İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; müvekkili ...'in 03/11/2015 tarihinde, ....., ....Caddesi üzerinde yolu k…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1389 KARAR NO: 2026/456 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/03/2023 NUMARASI: 2016/289 Esas - 2023/261 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; müvekkili ...'in 03/11/2015 tarihinde, ....., ....Caddesi üzerinde yolu karşıdan karşıya geçmek istediği sırada, davalıların sürücüsü, işleteni ve ...... Sigortacı olduğu ... plakalı otobüsün sürücüsünün tam kusuru ile çarpması neticesinde müvekkilinin yaralanarak malul kaldığının belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (-HMK.m.109-) tedavi, ilaç ve ambulans masrafları için 1.000,00-TL, kaza tarihinden sonraki ömür boyu bakım masrafı için 1.000,00-TL ve pasif dönem maluliyeti için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan (-sigorta şirketinin limit ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla-) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 40.000,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ...'in dava devam ederken 22/02/2021 tarihinde vefat etmesini müteakip mirasçılar tarafından devam edilen iş bu davada davacılar vekili tarafından sunulan 05/12/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; maddi tazminat talebinin toplamda 33.902,31-TL ye ıslah edildiği belirtilerek, maddi tazminat ile 40.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalıların avukatları ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "..kazanın oluşumunda davalı sürücünün % 25, davacının % 75 oranında kusurlu olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının % 36 oranında maluliyet oluşacak ve kaza tarihinden itibaren 12 aylık süre içerisinde iyileşebilecek şekilde yaralandığı, tazminat hesabı bakımından TRH 2010 yaşam tablosu baz alınarak işlemiş dönem hesabı bakımından iskontosuz, işleyecek aktif ve pasif devre bakımından %10 artış, %10 iskontolama yöntemine göre maddi zarar hesabının yapılması gerektiği, buna göre 23/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının tazminat alacağının; 3.405,54-TL geçici, 7.795,04-TL sürekli iş göremezlik ve 22.701,73-TL tedavi, bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 33.902,31-TL olduğu ve bu miktarın davalılardan tahsilinin gerektiği, olaya ve taraflara özgü koşullar gözetildiğinde manevi tazminat talebinin kısmen kabulünün gerektiği..." gerekçesiyle; a-maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile; 33.902,31-TL maddi tazminatın davalı ...Sigorta Şirketi'nden dava tarihi olan 11/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar ... ve .... Şti'den kaza tarihi olan 03/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffanın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, b-manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müteveffanın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davalı ...Sigorta Şirketi vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği, hesaplamanın TRH yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz baz alınarak yapılması gerektiği, tazminat hesaplamasının doğru yapılmadığı ve bu hususta düzenlenen raporun denetlenebilir nitelikte olmadığı, maluliyetin Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği, oysaki maluliyetin Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiği, geçici iş görmezlik, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı bakımından sorumluluğun ...'da olduğu, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığı, davacının bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmediği, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatının doğru hesaplanmadığı, ceza yargılamasında uzlaşmanın bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun incelenmediği, müterafik kusur sebebiyle tazminattan indirim yapılması gerektiği, kazanın iş kazası olup olmadığı üzerinde durulmadığı, ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmediği, hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 03/11/2015 günü saat 20:50 sıralarında, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı özel halk otobüsü ile Hakimiyeti Milliye Caddesini takiben sahil istikametinden......... yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalli dolmuş duraklarına geldiği sırada aracının sağ ön kısımlarıyla, istikametine göre yolun sağında park halindeki araçların arasından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana geldiği, davacının; kazaya bağlı yaralanması nedeniyle görülmekte olan maddi ve manevi tazminat istemli davayı açtığı anlaşılmıştır. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlendiği anlaşılan 10/10/2022 tarihli kusur raporundaki, kazanın oluş şekli ve davacı yaya ile davalı sürücünün kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu değerlendirmelerin, dosyadaki diğer raporlarla ve İstanbul Anadolu 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/237 esas sayılı dosyası kapsamında sürdürülerek davalı sürücünün kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu gerekçesiyle cezalandırılması ile sonuçlandırılan ve 23/09/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ceza yargılamasındaki kabulle de örtüşmesi karşısında, mahkemece raporun hükme esas alınarak sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda % 25 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir hata olmamasına, Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihi olan 03/11/2015 tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davacının kaza sonrasındaki tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde ve yaralanmasının niteliğine göre oluşturulan doktor bilirkişilerin katılımı neticesinde ATK Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği anlaşılan 20/12/202 günlü heyet raporunun yeterli ve geçerli nitelik taşıması karşısında hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına, Kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olan davacı yayanın ayrıca müterafik kusurundan bahsedilemeyecek olması ve ne gibi bir müterafik kusur bulunduğu hususunda istinaf eden davalı tarafın bir ispatının da bulunmaması karşısında, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmamasında hata bulunmamasına, Kazanın trafik iş kazası olmadığı ve davacıya ... tarafından rücuya tabi gelir bağlanamayacağı belirgin olup, bu hususlarda araştırma ve inceleme yapılmamasının doğru olmasına, Hükme esas alınan 23/11/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunun Dairemizin de kabul ettiği şekilde Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH yaşam tablosu ve prograsif rant uygulaması kullanılarak hazırlanmış olmasına, raporun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olmasına, ayrıca hesaplama yönünden de bir hata olmaması nedeniyle hükme esas kabul edilmesinde bir hata olmamasına, Geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve belgesiz tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmasına, 5271 sayılı CMK'nın 253/19. maddesinde yer alan "uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş olması karşısında, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf talebinin yerinde olmamasına, Her ne kadar davacının geçici iş göremezlik dönemi içerisinde bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığı, bulunması durumunda niteliğinin ve süresinin ne olduğu hususunda bağlayıcı, geçerli ve yeterli tıbbi bir raporla belirleme yapılmamış, 12 aylık geçici iş göremezlik süresinin tamamı için bakıcı gideri tazminatına hükmedilmiş, yine belgelİ tedavi giderlerinden sorumluluğun 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesi kapsamında ........'ya ait olduğu gözetilmeksizin belgeli-belgesiz tüm tedavi giderlerinin tahsiline karar verilmiş ise de, bu hususları tespit eden raporların ve en son ıslah talebinin istinaf eden davalı vekiline usulüne uygun tebliğini müteakip bu husus ilişkin açıkça itirazda bulunulmamış olması nedeniyle, yargılamada ileri sürülmeyen hususlararın istinaf aşamasında ileri sürülemeyecek (HMK.m.327) olmasına göre, davalı vekilinin tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karışı davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.315,87-TL harçtan peşin yatırılan 580,00-TL harcın düşümü ile bakiye 1.735,87-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı ...Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026