8. Hukuk Dairesi 2014/14402 E. , 2014/14883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/07/2012 NUMARASI : 2002/265-2012/324 A.. B.. ile Hazine, Y.k Köyü Tüzel Kişiliği ve N. Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.07.2012 gün ve 265/324 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KAR
**8. Hukuk Dairesi 2014/14402 E. , 2014/14883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/07/2012 NUMARASI : 2002/265-2012/324 A.. B.. ile Hazine, Y.k Köyü Tüzel Kişiliği ve N. Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.07.2012 gün ve 265/324 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, dava dilekçesinde mevki ve sınırları gösterilen taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın 60-70 yılı aşkın süre tarım arazisi olarak tasarruf edildiğini açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı Y. Köyü Tüzel Kişiliği yargılama oturumlarında temsil olunmamıştır. Davaya dâhil edilen N. Köyü temsilcisi, davacının köy merasına bir tecavüzü yoksa davaya bir diyeceği bulunmadığını bildirmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, teknik bilirkişi C harfi ile gösterilen 2.003,80 m2 ve D harfi ile gösterilen 11.032,03 m2'lik taşınmaz bölümlerinin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline aynı raporda A ve B harfleriyle gösterilen bölümlere ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümleri davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayalı, TMK'nun 713/1, 3402 sayılı Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava taşınmaz bölümlerinin davacının mirasbırakanı Nuri Balık’tan kaldığını anlaşılmaktadır. Keşif sırasında, mirasbırakanın davacı dışında mirasçıları bulunduğu, muristen kalan taşınmazların mirasçılar arasında taksim edilmediği açıklanmıştır. Mirasbırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. TMK'nun 701. maddesinde; “Kanun veya Kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı Kanun'un 702. maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir. Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, mirasçılardan birisinin kendi payını ileri sürerek dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla; bir mirasçının elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tek başına tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır. Mirasçılardan birisinin açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK'nun 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi mümkün değildir. Davacının tek başına böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.