Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulan ----------- tarihli ----------gereğince davacının, davalıların ---------- üretilmiş ihracata konu ürünlerin yurt dışında satışı, pazarlaması kapsamında ihracata yönelik devlet desteklerinin alınması ve bu konuda mevzuat ve uygulama usul esasları çerçevesinde değişiklikleri takip ve sonuçlandırmaya yönelik danışmanlık hizmetleri verilmesinin kararlaştırıldığını, davacı tarafından yapılan işlemler ve danışmanlık hizmetleri karşılığında proje sonucu olarak ------- kira teşvik bedeli olan --------- TL kira teşvik bedeli ---------------- tarafından davalıların hesabına geçtiği, sözleşmenin 5. maddesi gereğince ödenmesi gereken primin davalılarca ödenmediğini, davacı tarafından davalılara tebliğ edilen ------ tarihli,--------TL. bedelli faturanın -------Noterliği'nin ---- yevmiye nolu, ------------ tarihli ihtarnamesi ile davacıya iade edildiğini, davalılar her ne kadar faturayı iade etmişlerse de davacıya gönderilen ihtarname ekinde fatura aslının mevcut olmadığını, bu faturanın iadesinin kabulünün de hiçbir şartta mümkün olmadığını,---------- seyahat teşviki ile ------------kira teşviki arasında bağlantının olmadığını, ayrı hizmetler olduğunu, yapılan işlemlerle ilgili olarak her hafta raporlamanın teşvik durum raporu adıyla davalılara mail ile gönderildiğini belirtmiş ve davanın kabulüne, ---------------- TL. alacak bedelini davalıdan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.