T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2107 - 2025/2409 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2107 KARAR NO : 2025/2409 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2021/388 E. - 2023/62 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. F…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2107 - 2025/2409 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2107 KARAR NO : 2025/2409 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2021/388 E. - 2023/62 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2021/388 E. - 2023/62 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından “...” isimli ve özgün bir şekilde oluşturulmuş 2020/08349 kod numaralı tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin tasarım başvurusunun yayınına davalı şirket tarafından yapılan itirazın dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 13.09.2021 tarih ve 2021/T-755 sayılı kararı ile kabulüne karar verilerek müvekkilinin tasarım başvurusunun tümüyle reddine karar verildiğini, dava konusu YİDK kararı içerisinde yer alan 2019/07372/1 sayılı tasarımın, önceki tarihlerde müvekkili adına tescil edildiğini, dava konusu tasarım başvurusunun 12 aylık başvuru süresi içinde olduğunu, SMK m.65 ve SMK Yön m.62 uyarınca yayımlanan tasarım tescil başvurularının, SMK m.57/f.1 anlamında kamuya sunma olarak kabul edildiğini, itiraza dayanak olan davacının önceki tarihli tasarımının başvuru tarihinin 19.11.2019 olduğunu, dava konusu 2020/08349 sayılı tasarım başvuru tarihinin ise, 12.11.2020 tarihi olduğunu, müvekkiline ait tasarım ile redde mesnet tasarım görünümlerinin tamamen farklı olduğunu, dava konusu kararın yerinde olmadığını ileri sürerek 2021/T-755 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki tasarımda yer alan kapıların köşelerinin yuvarlatılmış dikdörtgen formunda olduğu, her iki tasarımda da kapak dışını boylu boyunca dönen ışık bandı olduğu, her iki tasarımda da alt tarafta havalandırmayı sağlayan menfez bulunduğu, her iki tasarımın da alt ve üstünde bırakılmış opak bölümlerin benzer olduğu ve her iki tasarımda da bahsi geçen tüm parçaların oransal yapılarının benzer olduğu, tasarımlar arasındaki farklılıklara bakıldığında ise, dava konusu tasarımın ışık bandı kapak kenarlarında arkaya doğru pah kırılarak oluşturulmuşken, mesnet tasarımda ön yüzde olduğu, dava konu su tasarımın menfez üzerinde asimetrik çizgiler ile oluşturulmuş bir desen yeralırken mesnet tasarımda çapraz şekilde dizilmiş şeritler ile oluşturulmuş bir desen yer aldığı, tasarımlar arasında tespit edilmiş benzerlikler ve farklılıklar göz önüne alındığında, tasarımlara ana karakterin veren yapılardaki benzerlik karşısında tespit edilmiş olan farklılıkların detay seviyesinde kaldığı, tespit edilmiş farklılıkların dava konusu tasarıma yenilik niteliklerini kazandırıyor olsa bile, dava konusu tasarımın mesnet tasarımın versiyonu olarak algılanmasını engellemeyeceği, bu açıdan bakıldığında ilgili farkların dava konusu tasarıma bilgilenmiş kullanıcı gözünde ayırt edicilik niteliklerini kazandıramayacağı, SMK m .57/f.2'de tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmayan bir diğer istisnai durumun kamuya sunum hali olduğu, hükme göre, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı tarafından gerçekleştirilen kamuya sunumların, tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmayacağı, fakat somut olayda bahse konu kamuya sunmanın ötesinde tescilden kaynaklanan hak sahipliği noktasında olduğu, bu durumda hem dava konusu tasarım hem de mesnet tasarım davacıya ait olduğu için, tescilli tasarımdan sonra dava konusu tasarımın da tescil edilmesi durumunda mükerrer bir tescilin oluşturulmasının söz konusu olacağı, tasarım 12 aylık süre içerisinde kalsa dahi mükerrer bir tescil oluşturacağından, somut olayda hoşgörü süresi iddiasının yersiz olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporuna yönelik itirazların gözardı edildiğini, mükerrer tasarımın söz konusu olmadığını, bu tasarımda detayın tescil edildiğini, müvekkilinin tasarımının 12 aylık süre içerisinde kalsa bile mükerrer tescil almasının mümkün olmadığı yönündeki gerekçenin yerinde olmadığını, başvurunun 12 aylık hoşgörü süresi içerisinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu tasarım için başvurunun yeni ve ayırt edici olup olmadığının tespiti yönünden, yine davacının tasarımı mesnet alınmıştır. Davacı şirket vekilince, yine müvekkiline ait önceki tarihli bu başvurunun ve ilanının hoşgörü süresinde kaldığı ve dava konusu çoklu tasarımların yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemediği savunulmuş ise de, ilk derece mahkemesince, bu iddiaya itibar edilmemiştir. Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 56/1. maddesinde tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanun'la sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiştir. Aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkralarına göre, bir tasarımın aynısı; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce ve tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecek; tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce ve tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın bu kez ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilecektir. İlgili düzenlemeler mehaz, "12 Aralık 2021 tarih ve 6/2002 sayılı Topluluk Tasarımı hakkında Konsey Tüzüğü"nün "Yenilik" başlıklı 5. ve "Ayırt edicilik" başlıklı 6. maddesinden aynen alınmıştır. Bir tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğinin tespitinde dikkate alınacak kamuya sunma kavramı ise SMK'nın 57/1. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı tarafından kamuya sunulması halinde, bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyecektir. Mehaz Konsey Tüzüğünün 7(1). maddesinde Tüzüğün 5 ve 6. maddesinin uygulanması amacıyla kamuya sunmadan ne anlaşılması gerektiği açıklandıktan sonra, 7(2). maddenin (a) ve (b) bentlerinde, koruma talep edilen bir tasarım eğer başvuru tarihi veya rüçhan talep edilmiş ise rüçhan tarihinden önceki 12 aylık süre içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından kamuya sunulmuş ise, bu kamuya sunmanın 5 ve 6. maddelerin uygulanmasında dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, SMK'nın 57/1. maddesindeki düzenleme de, mehaz Tüzükten alınmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, dava konusu YİDK kararı ile itiraza konu 12/11/2020 başvuru tarihli 2020/08349-1 sıra numaralı tasarımın, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2019/07372-1 sayılı tasarım karşısında ayırt edici olmadığı belirlenmiş olup, dava konusu tasarımın ayırt edici olmadığı yönünde mesnet gösterilen tasarım, yine davacı şirkete ait olan ve 24/12/2019 tarihinde bültende yayımlanmak suretiyle ilk defa kamuya sunulan, dolayısıyla başvuru konusu tasarım yönünden hoşgörü süresi (grace period) içinde kalan bir tasarımdır. Konuyu düzenleyen 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesinde aynen "Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla tasarımlar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesine göre, 12 aylık hoşgörü süresinin uygulanması açısından, kamuya sunmanın resmi bir merci tarafından yapılmış olup olmadığının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan 12 aylık hoşgörü süresi içinde koruma talep edilen bir tasarımın, tasarımcı veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından kamuya sunulmasıdır. Bu hâlde ilk açıklama, ikinci tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyecektir. Aynı konuyu patentler ve faydalı modeller için düzenleyen 6769 sayılı SMK'nın 84/1. maddesinde ise aynen; "Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez: a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması. b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması ve bu merci tarafından açıklanan bilginin; 1) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması. 2) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer alması. c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde, patent başvurusu yapılan merci ibaresi ile kastedilenin, patent veya faydalı model başvurusunda bulunulabilecek bölgesel, ulusal veya uluslararası yetkili kuruluşlar olduğu da belirtilmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, patentler ve faydalı modeller yönünden, resmi mercilerce yapılan açıklamalar, açıklanmaması gerektiği halde açıklanan bilgilerden olduğu veya üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer aldığı durumlarda, 12 aylık hoşgörü süresi içinde başvuru sahibinin ikinci başvurusunun yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyecek, buna karşılık resmi mercilerce açıklanmaması gerektiği halde açıklanan bilgilerden olmadığı sürece, başvuru sahibinin kendi başvurusunun resmi mercilerce ilanı, 12 aylık hoşgörü süresi içinde olsa bile aynı başvuru sahibince yapılacak ikinci başvurunun yeniliğini ve ayırt ediciliğini kıracaktır. Görüldüğü üzere kanun koyucu, aynı konuyu patentler ve faydalı modeller için resmi mercilerce yapılmış açıklamalar yönünden ayrıntılı bir şekilde düzenlerken, tasarımlar için resmi merci açıklamaları konusunda hiçbir istisna hükme yer vermemiş, 12 aylık hoşgörü süresinin uygulanması için koruma talep edilen bir tasarımın, tasarımcı veya maddede sayılan diğer kişiler tarafından kamuya sunulmasını yeterli görmüştür. Bu durum karşısında somut uyuşmazlıkta da Dairemizce, kanun koyucunun bu açık iradesine rağmen, ... tarafından daha önce ilan edilen ve yine aynı tasarımcıya ait olan tasarımla genel izlenim itibariyle benzer olduğu gerekçesiyle 12 aylık hoşgörü süresi içinde yapılan dava konusu başvurunun yeniliğinin ve ayırt ediciliğinin etkileneceğinin kabul edilmesi mümkün görülmemiş, mahkemenin aksi yöndeki gerekçelerine iştirak edilmemiştir. Bu noktada bir başka tartışmanın daha yapılması gereklidir. Zira 2019/07372-1 sayılı tasarım iş bu davada davacı şirket tescillidir ve dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini etkilemediğinin kabul edilmesi halinde, bu tasarımlarla genel izlenim itibariyle benzer tasarımların aynı şirket adına ikinci kez tescili sonucu doğacaktır. Nitekim, ilk derece mahkemesince de diğer gerekçelerinin yanında bu gerekçeyle de tasarımın dava konusu tasarımın ayırt ediciliğini etkilediği kabul edilmiştir. Ancak 6769 sayılı SMK'nın 57/2. maddesi ile tasarımcıya, yukarıda da açıklandığı üzere merci açıklamaları konusunda hiçbir ayrıma gidilmeden, ilk açıklamasının tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği belirtilerek 12 aylık hoşgörü süresi içinde ikinci başvuruda bulunma imkanı tanınırken, diğer yandan aynı süre içerisinde izin verilen bu ikinci başvurusunu yapmasının bu kez çifte tescile neden olacağından doğru olmadığının söylenmesi, kanun koyucunun çelişkili davranması söz konusu olamayacağından, Dairemizce mümkün görülmemiştir. Dairemizin bu tartışmada vardığı sonuca göre, aynı tasarımcıya ait olması kaydıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde aynı tasarımın ikinci kez başvuruya ve ilana konu edilmesine ve dolayısıyla ikinci kez tesciline, kanun koyucu tarafından izin verildiği kabul edilmelidir. Kanun Koyucunun 6769 sayılı SMK'nın 145/2. maddesi ile patent veya faydalı modeller için çifte tescil yasağı öngörmüşken, tasarımlar için 6769 sayılı SMK'nda bu yönde bir düzenleme yapmaması da Dairemizce aynı tasarımcıya ait olması kaydıyla 12 aylık hoşgörü süresi içinde aynı tasarımın ikinci kez başvuruya ve ilana konu edilmesi durumuna mahsus olmak üzere, çifte tescile izin verdiği sonucunu destekler nitelikte görünmüştür. Dairemizce 6769 sayılı SMK ile aynı hükümleri içeren mehaz Konsey Tüzüğü uygulamasının ve bu kapsamda EUIPO (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) ve CJEU (Avrupa Birliği Adalet Divanı) kararlarının incelenmesinin de faydalı olabileceği değerlendirilmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanının T/757/21 sayılı kararında (para.28), 6/2002 sayılı Tüzüğün 7. maddesinde öngörülen istisnanın amacının, bir tasarımcı veya halefine, başvuru muamelelerine başlamadan önce, bir tasarımı 12 aylık bir süre boyunca pazarlama fırsatı sunmak olduğu; dolayısıyla bu süre zarfında, tasarımcı veya halefinin, o anda gerçekleşen kamuya sunmanın, ilgili tasarımın olası tescilinden sonra başlatılacak herhangi bir hükümsüzlük davasında başarılı bir şekilde ileri sürülmesinden korkmadan ve ilgili tasarımın tesciline ilişkin masrafları da üstlenmeden önce, ticari bir başarı olduğunu tespit edebileceği; sonuç olarak, 6/2002 sayılı Tüzüğün 7(2) maddesinde öngörülen istisnanın amacının, tasarımcının ve onun halefinin çıkarlarını korumak olduğu açıklanmıştır. EUIPO Temyiz 3. Kurulunun R 1197/2017-3 sayılı dosyasında verilen 19 Temmuz 2018 tarihli kararda ise, Tüzüğün 7(2). maddesinin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi bırakan tasarımlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek, daha önce 2010 yılında kamuya sunulan bir tasarım nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilen bir tasarım ile genel izlenim bakımından benzer tescilli bir tasarımın hükümsüzlüğü talebiyle açılan bir davada, hükümsüzlüğüne karar verilen önceki tarihli tasarımın kamuya sunulduğu tarihin 12 aylık hoşgörü süresinde kaldığı, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacağı, sonraki tarihli tescilli tasarım için de hükümsüzlük talep eden tarafça açıkça dayanılmaması nedeniyle ise 2010 yılında kamuya sunulan tasarımın dikkate alınamayacağı gerekçesiyle, sonraki tarihli tescilli tasarımın hükümsüzlük talebini reddedilmiştir. Anılan kararın iptali için açılan dava ise Avrupa Birliği Adalet Divanının T-532-18 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Dairemizce anılan karardan, 12 aylık hoş görü süresi içinde kamuya sunulan aynı veya bilgilenmiş kullanıcı üzerindeki genel izlenimi benzer olan bir tasarımın, sonraki tasarımın yeniliği ve ayırt ediciliğini kırıcı bir tasarım olarak dikkate alınmayıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, nitekim, gerek iç hukukumuzda, gerekse, Avrupa Birliği fikri mülkiyet uygulamasında, tescilli bir tasarımın aynısı veya genel izlenim itibariyle benzerinin 12 aylık hoşgörü süresi içinde yeniden tasarım tesciline konu edilemeyeceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, EUIPO internet sitesinde ise (bkz. https://www.euipo.europa.eu/en/help-centre/design/faq-basic-questions), ulusal tasarım tescili sahibi bir başvurucunun daha sonra aynı tasarım için bir tescilli topluluk tasarımı başvurusu yapıp yapamayacağına ilişkin soruya, ulusal tasarımın kamuya sunulmasından itibaren 12 aylık hoşgörü süresi içinde yapılması halinde böyle bir başvurunun mümkün olduğu yönünde cevap verilmiştir ki, bu halde üye ülkelerden birinde tescilli ulusal bir tasarımın koruma süresinin, topluluk tasarımı olarak tescil edilmesi halinde uzayacağı tabiidir. Somut uyuşmazlıkta da yenilik ve ayırt edicilik kırıcı olarak kabul edilen tasarımın kamuya sunulduğu tarihin, eldeki davaya konu tasarımın başvuru tarihi itibariyle 12 aylık hoşgörü süresi içinde olması nedeniyle, dikkate alınamayacağı sonucuna ulaşan Dairemizce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yeni ve ayırt edici olan bir tasarımın iki kez tesciline imkan tanıyan 24.01.2014 tarih ve 2013/11177 E.-2014/1543 K. sayılı bozma kararı ve bozma sonrası verilen ilk derece mahkemesi kararını onayan 25.03.2015 tarih ve 2014/19189 E.- 2015/4120 K. sayılı kararı da dikkate alındığında, mahkemece kabul edildiğinin aksine YİDK karar iptali koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 Tarih ve 2021/388 Esas - 2023/62 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-DAVANIN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2021/T-755 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL ve 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 475,40.TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.000,00.TL bilirkişi ücreti, 152,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 220,30.TL tebligat ve posta giderleri, 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 4.110,80.TL yargılama giderine 59,30.TL peşin harç, 59,30.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 4.229,40.TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.