3. Ceza Dairesi 2021/9014 E. , 2023/427 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/875 E., 2021/294 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Sanık ... yönünden - 31.01.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sa
**3. Ceza Dairesi 2021/9014 E. , 2023/427 K.** **"İçtihat Metni"** TUTUKLU DURUŞMA VE TAHLİYE TALEPLİ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/875 E., 2021/294 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma Sanık ... yönünden - 31.01.2019 HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... ve müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2020 Tarihli ve 2017/248 Esas, 2020/173 Sayılı Kararıyla 1. Sanık ... Hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Sanık ... Hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/875 Esas ve 2021/294 Karar Sayılı Kararıyla Sanıklar ... ve ... haklarında silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, sanık ...'ın gözaltı bilgilerinin hatalı yazılmasının mahallinde düzeltilebilmesi mümkün görülmekle birlikte, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Tanzim Olunan 04.07.2021 Tarihli Tebliğname Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 302 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine ve hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak, ByLock deliline yönelik araştırma yapılması, gizli tanık Bayrak’ın kovuşturma aşamasında da beyanlarının alınması, Garson kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kartların dosyaya kazandırılması ve bu karta müdahale olup olmadığının araştırılması, tanık dinletilmesi, bilgi belge talepleri gibi tevsii tahkikat taleplerinin genel gerekçelerle reddedildiğine, ByLock verilerinin ve ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen bilgilerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, bu verilerin sanık ve müdafiinin incelemesine sunulmaması neticesinde silahların eşitliği ilkesine aykırı hareket edildiğine, sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock hususunda meydana gelebilecek hatalı ve çelişkili tespitlerden dolayı ByLock'un suç delili olarak kabul edilemeyeceğine, sanığın örgütsel faaliyetleri somut olarak tespit edilmeden yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, soyut gerekçelerle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki kriterler sanık yönünden kişiselleştirilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen bilgilerin güvenilir olmadığına, tahrife uğrayıp uğramadığının netleştirilmediğine, beyanları arasında çelişki bulunduğuna, beyanlarının sanık yönünden ayrıntı içermediğine, kimliğinin gizli tutulmasının sebebinin yahut gizli soruşturmacı olarak görevlendirilip görevlendirilmediğinin belli olmadığına, beyanlarının usulsüz alındığına, mahrem imamları kapsayan “PERSONEL -2016 XLSX” dosyasında sanığın isminin bulunmadığına, inceleme raporu bitmeden imaj dosyasına bakılarak değerlendirme yapılamayacağına, tanık E.’nin beyanlarının mahkeme huzurunda alınmadığına, 1990'lı yıllara ait olduğuna ve herkesçe bilinebilecek konuları içerdiğine, gizli tanık Bayrak’ın da beyanlarının başka delillerle desteklenmediğine, HTS kayıtlarıyla ilgili savunmaya itibar edilmeden yıllar önceki görüşmelerin hükme esas alınamayacağına, yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren kurumlarda çalışmanın örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine, eylem tarihleri itibarıyla yapılanmanın silahlı terör örgütü niteliği bulunmadığına, özel kast dahil suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiğine, soruşturma aşamasında hukuksuz uygulamalar yapıldığına, lehe delillerin değerlendirilmediğine, mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, tutukluluğun devamı koşullarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir. B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak, sanığın ByLock kaydının bulunmadığına, ByLock kullanmadığına, ByLock ve CGNAT verilerinin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock tespitine konu GSM hattını kullanmadığına yönelik savunmasının, eşi olan diğer sanık ...’ın söz konusu GSM hattını kendisinin kullandığına yönelik beyanının, tespit ve değerlendirme tutanağı içeriğinde eşinin polislikten devre arkadaşları olan erkek şahısların bulunmasının dikkate alınmadığına, ByLock konusunda yetersiz, hatalı ve belirsiz içerikteki bilirkişi raporunun dikkate alındığına, CGNAT kayıtları ile ByLock verileri arasında mukayese yaptırılarak ayrıntılı bilirkişi raporu düzenlenmemek suretiyle eksik inceleme yapıldığına, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içerikleriyle ilgili varsayımsal değerlendirmeler yapıldığına, bu içeriklerin kendi içinde çelişkili olduğuna ve sanığa ait olup olmadığının araştırılmadığına, tanık beyanlarının zayıf ve hukuka aykırı olduğuna, Bank Asyadaki hesabını 2003 yılından itibaren bankanın TMSF’ye devredilmesinden sonraki süreç de dahil aktif şekilde kullandığına, 2013 yılında ev almaları nedeniyle hesaptaki parayı çektiğine, ancak 2013 yılından önce aktif işlemler yaptığına, 2014 yılından sonra da yaşlı annesinin ve babasının bankacılık işlemleri yapamaması nedeniyle kendisinin hesabına para yatırdıklarına ancak devlet büyüklerinin söylemleri üzerine parayı çektiklerine, rutin bankacılık hareketlerinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğine ve bu hususta bilirkişi raporu düzenlenmediğine, eylem tarihleri itibarıyla yapılanmanın silahlı terör örgütü niteliği bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, lehe delillerin toplanmadığına ve dikkate alınmadığına, sanığın örgüt üyeliğinden mahkumiyetini ispat eden delillerin bulunmadığına, adi bir suç örgütüne üye olup silah unsurundan haberdar olmayan kişilerin 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasından faydalanması gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... Hakkında Gizli tanık ...'dan ele geçirilen iki adet ... SD kart içeriğinin HASH değerli olarak DVD ortamında dosya kapsamına dahil edildiği, dosyadaki diğer deliller ve özellikle gizli tanık Garson'un anlatımları ile uyumlu olan söz konusu delilin hükme esas alınması gerektiğinin anlaşıldığı, gizli tanık Garson (K)'nın alınan ifadesinde özetle, tüm emekli kitabı listesinin emekli olan çeşitli rütbelerdeki rütbeli personeli gösterdiğini ve bu listenin kendisine ... (K) ... tarafından verildiğini, sanığı ... kod adıyla tanıdığını ve kolluk ifadelerinde teşhis ettiğini, gerçek ismini teşhis sırasında öğrendiğini, sanığı zaman zaman farklı illerde yaptıkları mahrem yapı ile ilgili sekreterya veri toplama toplantılarından tanıdığını, sanığın sekreterya veri toplantılarının bazı bölümlerine katılarak personel güncellemesi hususunda kendilerine yardımcı olduğunu, ancak sanığın mahrem yapıda emir verme yetkisinin bulunmadığı, illerde sanığa bağlı kişilerin bulunmadığını, bu koordinasyon toplantılarında amir memur ilişkisinin olmadığını ve veri paylaşımının yapıldığını, ... Bey'in de kendilerine bu bilgilerin güncellenmesinde yardımcı olduğunu, emniyet içerisinde operasyonel şubelerle ilgili bir işlerinin ve bilgilerinin olmadığını beyan ettiği, ifadesinin 18 inci sayfasında, "Türkiye Emniyet İmamı Sekreterleri" başlığı altında ... (K) ...'ın 2001'den beri devam ettiğini, sekreterya işlerine yardımcı olduğunu ve istatistikleri tuttuğunu, yani sekreterin raportörü olduğunu beyan ederek teşhis işleminde bulunduğu, EGM Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının 26.10.2018 tarihli raporunun mali inceleme bölümünde; 18-19 OCAK/K.DARİA/ K.DARİA.xlsx ve Yeni Microsoft Word Document.docx verileri içerisinde ;“1- ... isimli excel sayfası: Bahse konu sayfa içeriğinde okuyacak kişiler adı altında ... BEY, .... BEY, ... BEY, ... BEY, ... BEY, ... BEY, ... BEY, ... BEY isimlerinin sıralı olduğu ve her isme okuyacağı sayfa ve bölümlerin paylaştırıldığı; 2- YENİ MİCROSOFT WORD DOCUMENT sayfası: Bahse konu sayfa içeriğinde “He’nin Okuduğu K.Daria’dan Abimiz ... İçinde Pay Almış. Bu dağıtımın 1 ocaktan itibaren okunması gerekiyormuş ”ibareli yazı ve yine yukarıda isimleri yazılı şahısların nasıl ve ne zaman okuyacağına dair bilgilerin bulunduğu, K. ... ibaresiyle ilgili yapılan açık kaynak araştırmasında ... ve ... isimlerinin sık sık yer aldığı Yakaran Gönüller anlamına gelen el Kulübü d-Daria isimli bir dua kitabından bahsedildiği, YENİ/ TEKE TEK / TEKE TEK GÖRÜŞME.rtf verisi içerisinde; "Mesela iki ... önce Adana personelcisi eşi ile yolda alınmış. Telefonlarının merkezden silinmesi gerekiyor. Kime bildireyim diye arada kaldım. Bu konuda bir ölçü verebilir misiniz? yazabilirsiniz>tamam inş. abi.Aro abi, biraz rahatladık inş.Şimdilik yok abi. Aro.siz de Allah'a emanet olun abi." “…….“Telefonlarının merkezden silinmesi gerekiyor. Kime bildireyim diye arada kaldım. Bu konuda bir ölçü verebilir misiniz? Tanık E.E.'nin ifadesinde, 1994-1995 yıllarında polis akademisinde tüm dönem arkadaşlarından sorumlu olan şahsın sanık olduğunu, kendisinin 1997 yılının haziran ayında kurada Ankara’yı çektiğini ancak sanığın kendisine Bursa’da ihtiyaçları olduğunu söylediğini, baştan kabul etmese de sonra becayiş yaparak ... Polis Okulunda göreve başladığını, bu dönemde kendisinin himmet vermek istememesi nedeniyle anlaşmazlık yaşandığını, önce Bursa içinde görev yerinin değiştirildiğini, daha sonra ise askere gönderilmek istendiğini, sonra o dönem komiser olan sanığın kendisiyle görüşerek Malatya’da kendisine ihtiyaçlarının olduğunu beyan ettiğini ve oradaki abileriyle bu sefer iyi geçinmesini söyleyerek kendisini uyardığını, bu şekilde ... Polis Okulu kadrosuna atandığını, sanığın mesleğin ve hayatın olağan akışına aykırı yükselişi itibarıyla tüm yıldırma, sindirme ve mobbing uygulamalarının sanığın yönlendirmesiyle yapıldığını düşündüğünü beyan ettiği, soruşturma aşamasında ifadesi alınan Gizli Tanık ....'ın ifadesinde, ... kod adlı sanığın emniyet yapılanması içinde 1993 yılında Ö. (K) O. Ö.'nün personelden sorumlu sekreteryası olduğunu, tüm tayin, terfi, diğer işlemleri bizzat takip ettiğini beyan ettiği, Sanığın ByLock programını ... ID numarası üzerinden ve (...) (...) (35) (62) numaralı hat üzerinden kullanarak ByLock IP'leri üzerinden 01.01.2014 - 31.12.2016 tarihleri arasında toplam 72.989 kez aktif olarak kullandığının CGNAT kayıtları, HTS kayıtları, ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği ve HTS, GPRS ve CGNAT kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu itibarıyla sabit olduğu, sanık ByLock programını kullanmadığını savunmuş ise de, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında kayıtlı kişiler arasında örgüt hiyerarşisindeki görev ve konumuna uygun olarak emniyet mensuplarının ve değişik kurum ve kuruluşlarda çalışan örgüt mensuplarının olduğunun anlaşıldığı, HTS analiz raporunda örgütün tepe yöneticileri ile irtibatlı olduğu, bu itibarla sanığın gizliliğe riayet ederek Bylock üzerinden örgüt üyeleriyle haberleştiği, örgütün emniyet teşkilatı içerisindeki mahrem imam yapılanması içerisinde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu ve buna bağlı olarak kod adı kullanmak suretiyle kripto (gizli) şekilde hareket edip bağlı olduğu FETÖ/ PDY silahlı terör örgütünü emniyet teşkilatı içerisinde örgütlemeye çalıştığı ve söz konusu örgütsel faaliyetleri FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağ içerisinde hiyerarşik yapısına dahil olarak gerçekleştirdiği, silahlı terör örgütü yöneticiliği suçunun unsurlarının oluşmadığı sabit görülerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırıldığı, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik, ByLock programını kullanmış olması ve örgütün emniyet teşkilatı mahrem imam yapılanması içerisinde kod adı kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu, çeşitliliği, tehlikenin ağırlığı ve örgüt içindeki konumu değerlendirilerek ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmiştir. 2. Sanık ... Hakkında Sanık ...'ın kullandığı eşi adına kayıtlı (...) (...) (06) (32) numaralı GSM hattı ile ByLock IP adresine 01.01.2014- 01.11.2017 tarihleri arasında toplam 3878 kez aktif şekilde sisteme giriş yaparak ByLock kullandığının ... ID nolu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, HTS-CGNAT kayıtları ve HTS, GPRS ve CGNAT kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu itibarıyla sabit olduğu, MASAK Raporu incelendiğinde, sanığın Bank ... hesabında Aralık 2013 döneminde 0 TL mevcut iken Şubat 2014 döneminde 30.076,00 TL, Mart 2014 döneminde 43.442,00 TL bulunduğu anlaşılmakla, hesapta oluşan artış göz önüne alınarak sanığın örgütün ve örgüt ele başının talimatlarına göre hareket ettiği, bu itibarla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde gizli iletişim ağı olan ByLock programı üzerinden örgüt üyeleriyle haberleştiği, kripto (gizli) şekilde hareket edip üyesi olduğu örgütü örgütlemeye çalıştığı ve bu örgütsel faaliyetleri örgüte organik bağ içerisinde hiyerarşik yapısına dahil olarak gerçekleştirdiği sabit görülerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırıldığı, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın güttüğü amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu değerlendirilerek ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosya kapsamına göre yapılan incelemede; Her iki sanık yönünden de, Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği belirlenmekle, Bu bilgiler ışığında; A. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1. ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları, HTS ve CGNAT kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu ve sanığın kişisel bilgileri ile örgütsel konumuyla uyumlu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın adına kayıtlı olan ve sanık tarafından kullanılan (...) (...) (35) (62) numaralı GSM hattı üzerinden ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock uygulamasını gizliliğe riayet etmek suretiyle örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı sabit olmakla, ByLock deliline yönelik temyiz itirazlarının kabule değer olmadığı, 2. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık Garson'un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde elde edilen bilgilere ilişkin raporların, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir delil olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu, 3. Hükme esas alınan gizli tanık ...'un kovuşturma aşamasında sanığın da hazır bulunduğu celsede beyanlarının alındığı, tanık E. E.'nin kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla alınan beyanlarının ve gizli tanık ...'ın soruşturma aşamasında savcılık huzurunda alınan beyanlarının, mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan sair deliller ve dosya kapsamı ile uyumlu olması itibarıyla hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 4. Örgüt üyesi olan sanığın, deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer aldığını gösterir nitelikteki HTS irtibatlarının, diğer delillerle birlikte hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı nazara alınmakla, 5. Tanık ve gizli tanık beyanları itibarıyla, örgütün emniyet mahrem yapılanması içinde bir dönem polis akademisindeki devrelerinin sorumluluğunu üstlenen, personelden sorumlu sekreterya konumunda olan, ... kod adını kullanan, örgüt içinde polis memurlarının terfi, tayin ve sair işlemleriyle ilgili faaliyetler yürüten, örgüt mensuplarıyla ilgili bilgilerin harmanlanması ve teyit edilmesi konulu koordinasyon toplantılara katılan, emniyet amiri sıfatıyla bu toplantılardaki bilgileri teyit eden, gizli tanık ...'a emekli rütbeli polis memurlarının listesini veren, münhasıran örgüt üyeleri tarafından gizliliğe riayet edilerek örgütsel haberleşme amacıyla kullanılan ByLock üzerinden haberleşme sağlayan, gizli tanık ...'un teslim ettiği dijital materyallerde emniyet mahrem yapılanması içinde ... kod adıyla yer alan, söz konusu materyallerde belirtilen metin ve kitapları sohbetlerde okuyacak kişiler arasında sayılan, telefonların merkezden silinmesi konulu örgütsel tedbir içerikli yazışmada bu konuda bilgi sahibi olan kişi sıfatıyla kendisine yönlendirme yapılan, yine örgütün “lise” mahrem yapılanmasına ilişkin materyalde yurt dışına çıkması gerekenlerin/ çıkmak isteyenlerin irtibat durumlarının kendisinden alındığı belirtilen sanığın, örgüte organik bağ ile katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu gözetilmekle; örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, oluşa ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine dair gerekçelerde isabetsizlik görülmemiştir. 6. Komiser ve akademisyen olarak görev yapmış olan sanığın kişisel konumu, örgütün mahrem yapılanmasının içinde yürüttüğü eylemlerinin boyutu ve örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığı tarih aralığı gözetilerek, örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanmaması isabetlidir. 7. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1. ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları, HTS ve CGNAT kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu ve sanığın kişisel bilgileri ile uyumlu ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın eşi olan diğer sanık ... adına kayıtlı olan, ancak sanık ... tarafından kullanılan (...) (...) (06) (32) numaralı GSM hattı üzerinden ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, ByLock uygulamasını gizliliğe riayet etmek suretiyle örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı sabit olmakla, ByLock deliline yönelik temyiz itirazlarının kabule değer olmadığı, 2. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Sanığın örgüt liderinin talimat vermesinden sonra, önceki bankacılık işlemleri ile benzerlik göstermeyen şekilde 05.02.2014 tarihinde iki adet ve 27.02.2014 tarihinde iki adet olmak üzere TL, USD ve EURO cinsinden toplam dört adet katılım hesabı açmak ve örgüt liderinin talimatı ile uyumlu şekilde bakiye artırımında bulunmak suretiyle, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank Asyaya destek olmak amacıyla örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylemlerde bulunduğu, 3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan deliller ve dosya kapsamına göre, ByLock uygulamasını gizliliğe riayet etmek suretiyle örgütsel haberleşme amacıyla kullanan ve örgüt liderinin talimatı üzerine Bank ... hesabında bakiye artırımında bulunan sanığın, örgüte organik bağ ile katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu gözetilmekle; örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, oluşa ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine dair gerekçelerde isabetsizlik görülmemiştir. 4. Sanığın kişisel konumu, örgütün operasyonel faaliyetlerinin başlamasından sonraki süreçte eylemlerine devam etmiş ve özellikle ByLock kullanmış olması gözetildiğinde, örgütün silahlı niteliğini ve nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında hata hükümlerinin uygulanmaması isabetlidir. 5. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Sanık hakkında belirlenen temel ceza, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin "3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi" yerine "3713 sayılı Kanunun 5. maddesi" olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi hususu dışında sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmeyerek kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/875 Esas, 2021/294 sayılı kararında sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenle sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/875 Esas, 2021/294 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün B fıkrasının 2 nci bendinden "3713 sayılı Kanunun 5. maddesi" ibaresinin çıkartılarak yerine "3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.