İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "12.02.2022 tarihinde müvekkiline ait.... plakalı aracın ....Cad. istikametinde seyir halinde olduğu sırada .... plaka…
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/855 - 2025/2279 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/855 KARAR NO : 2025/2279 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat (trafik kazasından kaynaklanan) DAVA TARİHİ :23/05/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "12.02.2022 tarihinde müvekkiline ait.... plakalı aracın ....Cad. istikametinde seyir halinde olduğu sırada .... plakalı aracın, müvekkiline ait aracın sol yan kısmına çarptığını, müvekkiline ait araçta maddi hasara neden olduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucunda kaza tespit tutanağı düzenlendiğini ve ......plakalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, .....Sigorta Ekspertizlik Hizmetleri tarafından düzenlenen raporda araçta meydana gelen hasarın 7.191,42 TL olarak tespit edildiğini, müvekkiline ait aracın ..... olduğu henüz 30.993 km de olduğunu, kaza tarihine kadar da müvekkilinin aracında en ufak bir çizik dahi olmadığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin aracında onarım, değişim ve boyama işlemleri yapıldığından ciddi değer kaybının meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait ... plakalı aracın 7 gün boyunca serviste kaldığını bu nedenle müvekkilinin bu süre boyunca aracını kullanamadığını bu nedenle de mağdur olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen araç değer kaybının tazmini amacıyla %100 kusurlu aracın sigorta şirketine yapılan 29.03.2022 tarihli başvurusuna sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, yapılan arabulucu görüşmelerinde de herhangi bir sonuç alınamadığından zararının tazminini" talep ettiği görülmüştür. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu istanbul anadolu mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihinde 50.000,00 TL poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, mezkur davadan önce davacı taraf dava konusu aracın hasarı için araç hasarı tazminatı açısından hasar başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından hasar tazminatı ödemesinin yapıldığını, tazminata ve davaya konu aracın "araç hasarı tazminatı'' için davacı tarafa 7.074,42 TL ödendiğini, mahkemenin işbu davaya ilişkin hüküm kurarken bu hususun nazara almasını talep ettiğini, mezkur davadan önce davacı tarafın değer kaybı tazminatı açısından hasar başvurusunda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, değer kaybı tazminatı için davacı tarafa 8.291,00 TL ödendiğini, araç hasarı tazminatı ve değer kaybı tazminatı için toplamda '' 7.074,42 TL + 8.291,00 TL = 15.365,42 TL '' ödendiğini, davacı taraf sigortalısı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddiayı kabul etmediklerini, kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatının gerektiğini, neticeten davanın reddini" talep ettiği görülmüştür. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2022 tarih 2022/695 Esas , 2022/2644 Kararı ile; " Ankara ATK'nın 27/10/2022 tarihli raporu ışığında Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile bölünmüş yolda seyri esnasında geldiği olay yerinde seyir istikametine göre yolun solundan,bölünmüş yola giriş yapan aracın otomobiline sol yan ön kısmından çarpması ile meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. -Sürücü ....'nın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracı ile bölünmüş yola giriş yapmadan önce durması,yolun sağını kontrol ederek yaklaşmakta olan otomobilin hız ve mesafesini dikkate alması ve otomobil sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmeyip kavşağa giriş yapması ile otomobilin sol yan ön kısmından çarptığı kazada asli kusurludur. Davacının talep sonucu olan değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; Değer Kaybı; aracın, kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el değeri ile onarım görmüş haldeki ikinci el değeri arasındaki farkı ifade eder. Tamir sonrası hasar kaydı TRAMER’e işlenecek olmasıyla ikinci el piyasasındaki değeri düşecek olan araçtaki değer kaybı hesaplamasına; marka-modeli, üretim yılı, kullanılmışlık düzeyi ,hasar geçmişi, piyasadaki tutunurluğu v.b. gibi hususlar ile değişen/onarılan parçaların nitelikleri (her onarım işlemi değer kaybına sebep olmayıp, orjinalliği bozacak boya işlemleri, ana gövde ve ana gövdeye bağlı ya da eklenip-çıkarılabilir parçaların bulunup bulunmadığı) , hasarın miktarı ve derecesi (hafif, orta, ağır) v.b. unsurlar da etki etmektedir. Bu itibarla; dava konusu .... plaka sayılı, km'si:30993 olan, ... marka ve tipi otomobilde meydana gelen hasar ile ilgili olarak; 12.03.2022 tarihli... Sigorta Şirketi Ekspertiz raporunda... plaka sayılı otomobilin 2.el rayiç değerinin 290.000,00.-TL olduğu, araçta meydana gelen hasarın KDV dahil 7.191,42.-TL olduğu belirtilmiştir. 15.04.2022 tarihli değer kaybı tespit raporunda ..... plaka sayılı otomobilin 2.el rayiç değerinin 290.906,00.-TL olduğu, meydana gelen değer kaybının 8.291,00.-TL olduğu belirtilmiştir. Dosyada mevcut olan dekontta davalı tarafın davacı tarafa 8.291,00.-TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı anlaşılmıştır. Dosya muhteviyatı, dava konusu otomobilin hasarlı haldeki fotoğrafları, hasarlı parçalar, ekspertiz raporu ve diğer belgeler incelenmiş olup, araçtaki hasarın işçilik dahil 7.191,42.-TL olduğu anlaşılmıştır. Aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değerinin 290.906,00.-TL(TSB Kasko Değer Listesi) olduğu, aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı, hasarlı kısımların özelliği değerlendirildiğinde dava konusu araçta 8.300,00.-TL değer kaybı meydana geleceği kanaatine varan Ankara ATK tarafından, Aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa değeri 290.906,00.- TL, Aracın kaza sonrası 2. el piyasa değeri 282.606,00.- TL, değer kaybının 8.300,00.- TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekili tarafından Ankara ATK'nın 27/10/2022 tarihli raporunda emsallerin usulünce araştırılmadığı iddia edilmişse de, ATK'nın Mahkemelere bilirkişilik yapma görevi de bulunan resmi bir kuruluş olduğu, somut raporda dava konusu aracın dosyaya konu kazadan önceki rayiç değerinin tespit edildiği, bu tespit yapılırken aracın kilometresi ve kaza tarihinin de dikkate alındığının anlaşıldığı, raporun şeffaf ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde detaylı olduğunun değerlendirildiği, sırf "marka yetkili satıcıları ve 2.el alım satım işi yapan galeriler" ile görüşülmediğinden bahisle ATK raporuna itibar edilmemesi gerektiği sonucuna Mahkememizce varılamadığı, böyle bir sonuca varılacak olur ise değer kaybı bakımından hiç bir dosyanın resmi bilirkişi kuruma gönderilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılacağı, çünkü davacı vekilinin anılan sebep dışında rapora yönelik somut hiç bir itiraz ve gerekçesinin bulunmadığı, bu yüzden ek rapor ya da yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği, neticeten değer kaybı tespitinin ortalama değerler üzerinden yapıldığı, küsuratlı net ve tek bir rakam belirlenemeyeceği, davalı tarafından dava açılmadan önce yapılan 8.291,00 TL ödemenin davacının zararını karşıladığı sonucuna varıldığı, bilirkişi raporu ile bulunan aradaki 9 TL farkın paranın alım gücü de gözetilerek bir fark yaratmayacağı değerlendirilmiştir. Neticeten davanın reddine karar verilmekle birlikte, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesinde yer alan, " Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi uyarınca davalı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmolunmuş, hükmedilen ücretin reddedilen tutarı geçemeyeceğine dair 2. fıkra hükmünün somut olayda uygulanamayacağı, bunun nedeninin 4. fıkra düzenlemesinin sonra gelen ve özel düzenleme içeren bir hüküm olduğu düşünülmekle aşağıdaki şekilde DAVANIN REDDİNE, " karar verilmiştir. D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinafında özetle; Öncelikle 100 TL üzerinden açmış oldukları davada 9 TL alacak tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece gerekçeli kararda " bilirkişi raporu ile bulunan aradaki 9 TL farkın paranın alım gücü de gözetilerek bir fark yaratmayacağı değerlendirilmiştir." denilerek alacağının tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece 9 TL "alacak" olarak görülmeyerek davanın reddedildiğini, İster 9 TL olsun ister 900.000 TL olsun alacağın talep eden yönünden fark yaratıp yaratmayacağının takdiri mahkemelerde olmadığını, 100 TL üzerinden açmış oldukları davada mahkemece davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin açıkça kanuna aykırılık oluşturduğunu, mevcut mahkemede yürütülen yargılamada araç değer kaybının hesaplanması için dosya ATK' ya tevdi edilmiş akabinde hatalı ve hukuka aykırı olarak hazırlanan ATK raporu hükme esas teşkil ederek davanın hukuka aykırı olarak reddedildiğini, öncelikle araç değer kaybı hesaplamalarında bir kısım dosyalar ATK' ya, bir kısım dosyalar makine mühendisi bilirkişisine ve bir kısım dosyalar da önce ATK' ya sonra tekrardan makine mühendisi bilirkişisine tevdi edildiğini, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin her hakiminin değer kaybı hesaplama yönünden "takdiri tercihleri" farklılık arz ederek uygulamada çok ciddi sorunlar ile karşılaşıldığını, öncelikle bu hukuka aykırılığın giderilmesini ve dosyalar arasındaki bu eşitsizliğin giderilerek araç değer kaybının hesaplanması yönünde her dosyada farklı yöntemlerin uygulanmasının önüne geçilerek araç değer kaybı hesaplamalarını ATK' nın yapamayacağını, ATK' nın yapısı ve işlevi itibariyle buna uygun olmadığını, 2.El Piyasa araştırmasının makine mühendisi bilirkişinin yetkili galeri ve servisler ile görüşerek detaylı bir araştırma yaparak hazırlaması gerektiği konusunda görüş birliğine varılmasını, kararın kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; Değer kaybı talebi ile açılan davada mahkemece kusur ve değer kaybı yönünden ATK Ankara Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı,hükme esas alınan raporun oluşa ve dosya kapsamına uygun hazırlanması nedeniyle mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmediği gibi yapılan hesaplamaya göre davacının 9,00 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı bunun hesaplamada makul kabul edilebilir hata olduğu yönündeki değerlendirmesi ile davanın reddien karar verilmesi yerindedir. Ancak,AAÜT 13/2 uyarınca dava değeri olan 100,00 TL red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 9.200,00 TL maktu red vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir. davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir. Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden başkaca herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMAK suretiyle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 80,70 TL mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333.Md.uyarınca ilgililerine iadesine, C-) İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN: 1-Davacıdan alınan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 3- İstinaf eden davacı tarafça yapılan 119,00-TL istinaf posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6- Temyizi kabil olmayan işbu kararın işbu kararın tebliğ, kesinleştirme, harç tahsil ve artan istinaf avansının iade işlemlerinin HMK'nin 359/4. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.