11. Hukuk Dairesi 2023/565 E. , 2024/4145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1770 Esas, 2022/1897 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/203 E., 2020/427 K. Taraflar arasındaki marka devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma
**11. Hukuk Dairesi 2023/565 E. , 2024/4145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1770 Esas, 2022/1897 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/203 E., 2020/427 K. Taraflar arasındaki marka devrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalının kardeşi ...'e devir yetkisini de içeren marka ile ilgili her türlü işlemi yapabilmesi için Beyoğlu .... Noterliğinin 28.04.2010 tarih, .... yevmiye numaralı vekâletnamesini verdiğini, ...'ün vekâlet görevini kötüye kullanarak, markayı, Beyoğlu.... Noterliği tarafından düzenlenen 22.01.2014 tarih, ...yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi ile 1.000,00 TL gibi marka değerinin çok altında bir bedel karşılığında ablası ...'e devrettiğini, söz konusu devir işleminin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiğini ileri sürerek ... adlı markanın ... adına yapılan tescil işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkilisi olan ...’ün davaya konu 2006/11162 numaralı ... ibareli markanın yaratıcısı olduğunu, markanın 22.01.2008 tarihinde müvekkili şirket tarafından güvene dayalı bir işlem ile davacıya devrinin gerçekleştiğini, davacının, davalı şirket yetkilisi ...’ün erkek kardeşi ...’e markayı devir etmek üzere vekâletname verdiğini, ...’ün de dava konusu markayı geçerli vekâletnameye istinaden müvekkili şirketin yetkilisi ...’e devir ettiğini, davacının bu süreçten haberdar olmasına rağmen, vekili olan ... tarafından marka devrinin yapılmasından 5 gün sonra kötüniyetli olarak, Beyoğlu 57. Noterliği’nin 27.01.2014 tarih 01984 yevmiye sayılı "Marka İnhisari Olmayan Lisans Sözleşmesini" düzenleyerek dava dışı şirkete 19 yıllığına lisans hakkı verdiğini, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince lisans sözleşmesinin hükümsüz olduğuna karar verildiğini, davacının 2010 yılında düzenlenmiş olan bir vekâletnameye istinaden 2014 yılında yapılan bir devir işlemine 2017 yılında dava açtığını, davacının ... markasını güvene dayalı olarak, muvazaalı olarak elde ettiği ve muvazaalı işlemden kazanç sağlamaya çalıştığını, kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın, 22.03.2006 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...’ün o dönemde yetkili olduğu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına tescil edildiği, markanın Beyoğlu ... Noterliğinin 22.01.2008 tarih, 01684 yevmiye numaralı işlemi ile davalı şirket yetkilisi ...'ün o dönemde yetkilisi olduğu ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı ...'na devredildiği, davacının ...’ün kardeşi ...'e marka ile ilgili her türlü işlemi yapabilmesi için Beyoğlu .... Noterliğinin 28.04.2010 tarih, 14175 yevmiye numaralı devir yetkisini de içeren bir vekâletname verdiği, markanın devrine ilişkin işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu 2006/11162 tescil numaralı markanın söz konusu vekâletnameye istinaden usulüne uygun olarak devredildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı asıl istinaf dilekçesinde özetle; ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile inhisari olmayan lisans sözleşmesi düzenlenmeden 5 gün önce davalı ...'ün markayı devraldığını, davacının çok ciddi zarara uğradığını, davalı ...'ün lisans sözleşmesi yapılan ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin kuruluşundan beri yeğeni ... üzerinden %35 hisse ile örtülü ortağı, Sgk'lı çalışanı, tasarım ekibinin başı olduğunu, vekil...'ün de bu şirketin çalışanı ve fason imalatçısı olduğunu, devrin rızası ve bilgisi dışında olduğunu, 22.01.2014 tarihli devrin Türk Patent ve Marka Kurumu'nda (TÜRKPATENT) 10.11.2015 tarihinde tescil edildiğini, iki sene boyunca muvazaalı işlemin gizlendiğini, devrin ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklarının haber vermesi üzerine öğrenildiğini, yazışmaların sunulduğunu, ...'e verilen vekâletname ve lisans sözleşmesinin aynı tarihli sıralı noterlik evrakları olduğunu, dosyaya da sunulduğunu, lisans sözleşmesinden 5 gün önce yapılan devrin kötüniyetli olduğunu, 500,00 TL ve 1.000,00 TL gibi rakamların ciddiyetten uzak rakamlar olduğunu, davalının hiçbir aşamada markayı "bedel karşılığı aldığı" iddiasında bulunmadığını, devrin usulüne uygun olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... markasının 22.01.2008 tarihinde ... Moda Giyim San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacı ...'na devredildiği, davacının ise markayı devraldıktan yaklaşık iki yıl sonra 28.04.2010 tarihinde davalı şirket yetkilisinin kardeşi olan...'e vekâletname verdiği, vekâletnamenin dava konusu markanın da yer aldığı üç adet marka hakkında "dilediğine dilediği bedel ve şartlar dairesinde devri etmeye, noterliklerde devir sözleşmesi imzalamaya.." ilişkin oldukça geniş yetkiler içerdiği dikkate alındığında davacının 22.01.2014 tarihli marka devir sözleşmesinin geçersiz olduğuna yönelik iddiasının yerinde olmadığı, davacının delil olarak dayandığı 27.01.2014 tarihli vekâletname ve aynı tarihli sıralı numaralı lisans sözleşmesi incelendiğinde, noter evraklarında davalı şirket yetkilisi ...'ün taraf olarak yer almadığı, evrakların 22.01.2014 tarihli marka devrinden 5 gün sonra olmasının tek başına davalının kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu, davalı şirket ile markayı devralanlar arasındaki hissedar/akrabalık ilişkileri göz önüne alındığında, iyiniyetli olmadıklarını, davanın kabul edilerek marka devrinin iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka devrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafça temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.