3. Hukuk Dairesi 2024/2302 E. , 2025/1226 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/129 E., 2024/114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/196 E., 2022/240 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2302 E. , 2025/1226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/129 E., 2024/114 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/196 E., 2022/240 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumca 30.04.2019 tarihli yazı ile eczanede 17.04.2019 tarihinde yapılan denetimde, hastalara teslim edilmeyen ve 60 günü aşkın süredir eczanede bekletilen ilaçların bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca ilaç bedelinin iki katı olan 16.814,52 TL tutarında cezai şart uygulanarak 1. kez uyarılmasına, yine dava dışı .... isimli hasta adına düzenlenmiş 4 adet reçete için ödenmesi gereken katılım payının hastadan alınmadığı gerekçesiyle, Protokolün (5.3.6.) maddesi uyarınca 2.000,00 TL cezai şart uygulanarak 1. kez uyarılmasına, (4.3.6.) maddesi uyarınca da cezai işleme konu reçete ve ilaç bedelleri toplamı 5.277,01 TL'nin faiziyle birlikte müvekkilinin tahakkuk etmiş alacaklarından mahsup edilmesine karar verildiğinin bildirildiğini, ancak cezai işleme konu ilaçların müvekkili eczanede bulunmaması sebebiyle depodan talep edilen ve hastalara bildirilmesine rağmen gelip alınmayan ya da unutulan ilaçlar olduğunu, .... isimli hasta adına düzenlenen reçeteler için hasta tarafından ödenmesi gereken katılım paylarının ise Medula sistemine düşmediğini, her iki durumda da müvekkilinin Kurumu zarara uğratmak kastının bulunmadığını ileri sürerek; davalı Kurumca müvekkili hakkında uygulanan cezai şart ve reçete bedellerinin tahsili ile uyarı işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin mevzuata ve Protokol hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurumca davacıya ait eczanede yapılan denetimde tespit edilen 60 günü geçmiş ve hastalara teslim edilmemiş ilaçlarla ilgili olarak bu ilaçların yazıldığı hasta ve/ya hasta yakını ifadelerine başvurulmadığı, hastaların Mahkemede tanık olarak verdikleri ifadelerinde ise, tespite konu ilaçların kendilerinde var olan rahatsızlıkların tedavisi için bilgileri dahilinde yazıldığını, davacı eczacının ilaçları gelip almaları için telefon açtığını, ancak ilaçları almayı unuttuklarını ya da alamadıklarını beyan ettikleri, buna göre davacının davalı Kurumun zararına yol açacak bir işlem, gayret ya da fiil içinde bulunmadığı, uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığından reçete bedellerinin mahsubuna dair işleminde iptalinin gerektiğinden bahisle; davalı Kurum tarafından 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan 16.814,52 TL tutarındaki cezai şartın tahsili işleminin iptaline; davalı Kurumun 5.277,01 TL reçete bedelinin yasal faiziyle birlikte davacının Kurumda tahakkuk etmiş alacaklarından mahsubuna yönelik işleminin iptaline; dava dışı ... isimli hasta adına düzenlenmiş 4 adet reçete için ödenmesi gereken katılım payının hastadan tahsil edilmemesi sebebiyle davacı hakkında Protokolün (5.3.6.) maddesi uyarınca uygulanan 2.000,00 TL tutarındaki cezai şartın tahsili ve uyarı işlemlerinin ise yerinde olduğundan iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşme serbestisi kapsamında taraflarca imzalanarak uygulamaya konulan 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca, ilaçların hastaya teslim edilmek üzere alım tarihinden itibaren 60 günü geçecek şekilde eczanede bekletildiğinin saptanmasının cezanın uygulanması için yeterli olduğu, maddenin ihlali için ilaçların başka kişilere satılmasının veya Kurumun zarara uğratılmasının aranmadığı, olay tarihinden sonra yürürlüğe giren 2020 yılı Protokolünde de davacı hakkında uygulanan yaptırımlar açısından lehe düzenleme getirilmediği, buna göre davalı Kurumun 2016 yılı Protokolünün (5.3.5.) ve (4.3.6.) maddelerine dayalı olarak gerçekleştirdiği 16.814,52 TL cezai şart ve uyarı işlemi ile 5.277,01 TL reçete bedelinin tahsili işleminin yerinde olduğu taraflar arasındaki Protokol hükümlerini yanlış yorumlayan bilirkişi raporu esas alınarak yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava dışı hastaların tespite konu ilaçları kendileri tarafından yazdırıldığını belirterek almadıklarını, ilaçların neler olduğunu ismen veya rahatsızlıkları üzerinden ifade edebildiklerini, müvekkilinin telefon ederek gelip ilaçları almalarını istemesine rağmen hastaların ilaçları almayı unuttuklarını, buna göre müvekkilinin davalı Kurumun zararına yol açacak bir gayret içinde olmadığının açıkça ortada olduğunu, Protokolün ilgili maddesinde ya da başka bir hükmünde 60 gün içerisinde teslim edilmeyen ilaçların ne olacağı hususunda bir düzenleme bulunmadığını, esas olanın Kurumun dolayısıyla Devletin zarara uğramaması olduğu dikkate alındığında, Protokolün (5.3.5.) maddesinin eczacı hakkında cezai işlem uygulanabilmesi için soyut kaldığını, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2016 yılı Protokolünün (5.3.5), (5.3.6) ve (4.3.6.) maddeleri uyarınca davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında imzalanan 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca eczacı hakkında cezai işlem uygulanabilmesi için reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçların satın alım tarihinden itibaren 60 günü geçecek şekilde eczanede bekletildiğinin saptanmasının yeterli olmasına, bu itibarla davalı Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan cezai şart, reçete ve ilaç bedellerinin tahsili ile uyarı işlemlerinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.