8. Ceza Dairesi 2024/25816 E. , 2025/3734 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E. 2023/547 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297/1, 297/2-b maddeler…
**8. Ceza Dairesi 2024/25816 E. , 2025/3734 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E. 2023/547 K. SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2023 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 297/1, 297/2-b maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde, Tekirdağ 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 297/2-b, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 23.12.2023 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/4304 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111426 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesinde yer alan, "(Ek fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./28.mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklinde belirtilen istisnaî durumlar dışında, sanığın savunması alınmadan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki istisnai durumlar dışında, isnat olunan suç nedeniyle sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Tekirdağ 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/85 Esas, 2023/547 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2025 tarihinde karar verildi.