T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/877 Esas KARAR NO : 2025/1676 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI : 2022/495 Esas, 2024/87 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/877 Esas KARAR NO : 2025/1676 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI : 2022/495 Esas, 2024/87 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası kapsamında alacak takibi yaptığını, takibe konu bononun bedelinin ödenmiş olmasına rağmen söz konusu ödeme icra takibinden düşmeden müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını ve yine aynı miktar üzerinden müvekkilin maaşı üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, söz konusu ödemenin mahsubu ile davalıya müvekkilinin söz konusu icra takibi dosyasındaki kadar borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra dosyasına konu borcu ödemediğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı tarafın dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar borcun ifasının alacaklıya yönelik gerçekleştirilmesi gerekmekte ise de, tarafların bu hususta anlaşması durumunda alacaklı dışında üçüncü kişilere yapılan ödemelerin de ifa olarak nitelendirilebileceği, ödeme dekontlarında yer alan açıklamalar ve davalı lehine ödeme yapılan dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'nin kurucu tek ortağı ve yöneticisinin davalı ...'nun olması nedeniyle bu şirkete yapılan ödemenin ifa olarak nitelendirilmesi gerektiği, yine dava dışı ...'a yapılan ödemeler yönünden, ödemelere ilişkin dekontlarda yer alan açıklamalar ve davalının bunlara karşı somut bir itirazının bulunmaması dikkate alınarak, taraflar arasında ödemelerin dava dışı şahsa yapılması hususunda bir sözleşme bulunduğunun kabulünün gerektiği ve bu sebeple ödemelerin ifa olarak nitelendirilmesi gerektiği, davacının dava tarihi itibariyle İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibine konu (120.000,00 TL miktarlı, 09/03/2020 tanzim tarihli, 10/04/2020 vade tarihli senedin dayanak olduğu) 120.000-TL asıl alacak, 4.701,37-TL işlemiş faiz ve 360-TL komisyon olmak üzere toplam 125.061,37-TL'lik alacak kısmı bakımından ödeme emrindeki şartlarla dava tarihi itibariyle 26.824,52 TL asıl alacak ve 2.326,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.151,09 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibariyle fazlası yönünden ise borçlu olmadığı, her ne kadar mahkememizce talep sonucunun ters anlamı üzerinden hüküm kurulmuş ise de, aksi durumunda hükmün infaza elverişli olmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takibine konu toplam 125.061,37-TL'lik alacak kısmı bakımından ödeme emrindeki şartlarla dava tarihi itibariyle 26.824,52-TL asıl alacak ve 2.326,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.151,09-TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin menfi tespit istemin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının alacaklı dışındaki 3.kişilere yaptığı ödemelerin geçerli bir ifa olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, icra takibine konu alacaktan mahsubu istenilen bedeli ödediğini ispat yükünün davacının üzerinde olduğunu, davacı tarafın 100.850,00-TL ödemenin İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11972 E. sayılı icra takibine konu borca ilişkin olduğunu gerçek, somut ve yazılı deliller ile ispat edemediğini, söz konusu ödemelerin davacının müvekkile olan borcuna istinaden yapıldığının kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince, lehine ödeme yapılan dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'nin kurucu tek ortağı ve yöneticisinin davalı ...'nun olması nedeniyle bu şirkete yapılan ödemenin ifa olarak nitelendirilmesi gerektiği, yine dava dışı ...'a yapılan ödemeler yönünden, ödemelere ilişkin dekontlarda yer alan açıklamalar ve davalının bunlara karşı somut bir itirazının bulunmaması dikkate alınarak, taraflar arasında ödemelerin dava dışı şahsa yapılması hususunda bir sözleşme bulunduğunun kabulünün gerektiği ve bu sebeple ödemelerin ifa olarak nitelendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı, ..., dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'nin kurucu tek ortağı ve yöneticisi olup, dava dışı takip borçlusu Hasan Hüseyin Yıldız tarafından şirket hesabına yapılan ödemelere ilişkin, takip borçlusunun ayrıca şirkete de borcunun bulunduğu, uyuşmazlığa konu söz konusu ödemelerin şirketin alacağına mahsuben yapıldığına dair cevap dilekçesinde herhangi bir beyan ve delile yer verilmemiş, sadece ödemelerin hiçbirinin davalı adına yapılmadığı beyan edilmekle yetinilmiştir. Bu nedenle davalının tek ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'ye yapılan ödemelerin, davaya konu takip dosyasına mahsup edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'ye yapılan ödemelere ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava dışı ...'a yapılan ödemelere ilişkin, davalının 3.şahsa ödeme yapılması yönünde talimat verdiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı gibi, dava dışı ... ile davalı arasında bu hususta irtibat bulunduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça sunulan dekontlar içeriğindeki ödemelerin hiçbirinin müvekkil adına yapılmadığını, diğer yandan söz konusu ödemelerin müvekkilince alındığına ilişkin herhangi bir yazılı delil de bulunmadığını beyan etmiştir. Bu durumda dava dışı ...'a yapılan ödemelere ilişkin, ödemelerin dava dışı şahsa yapılması hususunda bir sözleşme bulunduğunun kabulünün gerektiği ve bu sebeple ödemelerin ifa olarak nitelendirilmesi gerektiği yönündeki ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde görülmemiştir.Dava dışı ...'a yapılan ödemelere ilişkin dekontların tamamında ...'nun senet borcuna mahsuben ödeme yapıldığının görülmesi karşısında, ilk derece mahkemesince HMK'nın 31.maddesi uyarınca, ödemelerin yapıldığı dönemde dava dışı ...'ın davalının veya davalının tek ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Yapı..Ltd.Şti'nin çalışanı olup olmadığının SGK'dan araştırılması, ... ile davalı veya davalının şirket arasında irtibat bulunmaması halinde, dava dışı ...'a yapılan ödemelere ilişkin olarak, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanan davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, 2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/01/2024 gün ve 2022/495 Esas, 2024/87 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 165,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.334,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/12/2025