Başvuru, başvurucu hakkında verilen sınır dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı, işkence ve eziyet yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edileceği iddialarına ilişkindir. 2. Başvurucu, hakkında verilen sınır dışı kararı gereğince yapılacak işlemin yürütmesinin durdurulması amacıyla tedbir talebinde bulunmuştur.
Başvuru, başvurucu hakkında verilen sınır dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı, işkence ve eziyet yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edileceği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, hakkında verilen sınır dışı kararı gereğince yapılacak işlemin yürütmesinin durdurulması amacıyla tedbir talebinde bulunmuştur. Başvuru 11/8/2015 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Birinci Bölüm tarafından Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesi uyarınca 14/8/2015 tarihinde sınır dışı işleminin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 6/11/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından sunulan görüş 17/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvurucu vekili tarafından 11/4/2016 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulan dilekçede başvurucunun Türkiye'den ayrıldığı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1973 doğumlu olup Irak vatandaşıdır. Başvurucu, yasa dışı yollardan Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğünün tehlike altında olduğunu belirterek 24/2/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. Adıyaman Valiliği tarafından 23/9/2014 tarihinde başvurucunun mevzuattan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle uluslararası koruma talebinin geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Valilik tarafından ayrıca 21/1/2015 tarihinde başvurucunun sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan sınır dışı kararına karşı açılan iptal davası Şanlıurfa İdare Mahkemesinin 29/6/2015 tarihli ve E.2015/221, K.2015/1024 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 15/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup 11/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Öte yandan başvurucu tarafından Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Kuruluna (BMMYK) yapılan mültecilik başvurusu kabul edilerek başvurucunun güvenli üçüncü ülke olarak değerlendirilen Kanada'ya yerleştirilmesine karar verilmiş ve anılan karar doğrultusunda başvurucu 16/3/2016 tarihinde Türkiye'den ayrılmıştır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 15/2/2016 tarihli yazıda başvurucunun 24/2/2016 tarihinde Kanada'ya çıkışına izin verildiği bildirilmiştir. Başvurucu vekili tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan 11/4/2016 tarihli dilekçeyle başvurucunun ailesiyle birlikte Türkiye'den ayrılarak Kanada'ya gittiği belirtilmiştir.B. İlgili Hukuk4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Geri Gönderme Yasağı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez."6458 sayılı Kanun'un "Sınır dışı etme kararı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez."