Bir kişinin kasten öldürülmesine ilişkin ceza muhakemesinin makul ivedilikle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Bir kişinin kasten öldürülmesine ilişkin ceza muhakemesinin makul ivedilikle yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular Aksaray'da yaşamaktadır. Başvurucu Feraşet Döngel'in eşi, diğer başvurucuların babası, 1958 doğumlu İ. 27/7/2009 tarihinde silahlı bir saldırı sonucu yaşamını yitirmiştir. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) olaya ilişkin resen soruşturma başlatmıştır. Soruşturma kapsamında üç şüpheli tutuklanmış; ikisi 19/2/2010 tarihinde, üçüncüsü ise 24/3/2010 tarihinde serbest bırakılmıştır. Başsavcılık 27/10/2009 tarihinde, bir şüpheli hakkında maktulü tasarlayarak öldürme, silahla ateş ederek genel güvenliği tehlikeye sokma ile yasak nitelikte silah taşıma; iki şüpheli hakkında tasarlayarak öldürme suçuna yardım etme, sonuncu şüpheli hakkında ise suç üstlenme, suç delillerini gizleme ve silahla ateş ederek genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarından kamu davası açmıştır. Maktulü tasarlayarak öldürme suçunun şüphelileri akrabadır. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinde (Ağır Ceza Mahkemesi) görülen kamu davasında başvurucuların davaya katılma talepleri kabul edilmiştir. Kovuşturmada sanıklar, aynı müdafinin yardımından yararlanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi 29/11/2011 tarihinde kovuşturmayı sonlandırarak hüküm vermiştir. Mahkeme, maktulü tasarlayarak öldürme suçundan sanık İ.nin eylemini meşru savunma kapsamında gerçekleştirdiği kanaatine vararak beraatine karar vermiştir. Mahkeme, sanığın silahla ateş ederek genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan 2 yıl 1 ay hapis, yasak nitelikte silah taşıma suçundan 10 ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, maktulü tasarlayarak öldürme suçuna yardım ettikleri iddia edilen iki sanığın beraatine karar vermiştir. Son olarak suç üstlenme ve suç delillerini gizleme suçlarını işlediği iddia edilen sanığın beraatine karar vermiş ancak bu sanığın silahla ateş ederek genel güvenliği kasten tehlikeye soktuğu gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılması gerektiği sonucuna varmıştır. Hüküm, haklarında öldürme suçu dışındaki suçlardan mahkûmiyet kararı verilen sanıklar yanında başvurucularca da temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay Ceza Dairesi (Daire) 31/3/2014 tarihinde hükmü bozmuştur. Dairenin bozma gerekçesinde, kasten insan öldürme suçunun failleri olarak yargılanan sanıklardan birinin savunulmasının diğer sanıklar yönünden savunmada zafiyet yarattığı bir durumda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, somut olayda da aynı öldürme suçunun failleri olduğu ileri sürülen akraba sanıkların menfaatleri arasında çatışma olduğu dikkate alınmaksızın aynı müdafinin yardımından yararlanmalarının bozma nedeni olarak görüldüğü açıklanmıştır. Daire, bozma nedenine göre hükmün diğer yönlerini incelememiştir. Bozma üzerine kovuşturmayı yeniden yürüten Ağır Ceza Mahkemesi 3/12/2014 tarihinde ikinci kez hüküm vermiştir. Mahkeme, bu kez sanık İ.nin maktulü haksız tahrik altında kasten öldürdüğüne, diğer iki sanığın da söz konusu suça haksız tahrik altında yardım ettiğine kanaat getirerek sanıkların 4 yıl 2 ay ile 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, öldürme suçuna katıldığı ileri sürülmeyen diğer sanığın ise suç üstlenme ve suç delillerini gizleme suçlarından mahkûmiyetine karar vermiş ancak bu hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır. Bu hüküm de sanıklar ve başvurucular tarafından temyiz edilmiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede dava dosyasının 8/5/2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 18/7/2018 tarihinde düzenlenip dava dosyası ile birlikte Daireye gönderilen 2015/173378 numaralı tebliğname, Daire tarafından başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular vekili 3/11/2020 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi kanalıyla tebliğnameye cevap niteliğinde dilekçe göndermiştir. Başvurucular vekilinin cevap dilekçesi içeriğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde belirlenen cezalarda haksız tahrik hükümleri nedeniyle azami düzeye yakın indirim yapılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasının talep ve mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Hüküm, Dairenin 11/1/2021 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. Başvurucular başvuru formunda, olay nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi amacıyla Aksaray Hukuk Mahkemesi nezdinde bir dava açtıklarını belirtmekle birlikte tarihi ve kayıt numarası dâhil davaya ilişkin bilgiye yer vermemiştir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tanımlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bu Kanunun uygulanmasında;...e) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,f) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,...İfade eder." 5271 sayılı Kanun'un "Ara verme" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Duruşmaya, ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilir. Ancak, zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Ceza Kanununun amacı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir." 5237 sayılı Kanun'un "Yardım etme" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez." 5237 sayılı Kanun'un "Kasten öldürme" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1)Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un "Nitelikli haller" kenar baslıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kasten öldürme suçunun;a) Tasarlayarak,...İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır."