4. Ceza Dairesi 2012/28596 E. , 2013/33606 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali, yaralama, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa y…
**4. Ceza Dairesi 2012/28596 E. , 2013/33606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali, yaralama, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen geceleyin işyeri dokunulmazlığının ihlali, yaralama ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 25/12/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞIOY: Sanık hakkında boşandığı eski eşi katılan ... GÜVEN'in iş yerine gidip, kendisinin dışarı çıkması istenmesine rağmen iş yerinden çıkmayıp katılan ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması, ayrıca her iki katılana iş yerinde "kaltak, şerefsiz" gibi sözlerle hakaret etmesi nedeniyle TCK'nın 125, 86. ve 116/4. Maddeleri uyarınca mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sanık hakkında TCK'nın 116/4. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerekmektedir. TCK'nın 116. Maddenin 1. Fıkrasında, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişinin cezalandırılması öngörülmüştür. Maddenin 3. fıkrasında ise "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde... cezalandırılır" hükmü düzenlenmiş, kişilerin, "rızasına aykırı olarak girme veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmama" eylemlerinin işyerlerinde de bir dokunulmazlık sağlayacağı benimsenmiştir. Maddenin 3. fıkrasında, birinci fıkrada öngörülen "rıza dışında girme ya da çıkmama" eylemlerinin suç oluşturabilmesi için bu fiillerin "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi" gerektiğinden söz edildiğine göre, girilip çıkılmayan va rıza dışında kalınmaya devam edilen yerin "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerlerden olmaması" ya da söz konusu hukuka aykırı fiilin işlendiği yerde bulunulan zaman diliminde, orasının "mutat olarak girilebilecek yer" özelliğinin bulunmaması gerekir. Madde metnine göre, işyerindeki istem dışı ve rızaya aykırı olarak kalma ya da oradan çıkmamanın suç oluşturabilmesi, ancak ve ancak söz konusu işyerinin "açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri" olması ile sınırlanmış, suç sadece, günlük hayatta mutat olarak girilmesi olanaklı olmayan, izinle girilebilen işyerleri ve eklentilerine özgülenmiştir. Aksi takdirde madde metni düzenlenirken işyerlerinin ayrıma tabi tutulmasına gerek olmaz, her türlü işyerinde hak sahibi olan kimsenin rızası dışında kalma ya da oradan isteme rağmen çıkmama suç kabul edilirdi. Bir marketin gündüz saatlerinde ve işletmeye açık zaman diliminde mutat olarak girilmeye elverişli ve izinle girilmeyecek yerlerden olduğu açık iken, geceleyin ya da kapalı bulunduğu zamanlarda, mutat olarak girilmeye elverişli yerlerden olduğundan da söz edilemez. Buna karşılık avukat bürosu, doktor muayenehanesi gibi yerlerin, mutat olarak girilmeye elverişli olmayan izinle girilebilen yerlerden olduğunu açıklamaya gerek bulunmamaktadır. Böyle bir düşüncenin kabulü, her yerin işyeri ve dolayısıyla her yerin konut olarak tanımlanmasını gerektirecek, TCK'nın 2/3. maddesi hükmünde yer alan " Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz."ilkesine aykırılık oluşturacaktır. Bu tür bir kabul, balıkçı için tekne, kayık; seyyar satıcı için tezgahı, kaymakam için makamı, hakim için makamı ya da duruşma salonu ve adliye koridorunu da kapsayacak buralardan herhangi bir nedenle çıkarılmak istenen, huzuru bozan ama çıkmayan ve zorla çıkarılan kişilerin konut ya da diğer deyişle işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyetlerini gerektirecek, kanunda olmayan bir suç tipi ve suç konusu geniş yorumla kabul edilerek TCK'nın 2/3 maddesine aykırı olarak ihdas edilecek ve bu yorum bir çok yeni suç türü uygulamasını (adliyeden hırsızlık-konut dokunulmazlığının bozma suçları, işyeri olan kayıkta cinsel saldırı- konut dokunulmazlığını bozma vb.) birçok yeni uygulamayı da beraberinde getirecektir. Açıkladığımız nedenlerle inceleme konusu dosyada, sanık ...'in alkollü vaziyette boşandığı eski eşi katılan ... Güven'in, herkesin mutat olarak izin almadan girmesine açık ve elverişli olan nöbetçi eczane olarak çalışan iş yerine giderek, katılanların kendisini dışarı çıkması konusunda ısrar etmelerine rağmen iş yerinden çıkmaması, katılan ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp etmesi ve ayrıca her iki katılana hitaben aleni olan iş yerinde "kaltak, şerefsiz" gibi sözlerle hakaret etmesinde, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçunun oluşmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun bu suç açısından onama düşüncesine katılamıyorum.