11. Hukuk Dairesi 2012/4432 E. , 2013/4267 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2011/1514-2011/3042 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm bel
**11. Hukuk Dairesi 2012/4432 E. , 2013/4267 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2011/1514-2011/3042 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının sorumluluğundaki rögarın tıkanması sonucu pis suların geri tepmesiyle sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ....498,00 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın sigortalı konutun konumu nedeniyle meydana geldiğini, Deşarj Yönetmeliği’ne göre kanalizasyon şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların ... katlarının atık suları, cazibe ile akıtılabilse dahi mal sahibi, yüklenici veya apartman yöneticisi parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini engelleyici tedbirler alması gerektiğini, müvekkili idarenin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazda ...'ye ait rögarın tıkanması sonucu geri tepen pis suyun banyo ve tuvalet giderinden çıkarak zemine yayılması sonucu hasar meydana geldiği, dava konusu taşınmazın yapı kullanma izninin (iskan ruhsatının) bulunmadığı, hasarın meydana geldiği parselin ...'ye ait kanal vizesinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın deşarj bağlantısının ... kontrolü dışında kaçak olarak yapıldığı, ... Deşarj Yönetmeliği’nin .../m maddesine göre mal sahibi ve apartman yönetiminin atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. BK’nın 58. maddesi “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur” hükmünü içermektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre BK'nun anılan maddesindeki sorumluluk objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan "ağırlaştırılmış" bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu sorumlulukta zarar gören, yapı malikinin yani davalının kusurunu kanıtlamak zorunda değildir. Yapı maliki de kusurun bulunmadığı savunmasının ötesinde uygun illiyet bağının kesildiğini kanıtlamalıdır. Kusursuz sorumlulukta illiyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun olması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun bulunması veya zararlandırıcı sonucun meydana gelmesinde öngörülmeyen bir halin meydana gelmesi gerekmektedir. Davalıya ait kanalizasyon şebekesi ve tıkanan rögar da madde de açıklanan "imal olunan şey" kavramına dahil olup, davalı bu şebekenin ve rögarın kötü yapılmasından veya muhafazasından kaynaklanan zarardan kusursuz sorumludur. Somut olayda, ekspertiz raporunda ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı nezdinde sigortalı konutun davalı ...’nin sorumluluğundaki rögarın tıkanması sonucu geri tepen pis suların tuvalet ve banyo giderinden çıkarak zemine yayılması sonucu zarar gördüğü belirlenmiştir. Buna göre mahkemece, sigortalı binanın iskan ruhsatının bulunmamasının zararla ...'nin eylemi arasındaki illiyet bağını kesmeyeceği ve davalının kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dava, konut sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat davası olup, mahkemece, mahallinde yapılan keşif ve ibraz edilen inşaat mühendisi bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ana binanın iskan ruhsatının bulunmadığı, kanal vizesinin olmadığı, kanalizasyon bağlantısının fennine uygun olarak değil, ... denetimi dışında, kaçak olarak yapıldığının anlaşıldığı, banyo ve tuvalet giderleri ile konutun bulunduğu koridorda bulunan dikdörtgen rögardan geri tepen kanalizasyon sularının, .... ... katta yer alan sigortalı dairede hasara neden olduğu, bu durumun, mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisi tarafından, ... Deşarj Yönetmeliği’nin .../m maddesinde ifadesini bulan, pis suyun geri gelmesini önleyecek tedbirlerin alınmamış olmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Buna göre hasarın, sigortalı konutun bulunduğu binanın fena yapılmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, hasar ile davalının sorumluluğu arasındaki illiyet bağı kesilmiştir. Zira, sigortalı konutun bulunduğu binadaki kaçak kanalizasyon bağlantısının yapılmaması veya yapılan bağlantının usulüne uygun olarak yapılması halinde, dava konusu hasarın meydana gelmeyeceği belirlenmiştir. Dolayısıyla, 818 sayılı BK'nun 58. maddesine göre, meydana gelen hasardan, davalı ... sorumlu tutulamaz. Bu nedenle, usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.