Hukuk Genel Kurulu 2013/1684 E. , 2015/1013 K. * DAVAYA VEKALET EHLİYETİ * DAVA ŞARTI YOKLUĞU * İMZAYA VE BORCA İTİRAZ * BORÇLU ADINA TALEPTE BULUNAN OĞLUNUN İCRA MAHKEMESİNE İTİRAZ EDEMEYECEĞİ * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 114 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 115 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 71 * 1982 ANAYASASI (2709) Madde 36 * AVUKATLIK KANUNU (1136) Madde 35 "" Taraflar arasındaki “imzaya ve borca itiraz” davasından dolayı …
**Hukuk Genel Kurulu 2013/1684 E. , 2015/1013 K.** * DAVAYA VEKALET EHLİYETİ * DAVA ŞARTI YOKLUĞU * İMZAYA VE BORCA İTİRAZ * BORÇLU ADINA TALEPTE BULUNAN OĞLUNUN İCRA MAHKEMESİNE İTİRAZ EDEMEYECEĞİ * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 114 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 115 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 71 * 1982 ANAYASASI (2709) Madde 36 * AVUKATLIK KANUNU (1136) Madde 35 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki “imzaya ve borca itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesince itirazın kabulüne dair verilen 20.10.2011 gün ve 2010/1426 E. 2011/1135 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.05.2012 gün ve 2011/32222 E. 2012/16239 K. sayılı ilamı ile; (...Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun oğlu tarafından sunulan dilekçe ile imzaya itirazda bulunulduğu, alacaklı tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemece itirazın, ilk itiraz niteliğinde olduğundan bahisle reddedildiği ve imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. HMK.nun 114. maddesinde; tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hallerde, temsilcinin gerekli niteliği haiz bulunması, dava takip yetkisine sahip olunması, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması hususları, dava şartları olarak belirtilmiştir. HMK.nun 115. maddesine göre de mahkeme, dava şartlarının incelenmesinde, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. Somut olayda; borçlu adına talepte bulunan oğlu Y..Ö.. vekalet ehliyeti olmayan bir kişidir. Bu nedenle borçlu adına icra mahkemesine itiraz edebilme yetkisi bulunmamaktadır.