederek başka bir tedarik şirketi ile ikili anlaşma yaptığını ve sözleşme devam ederken başka bir tedarik şirketinden elektrik almaya başladığını, davalının bu eylemiyle sözleşmenin 11.1. maddesini ihlal ettiğini, anılan maddede aynen "sözleşme tarihinden önce sözleşmenin ABONE tarafından fesih edilmesi halinde ABONE son 2 ayın fatura toplamı kadar cezai şartı TEDARİKÇİYE ödemeyi kabul eder” hükmü getirildiğini, anılan hükmün müvekkili tarafından yürütüldüğünü ve 7.1.'de belirtilen ceza-i şart bedeli hesaplanarak faturalandırıldığını, müvekkili şirket tarafından her bir abonelik için ayrı ayrı olarak ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 4.324,09-TL bedelli, ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 6.699,30-TL, ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 584,89-TL, ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 8.501,17-TL, ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 112,52-TL bedelli faturalar keşide edilerek davalıya gönderildiğini, Davalı takip borçlusuna ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 2.938,65-TL bedelli, ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 3.004,58-TL ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 1.677,54-TL bedelli Elektrik satışından kaynaklanan piyasa maliyetleri faturaları keşide edildiği ve gönderildiğini, Sözleşmenin 9. Maddesinde aynen "Bu sözleşme ve bu sözleşme ile yapılan elektrik enerjisi satışı nedeniyle ilgili yürürlükte olan ve ileride getirilebilecek olan her türlü vergi, resim ve harçlar Abone tarafından ödenecektir." şeklinde düzenleme olduğunu, bu madde çerçevesinde davalı takip borçlusuna elektrik satışından kaynaklanan piyasa maliyetlerinin hesaplanarak fatura edildiğini, davalı takip borçlusunun ... numaralı 29.07.2016 vade tarihli 1.677,54-TL bedelli fatura için kısmi ödeme yaptığını ancak kalan 1.508,17-TL bakiyenin ödenmediğini, davalı takip borçlusu tarafından anılan faturaların ödenmemesi üzerine taraflarınca İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibi başlatıldığını, anılan takibe yukarıda anlatıldığı gibi haksız olarak itiraz edildiğini, buna göre itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın likit olmasından dolayı %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davayı ve itiraz ettikleri borcu kabul etmediklerini, davacı şirketin gerek icra takibinde, gerek bu davada ve hatta sözleşmeyi yaparken bile kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin İstanbul 13.İcra Md.'nün ... numaralı takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmediğini, davacı şirketin müvekkiline kendisine ucuz ve piyasa fiyatlarına göre %29 oranında indirimli enerji (elektrik) vereceğinden bahisle bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin esasen 1 yıllık olarak yapıldığını ancak şartnamede yazdığı gibi feshedilmediği için sözleşmenin 11.1 maddesine göre kendiliğinden uzadığını, başlangıçta sadece 1 yıllık yapılan sözleşmenin fesih olmayınca uzadığından, esasen yıllara dayalı olarak sürekli uzayan sözleşmeyi müvekkili davalı şirketin başka bir şirketle anlaşarak tek taraflı feshetmiş olmakta iken sözleşmenin bitiminden 2 ay evvel diğer tarafa yazılı olarak bildirmediği iddiasıyla cezai şartı yürürlüğe koyduğunu ve bunun için de hiç vermediği elektriğin parasını talep etmekte olduğunu, davacı şirketin bir çok vaadiyle birlikte davalıya elektriği %29 oranında bir indirimle vereceğini beyan ettiği halde faturalara bakılacak olur ise aslında herhangi bir indirim yapmadığını, tüm bunlarla birlikte davacının aslında hiç indirim de yapmadığını anlayınca kendileriyle bir türlü irtibat kuramadıkları ve daha sözleşmeyi yaptıktan bir süre sonra pişman oldukları tedarikçiyi değiştirdiğini ve elektrik kullanmadıklarını, sözleşme süresinin 1 yıl olduğunu, feshedilmemekle uzayıp, aradan 5 yıl geçtiği için davalı şirketin sözleşmenin süresinin dolmasından en az 2 ay önce fesih bildirimi şartını dikkate almadığını, davacının bu rakamı hak edecek herhangi bir yatırımı ya da bu sözleşmeye özgü/özel bir harcaması bulunmadığını, çünkü sözleşmenin zaten 1 yıl diye yapıldığını, yani davacının herhangi bir harcaması varsa zaten bu 1 yılda telafi edileceğinin düşünüldüğünü, oysa feshedilmediği için kendi kendine uzayıp giden ve neredeyse 6. yılına girmiş bir sözleşme söz konusu olduğunu, bu nedenle davacı şirketin bu bahsettiği cezai şartı alması için kendilerine göre hiç bir hukuki gerekçe bulunmadığını, açıklanan nedenlerle haksız açılan davayı kabul etmediklerini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/465 Esas Sayılı Dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı .... Ltd. Şti. Arasında 24.05.2011 imza tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkil şirketin davalıya elektrik tedariki yapmakla yükümlü olduğunu, davalı tarafın da kullanmış olduğu elektrik bedelini ödeme borcunu yüklediğini, davalı şirketin sürekli borç ilişkisi devam ettiği, sözleşmenin geçerli olduğu dönem içinde sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğini, başka bir tedarik şirketiyle ikili anlaşmanın yapılarak elektrik enerjisi satın aldığını, davalı tarafın müvekkil şirketin akdetmiş olduğu sözleşmenin geçerli olduğu sürede başka bir tedarik şirketiyle ikili anlaşma yaptığını ve bu eylemi sonucunda müvekkil şirketin zarara uğradığını, müvekkil şirket ile davalının imzalamış olduğu elektrik enerjisi satış sözleşmesinin 11.1 maddesinde sözleşme gereğinin ifa edilmemesi halinde cezai şartın talep edileceğinin hüküm altına alındığını, davalı aboneye müvekkil şirketin ceza koşulu tahsili amaçı ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattığını, davalının itirazı üzerine de takibin durdurulduğu, bunun üzerine müvekkil şirketin İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/964 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açtığını, usul ekonomisi yönünden davaların birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay yerleşik içtihatlarından da açıkça anlaşıldığı üzere TBK 179/1 uyarınca sözleşmede aksine bir hüküm yoksa cezai şart varsa ya bu cezai şart talep edilebilecek ya da zararın tazmini talep edilebileceğini, haliyle davacı tedarikçi firmanın sözleşmeden doğan cezai şart yönünde tercih hakkını kullanarak zaten öncesinde mevcut olan huzurdaki dosya ile bu hakkını talep ettiğini, şimdi ek olarak bu şekilde hakkı olmayan bir davayı ikame etmesinin hukuka uygun olmadığını, kişinin kendi kusurundan faydalanamaz ilkesi gereği, sözleşmenin ana unsurlarına uymayarak bunun feshine kendi kusuruyla sebebiyet veren davacının kendisi olduğunu, burada müvekkilinin abone şirkete esas yönünden hiçbir kusur atfedemeyeceğini, haksız ve yersiz olarak müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, davalarla irtibatlı olduğunu düşündükleri İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde olan 2017/741 esas sayılı dosyasının da huzurdaki dosya ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/706 Esas Sayılı Dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... A.Ş., 6446 sayılı kanuna göre kurulmuş bir tedarik şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı abone arasında 01.07.2011 tedarik başlangıç tarihli Elektrik Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre müvekkili tedarik şirketi davalıya elektrik satışı yapacağını, davalı da kullanım miktarına göre müvekkili şirket tarafından keşide edilecek faturaları ödeyeceğini, Ancak davalı abone sözleşme dönemi içerisinde başka bir tedarikçiden talep edilerek müvekkili şirket portföyünden çıktığını, davalının bu eylemi sözleşmenin sözleşme süresi içinde erken feshi olup madde 15.1'i ihlal anlamına geldiğini, davalı abonenin bu hareketi sözleşme süresi için tek taraflı bir şekilde sözleşmenin sonlanmasına yol açtığını, sözleşmesel edimlerini yerine getirmeyen davalı müvekkili şirketin zarara uğradığını, buna göre müvekkili davalı aboneye tedarik etmek üzere satın almış olduğu elektrik enerjisinden kar kaybına uğradığını, müspet zarar kapsamında yoksun kalınan kar kaybı hesaplanması gerektiğini, bu sebeple dava dışı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/964 E. Sayılı dosyasından kar kaybına ilişkin alacaklarının belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiğini, işbu yargılamada taraflarına ıslah için bir süre verilmeden alacağın kabulüne karar verildiğini, ödeme yükümlülüğü bulunan davalı söz konusu icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, müvekkili tarafından icra takibine geçilen tüm alacak kalemleri hukuka uygun, likit ve taraflar arası sözleşmeye uygun olduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu, İstanbul 11. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve takip konusu alacağın likit olması nedeniyle alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle zamanaşımı itirazı/def'inde ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, davanın usul açısından ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, Elektrik Tedarik Protokolünün feshin haksız olduğu iddiası ile davacı tarafından İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/964 E. sayılı dosya ile tarafları aleyhine cezai şart yönünden dava ikame edildiğini, davacı tarafın kısmen haklı bulunduğunu, zarara uğranıldığı iddiası ile İstanbul 15 Atm 2017/465 E. sayılı dosya ile dava açıldığını, İstanbul 15 Atm 2017/465 E. sayılı dosya taraf ve konu bağlantısı olduğu için İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/964 E. sayılı dosya ile birleştiğini, birleşen dava içerisinde de raporlar alındığını, neticesinde davacı tarafın ilk dava ve ek dava yönünden alınan rapora itiraz etmediğini, son duruşmada da karar istediğini, davacının bu artırımı kasıtlı olarak yapmadığını, davacının işbu dava dilekçesinde de belirttiği üzere davaya konu alacağa ilişkin talebini öncesinde belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, belirsiz alacak davasının sonradan huzurda olduğu gibi ek dava ile sonuca gidilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin tacir olması sebebiyle basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, söz konusu sözleşmedeki değişiklikler sözleşmenin asli unsurunu oluşturmakta ve şartların değişmesiyle sözleşmenin tarafı olma iradelerinin ortadan kalktığını, işbu sözleşmenin çekilmez bir hal aldığını, davacı şirketin sözleşme şartlarındaki esaslı değişiklikleri kasıtlı ve usulüne uygun bir şekilde haber vermemesi sebebiyle müvekkilinin haklı olarak davacının kendinden kaynaklanan kusur nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, bu sebeplerle davacı tedarikçi firma aleyhine müvekkilinin fazla bedel olarak ödediği zararını tazmin etmek amacıyla İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/741 Esas numaralı dosya ile dava açıldığını, davada haklılıklarının tespit edildiğini, kesin hüküm, derdestlik, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler, hukuki yarar yokluğu nedeniyle ve öne sürülen hususlar dikkate alınarak haksız ve yersiz olarak müvekkili aleyhine açılan davanın usul ve esas yönünden reddini, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur. Mahkeme; "1-Asıl davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kısmen kabulüne, A-Davalının İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 11.291,99 TL asıl alacak ile 50,81 TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, B-Dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, 2-Birleşen İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/465 Esas sayılı davasının reddine, 3-Birleşen İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 Esas sayılı davasının reddine, A-Davalı vekilinin birleşen davadaki kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından reddine," karar vermiştir. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi 09/09/2025 tarihli gerekçeli kararın davacı vekiline 08/11/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı, 27/11/2025 tarihinde istinaf dilekçesinin UYAP'tan mahkemesine gönderildiği, 28/11/2025 tarihinde de istinaf harçlarının yatırıldığı görülmüştür. Somut olay irdelendiğinde; mahkeme ilamı 08/11/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş ve istinaf süresi işlemeye başlamıştır. Bu durumda davacı vekiline yapılan karar tebliğinin usule uygun olduğu, istinaf başvurusu süresinin bu tarihte başladığı, taraf vekilinin karara karşı en geç 24/11/2025 günü bitimine kadar istinaf kanun yoluna başvurması gerektiği halde bu süreden sonra 27/11/2025 tarihinde talepte bulunduğu anlaşıldığından HMK'nın 345, 346 ve 352/1-c maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf dilekçesinin süresinde verilmediğinden reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK 352/1-c, 345 ve 346. maddeleri uyarınca süresinde verilmediğinden reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026