9. Hukuk Dairesi 2017/12724 E. , 2019/20767 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, tır şoförü olarak çalışan davalı işçinin tek taraflı olarak ka…
**9. Hukuk Dairesi 2017/12724 E. , 2019/20767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, tır şoförü olarak çalışan davalı işçinin tek taraflı olarak kazaya sebebiyet vermesi sebebi ile uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; açılan davanın davacının vermiş olduğu zararın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmış, bu konuda tüm deliller toplanmış, kayıt ve belgeler celp edilmiş, tanıklar dinlenilmiş, banka kayıtları, ödeme belgeleri değerlendirilmiş, teknik bilirkişiden rapor alınmış, bu kapsamda yapılan incelemede; davalının davacıya ait şirkette şoför olarak çalıştığı, davacı şirkete ait araç ile taşıma yaptığı sırada meydana gelen kaza neticesinde yük sahibi şirkete vermiş olduğu zarar nedeni ile bu zararın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmış, bu konuda tüm kayıt ve belgeler toplanmış, öncelikle meydana gelen olayda davalının kusurlu olup olmadığı konusunda önce Adli Tıp Kurumundan daha sonra ise yine konusunda uzman Trafikçi bilirkişiden rapor alınmış, yapılan incelemede; meydana gelen kazanın gelişine ilişkin olarak, davalının kusuruna kanaat getirecek herhangi bir delil elde edilememesi nedeni ile davalının kusuruna ilişkin rapor düzenlenemediği, yasal uygulamaya göre iddiada bulunan kişinin bu iddiasını doğrulayacak şekilde belgeleri dosyaya sunması gerektiği, kaza ile ilgili olarak olay yerinde resmi bir tutanak tutulmadığı, dinlenen tanık anlatımlarından da meydana gelen kazada davalının kusurunun varlığı tespit edilemediği, meydana gelen zararda davalının kusurunun ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı işveren tır şoförü olarak çalışan işçinin kazaya sebebiyet vermesi sebebi ile uğradığı zararın tazminini talep etmiş, mahkemece davalının kusurunun belirlenemediği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir. Dava konusu olayda; davalı işçinin dava dışı firma adına bira taşıma işi yaptığı aracı seyir halindeyken kasadan 2000 koli civarında biranın yere saçıldığı, bir kısmının hasarlandığı bir kısmının da yağmalandığı anlaşılmaktadır. Davacı işveren davalının süratli şekilde seyretmesi sebebi ile hasarın meydana geldiğini ileri sürmüş, davalı işçi ise virajda başka bir aracın aniden önüne çıkması üzerine olayın oluştuğunu savunmuştur. Kaza olayına dair tutanak tutulmamış ve konu ile ilgili emniyet birimleri tarafından her hangi bir tespit yapılmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi' tarafından hazırlanan raporlarda trafik kaza raporu veya benzeri hiçbir ilgi ve belge bulunmadığından kusur oranlarına dair bir tespitin yapılamadığı bildirilmiştir. Kazanın davalı işçinin tek taraflı eylemi sonucunda gerçekleştiği olaya dair kaza tespit tutanağı düzenlenmediği anlaşılmakta olup mevcut duruma göre davalı işçinin kusurlu olduğu kabul edilmelidir. TBK'nın 50. maddesine göre zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu belirtilmiş, uğranılan zarar miktarının tam olarak ispat edilememesi halinde hakimin zarar miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği açıklanmıştır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre kaza sebebiyle işveren tarafından ürünlerinin nakliye edildiği firmaya zarar karşılığı olarak 29.129,00 TL ödenmiş olup, zarar miktarı işveren tarafından kanıtlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalı işçinin seyir halindeyken viraja hızlı girmesi sonucu tek taraflı kusuru ile kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı işçi virajda başka bir aracın aninden önüne çıkması sebebiyle olayın gerçekleştiğini ileri sürmüş olsa da, bu yönde dosya içinde herhangi bir delil bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalının virajda başka bir araç çıkabileceğini de öngörmesi ve buna göre hızını ayarlamak suretiyle araç kullanması gerektiği de açıktır. Olay yerinde kaza tutanağı düzenlenmemesi sebebiyle başka kişilerin de kusurlu olduğu noktasında herhangi bir tespit yapılamamıştır. Bu durumun sorumlusu da ilgili mercilere başvurmayan davacıdır. Davacı tanıkları ise olay sonrasında davalı işçinin işverene ait tır ile evine giderek uyuduğunu belirtmişlerdir. Yine tanık anlatımlarında olay yerinin terk edilmiş olması sebebiyle yola saçılan bira kolilerinin bir kısmının vatandaşlar tarafından alındığı açıklanmıştır. Davalının kusurunun tespiti yönünden trafik kaza tutanağı düzenlenmemesi davalı işçinin kusurunu ortadan kaldırmamaktadır. Dosyadaki delil durumu dikkate alınarak tek taraflı davalı eylemi üzerine gerçekleşen olayda davalının kusurlu olduğu dikkate alınmalı ve TBK'nın 51. maddesine göre tazminatın kapsamı kusurun ağırlığı da dikkate alınarak belirlenmeli, TBK'nın 52. maddesi uyarınca zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle zararın tazmini ile ilgili bir karar verilmelidir. Davalının tek taraflı karıştığı bir kaza ve buna bağlı bir zararın varlığı kanıtlandığı halde, teknik yönden kusur durumunun bilirkişi raporlarında belirlenemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bu yönden kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.