10. Ceza Dairesi 2023/9407 E. , 2023/7903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/913 E., 2023/150 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e
**10. Ceza Dairesi 2023/9407 E. , 2023/7903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/913 E., 2023/150 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2014/826 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 Sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2014/826 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17.05.2022 tarihli ve 2020/9035 Esas, 2022/6397 Karar sayılı kararı ile; " Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/735 Esas, 2022/991 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. Sanığın itirazı üzerine yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/913 Esas, 2023/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık 24.02.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) " Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde,Tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Suç tarihinde Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü birimlerince yapılan kontrolde sanıkta özellikleri İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 16/05/2011 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu kullandığına dair beyanı ve ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak sanığın kullanmak maksadı ile uyuşturucu madde bulundurduğu, sanığın kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçu sübut bulmakla Sanık hakkında Pendik 2. Sulh Ceza Mahkemesinin (kapatılan) 08/02/2012 tarih 2011/924 esas 2012/121 karar sayılı ilamı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği kararın 08/03/2012 tarihinde kesinleştiği sanığın dosyanın gereği için Pendik Cumhuriyet Başsavcılığının 03/09/2012 tarih ve 2012/242 sayılı yazısı ile müdürlüğe başvurması için gerekli bildirimin 05/06/2012 tarihinde tebliğine rağmen başvurması gereken 10 günlük yasal sürede herhangi bir başvurusunun olmadığı 5402 sayılı kanunun 5 maddesi ve ilgili yönetmeliğin 83/2 maddesi gereğince sanık hakkındaki dosyanın kaydının bildirime uymama nedeniyle kapatılarak bila infaz iade edildiği sanığın savunmasında kuyuya düştüğü için psikolojisinin bozulduğunu bu nedenle denetime uyamadığını beyan ettiği sanıkla ilgili internette çıkan yazılar incelendiğinde kuyuya düşme tarihinin 24/03/2012 olduğu halbuki denetimli serbestlik müdürlüğünden sanığa gönderilen tebligatın tebliğ tarihinin 05/06/2012 olduğu sanığın mazeretinin geçerli olmadığı anlaşılmakla sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun sübut bulduğu, sanığın İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin (kapatılan) 2012/1433 esas, 2013/359 sayılı ilamı ile TCK 191/1,62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine ve CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02/04/2013 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarih ve 2013/518 sayılı yazısı ile İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin (kapatılan) 2012/1433 esas 2013/359 sayılı dosyasının yeniden ele alınmak üzere ihbarda bulunulduğu, sanığın İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin (kapatılan) 2012/1433 esas 2013/359 karar sayılı ilamı ile belirlenen denetim süresi içerisinde İstanbul Anadolu 32 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/518 esas 2014/335 karar sayılı ilamı ile 01/11/2013 tarihli eylemlerine yönelik hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, kararın 09/09/2014 tarihinde kesinleştiği, buna göre sanığın İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Mahkemesinin (kapatılan) 2012/1433 esas 2013/359 sayılı ilamına konu denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlediği ve sanık ...' ın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu sübut bulduğu" gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/913 Esas, 2023/150 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2023 tarihinde karar verildi.