9. Hukuk Dairesi 2019/3473 E. , 2019/20827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ MAHKEMESİ : GEBZE 6. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istina
**9. Hukuk Dairesi 2019/3473 E. , 2019/20827 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ MAHKEMESİ : GEBZE 6. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar vermiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 20/11/2013- 23/05/2016 tarihleri arasında kalite kontrol operatörü olarak davalı işverenin Gebze'de bulunan işyerinde çalıştığını, müvekkilinin 23/05/2016 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeden işten çıkarıldığını, yazılı fesih bildiriminin bir örneğinin müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı işverenin fesih nedenini "08/03/2016 tarihinde başlayan işçi eylemleri bitmesine rağmen işyerinde gruplaşmaya devam etmek, çalışmak isteyenleri engellemek, huzursuzluk yaratmak, işçileri tehdit etmek, kırıcı ve rencide edici konuşmalar yapmak, görevlerini yerine getirmemek, alaylı cevaplar vermek, soyunma odasındaki dolapları yumruklamak" olarak açıkladığını, bu gerekçelerin gerçekdışı ve uydurma olduğunu, gerçek fesih nedeninin müvekkilinin işyeri sendika temsilcilerinin görevden alınması ve ardından işten çıkarılması ile başlayan süreçte tümden haksız olan işverenin yanında yer almaması, işten çıkarılan arkadaşlarını sahiplenmesi olduğunu, davalı işverenin önce işyeri baş temsilcisini, ardından 2.temsilciyi işten attığını, bu işçilerin hem işe iade davası açtığını, hem de işyerinin karşısında bulunan bir başka işyerine ait arsada beklemeye başladıklarını, basına açıklamalar yapıp, kamuoyu oluşturmaya gayret ettiklerini, fabrikada bulunan tüm işçilerin de işe giriş ve çıkışlarda temsilcilerine alkışlarla destek verdiğini ve son derece demokratik tarzda gelişen bu eylemlerin, üretimde bir aksamaya ve iş bırakma, yavaşlatmaya yol açmadığını işverenin önce iş yerinin kapısına köpek bağladığını, işçilerin ana giriş kapısı yerine mevzuata uygun olmayan bir yoldan işe girip çıkmalarını istediğini, hatta bu köpeğin işçilerin birini ısırdığını, ardından 10 ' a yakın coplu-kasklı güvenlik görevlisi aldığını, iş yerinde çalışan tüm işçiler işe giriş ve çıkışlarda alkışlı etkinliğe katıldığı halde sadece müvekkilin ve 5 işçinin işten çıkarıldığını, feshin sendikal sebepler dışında bir nedeninin olmadığını beyanla davacının işe iadesini, fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretin davacıya ödenmesini, işe iade kararına uyulmadığı takdirde 12 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, İş akdinin feshinin işveren tarafından 01/07/2016 tarihinde ”...08/03/2016 tarihinde başlayan işçi eylemlerinin bitmesine rağmen, işyerimizde gruplaşmayı halen devam ettirmesi, çalışmak isteyenleri engellemesi, kurulu düzeni bozarak huzursuzluk yaratması, çalışanlara hakaret etmesi, tehditkar davranışlar sergilemesi, diğer çalışanların huzur içerisinde çalışmasını engellemesi, çalışma sırasında yemekhanede ve sigara içme alanında kırıcı ve rencide edici konuşmalar yapması, ahlak ve adaba aykırı laflar ve hakaretlerde bulunması, verilen görevleri yapmaması veya çok lakayt ve ya çok ağır şekilde yapması, "ben bu kadar yapabiliyorum, çok biliyorsan başkasını bul yaptır" gibi alaylı cevaplar vermesi, soyunma odasında dolapları yumruklaması, hakaret ve bela okuyarak küfür etmesi, tüm uyarılara rağmen davranışlarını düzeltmemesi dikkate alınarak TİS.59.madde ve iş kanunu 25/II-b-c-d maddesine göre..." şeklinde açıklanan haklı neden ile fesih edildiğini, müvekkil işyerinde 14.01.2016 tarihine kadar işyeri sendika temsilcisi olarak görev yapan ..., ..., ...'ün işyerinde TİS imzalamaya yetkili sendika tarafından görevden alındığını, bu görevden almanın davacı ile sendikası arasındaki bir sorun olduğunu, bu kişilerin sanki kendi sendikalarının organları tarafından görevden alınmamış gibi bu tarihten sonra işyerinde huzursuzluk çıkartmaya başladıklarını, sendikaları ile olması gereken sorunlarının içerisine müvekkil şirketi çekmeye çalıştıklarını, işyerindeki çalışma barışı ve huzurunu bozdukları için ... ve ...’in iş akitlerinin fesih edildiğini, bu olayla hiçbir ilgisi olmadığı ve akdin feshinin sebebi farklı olduğu halde bunu işyerindeki eylemlere bağladıklarını, davacının davranışlarının, yapılabilecek olduğu isleri zamanında ve hatırlatma yapılmadan yapmasını gerekirken bilerek yapmaması, diğer arkadaşlarına kütü örnek olması, üretimi olumsuz yönde etkilemesi, performans düşüklüğü vb davranışların açıklanabilir bir yönü olmadığını, işyerinde bazı çalışanlar sendika eski temsilcilerinin işten çıkartılmasından sonra işyerinin önünde eyleme başladıklarını, Fabrikanın önünde çadır kurdukları, pankart astıkları, yangına sebebiyet olacak şekilde ateş yaktıklarını, içki içerek rahatsız edici saldırgan bir şekilde beklemeye başladıklarını, içeriye giren ve içeriden çıkan araç ve kişileri sürekli rahatsız ettiklerini, bu eylemlerden dolayı çevrede bulunan diğer işyerlerin, şirkete gelen misafirler ve içeride çalışan diğer tüm çalışanları rahatsız ettiklerini, eylem yapanlardan bazılarının, yapılan eyleme katılmayıp çalışmak, mesaiye kalmak isteyenleri ve yemekhanede yemek yemeğe gidenleri tehdit ve küfür ederek engellediklerini, eylem yapmayanların önlerini keserek zorla alıkoyduklarını, bu eylemlerin bir süre sonra sona erdiğini ancak davacının işyerinin içerisinde huzursuzluğu bozacak davranışlara devam ettiğini, davacının bu konuda uyarılmasına rağmen davranışlarına son vermediğini, olayların katlanamaz hal alması ve müvekkil şirketin davacıyla yaptığı iş sözleşmesinden beklenen faydayı sağlayamayacağının anlaşılması üzerine 08.03.2016 tarihinde davacının iş akdinin haklı nedenle feshine karar verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, ; " .. Davacı, davalı beyanları, iş yeri kayıtları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın fesih bildirgesinde dayandığı sebepleri ispat edemediği, ayrıca İş kanunun 19.maddesinde hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemeyeceğinin belirtildiği, davacının savunmasının alınmadığı, feshin bu anlamda şekil şartına da uygun yapılmadığı görülmüştür. Davacı taraf feshin sendikal sebebe dayandığını iddia etmiş ise de ; davacı tarafın da dosya kapsamından sendikal sebebi ispat edemediği anlaşılmış olup, sendikal tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının iş akdinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanmadığı, feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının çalışma süreside göz önüne alınarak işe başlatmama tazminatının 4 aylık brüt ücreti tutarında tespitine karar vermek gerektiği ..” gerekçesiyle davanın kabulüne ve sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. D)İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı ... davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davacı taraf istinaf başvurusunda; yerel mahkemece, sendikal tazminatın ispatlanamama gerekçesiyle reddedilmesinin dosya kapsamındaki delil durumuna ve emsal Yargıtay kararlarına aykırı olduğu, olayların gelişim süreci, davacı dahil işten çıkartılan işçilerin eylemlerde aktif olarak yer alması, dosya kapsamında dinlenen davalı ... davacı tanık beyanları, işverenin kaplama fesih gerekçesini ispatlayamaması birlikte değerlendirildiğinde; feshin tek sebebinin işyerindeki eylemler olduğu, Yerel Mahkemece karar verilirken, 6356 Sayılı yasanın 25. Maddesinde düzenlenen "fesih dışında işverenin sendika ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur." hükmünün de dikkate alınmadığı, somut olayda sendikal neden net olarak kanıtlandığından, müvekkilin işe iadesine, boşta geçen sürelere ait en çok 4 aya kadar olan ücret ve işçilik haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fesih sendikal nedene dayandığından, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 25.maddesinin 5.bendi uyarınca, iş bu dava sonunda müvekkilin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın müvekkilinin en az 12 aylık brüt ücreti tutarında sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi şeklindedir. Davalı taraf istinaf başvurusunda işyerinde TİS yapmaya yetkili ... İş Sendikası tarafından 14/01/2016 tarihinde işyeri sendika baş temsilcisi ..., ... ve ...'ün sendika genel yönetim kurulu kararı ile bu görevlerinden alındığı, sendikanın kendi iç uygulaması ile alınan bu temsilciler bu tarihten sonra şirketin normal sendikalı çalışanı olduğu, bu kişilerin ve diğer bazı çalışanların işyerinden kaynaklanmadığı halde işyerinde bu olay sebebiyle eylem yaptığı ve diğer çalışanların çalışmalarını etkiledikleri, bu eylemler ve üretim kaybı sebebiyle davalı şirket işyeri eski sendika temsilcisi Kürşat Yalçının iş akdinin 08/03/2016 tarihinde ve diğer işyeri eski sendika temsilcisi ... in iş akdinin 22/03/2016 tarihinde feshedilmek zorunda kalındığı, işyerinde bazı çalışanların işyerinin önünde eyleme başladıkları, bu eylemin bir süre sonra bittiği ancak davacının işyerinin içerisinde huzursuzluğu bozacak davranışlara devam ettiği, bu konuda uyarılmasına rağmen davranışlarına son vermediği, bunun üzerine olayın disiplin kuruluna sevk edildiği ve işyerin disiplin kurulunun 08/03/2016 tarihinde davacının iş akdinin haklı nedenle feshine karar verdiği, haklı nedenle fesihte savunma alma zorunluğunun bulunmadığı, dava dilekçesinin HMK 119. Maddesi (f) ve (g) maddesine aykırı olarak düzenlenmiş olması sebebi ile MHK119/2 maddesi uyarınca dava dilekçesindeki eksikliğin giderilmesi için süre verilmesi , bu süre içerisinde eksiklik giderilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerektiği , mahkemece öncelikle usulü itirazlar incelenmeden ve davacının bu usulü eksikliklerini gidermesi için süre tanınmadan hüküm kurulmuş olması sebebi ile karar ortadan kaldırılması gerektiği şeklindedir. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, işyerinde örgütlü bulunan ... İş Sendikası tarafından 19/01/2016 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yetki tespiti başvurusunda bulunulduğu ve 22/02/2016 tarihinde verilen yetki belgesi uyarınca işveren sendikası ile ... İş Sendikası arasında toplu iş sözleşmesi prosedürünün devam ettiği, nihayetinde taraflar arasında 01/04/2016-31/03/2019 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 10/06/2016 tarihinde imzalandığının tespit edildiği, Bu süreçte, davacının da üyesi olduğu ... İş Sendikası'nda sendika baş temsilcisi ..., sendika temsilcileri ... ve ...'ün Sendika Genel Yönetim Kurulu'nun 14/01/2016 tarihli kararı ile görevden alındıkları, boşalan sendika baş temsilciliği ve sendika temsilciliği görevlerine yeni atamanın 05/05/2016 tarih 1016 sayılı yazı ile işverenliğe bildirildiği Dairemizin 2018/2263 esas sayılı dosyasının davacısı olan ...'ın görevden alınmasına dayanak belgelerin istenmesine ilişkin olarak sendikaya yazılan yazı cevabının, sendika işyeri baş temsilcisi olan ...'ın işveren sendikası ile yürütülen yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerine ilişkin gerçek dışı ve sendika yöneticilerini suçlayıcı paylaşım ve davranışları nedeniyle görevden alındıklarına ilişkin soyut açıklamadan ibaret olduğu, taraf tanıklarının dinlendiği, davacı tanıklarının beyanlarında, işçi temsilcilerinin bu görevden alınması ve sonrasında işten çıkarılması nedeniyle eylem yaptıklarını, eylemlerinin sendikaya karşı olduğunu, işi durdurmadıklarını, çalışmaya devam ettiklerini, davacının fesih bildiriminde gösterilen şekilde olumsuz davranışı olmadığını, işverenin işyerindeki panoya işçi temsilcileri için "bunlar jiletçi bunların psikolojik sorunları var bunların arkasından gitmeyin" şeklinde yazı astığını, bu yazıda işverenin imzası ve kaşesi olduğunu beyan etmişler, davalı tanıkları da benzer beyanda bulunarak işçi temsilcilerinin görevlerine son verilmesi ve işten çıkarılmaları nedeniyle hem sendikaya hem işverene karşı eylem yaptıklarını, eylemler nedeniyle üretimde aksama olmadığını, eyleme katılanlar içinde yaklaşık 25-30 işçinin işten çıkarıldığını, 25-30 kadarının da eyleme katılmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini açıkladıkları, esasen, dosyamız ve Dairemizin 2017/1931, 2017/3275 ve 2017/2263 esas sayılı istinaf incelemesine konu dosya kapsamları ve davalı şirketin 14 işçi hakkında iş ve çalışma hürriyetini ihlal, yasadışı grev, gürültü yapma ve çevreyi rahatsız etme, işgal ve çevreyi kirletme suçlamalarıyla yaptığı şikayete ilişkin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/6837 sayılı soruşturma dosyası kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, sendika baş temsilcisi olan davacı ... diğer sendika temsilcilerinin bu görevlerinden alınmasından dolayı işçiler arasında huzursuzluk meydana geldiği, işverenin bu konuda etkin olduğunu düşünen işçiler tarafından çeşitli protesto eylemleri yapıldığı ve davalının da kabulünde olan bu eylemlerin yaklaşık iki ay sürdüğü anlaşılmaktadır. Bu süreçte, toplu iş sözleşmesi görüşmeleri devam etmekte olup görevden alınan sendika temsilcilerinin yerine yaklaşık dört ay boyunca atama yapılmadığı ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin önemli bir kısmının işçi temsilcisi bulunmadan gerçekleştiği, sendika temsilcilerinin bu görevlerinden alınması ve giderek her üçünün de işten çıkartılması, buna yönelik davacının da aralarında olduğu bir kısım işçinin dayanışma ve protesto faaliyetlerinde bulunması, bu eylemlerin söz konusu işçi temsilcilerinin kendilerini daha etkin ve daha iyi temsil ettiği saiki ile gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, davacının ve diğer işçilerin üyesi bulunduğu sendikaya ve dolaylı olarak işverene karşı davranışlarının, toplu iş sözleşmesi düzenine yönelik geniş anlamda sendikal hak arayışı ve sendikal faaliyet olarak değerlendirilmesi zorunlu olup bu durum fesih işleminin sendikal fesih ile ilişkilendirilmesini gerektiği , yazılı fesih bildiriminde gösterilen fesih sebeplerinin gerek cevap dilekçesinde ve gerekse istinaf başvurusunda meydana gelen işçi eylemleri ile ilişkilendirilmiş olması, davacının toplu eylemler sona ermesine ve yapılan ihtarlara rağmen işyerinde huzuru bozacak davranışlarını sürdürdüğü yönünde iddiada bulunulması, süreçte eylemlere katılan yaklaşık 30 işçinin işten çıkarıldığına yönelik tanık beyanları ve Dairemizce müzekkere yazılarak işverenlikten temin edilen liste ile Ocak-Ekim/2016 tarihleri arasında 42 işçinin çeşitli sebeplerle işveren tarafından işten çıkarıldığı hususları dikkate alındığında, davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. G)Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H) Gerekçe: İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Yine, işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağı da yasada öngörülmüştür. Sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır. Sözü edilen hükümlerden “fesih dışında” olanlara aykırılık halinde işçinin bir yıllık ücretinden az olmamak üzere tazminata tabi olduğu Yasada açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 22.10.2014 tarihli oturumunda verilen 2013/1 E sayılı kararında, maddede yer alan “…fesih dışında…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, yürürlüğün durdurulması isteminin koşulları oluşmadığından talebinin reddine karar verilmiştir. Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine dair dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. İşçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür. Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden davacının iş davalı işverenlikçe düzenlenen ve davacının tebliğden imtina ettiğine dair şerh içeren 23/05/2016 tarihli yazılı fesih bildirimde "08/03/2016 tarihinde başlayan işçi eylemlerinin bitmesine rağmen, işyerimizde gruplaşmayı halen devam ettirmektesiniz, çalışmak isteyenleri engellemek, kurulu düzeni bozarak huzursuzluk yaratmaktasınız. Çalışanlara hakaret etmekte, tehditkar davranışlar sergileyerek, insanların huzur içinde çalışmalarını engellemektesiniz. Çalışma esnasında yemekhanede, sigara içme alanında kırıcı ve rencide edici konuşmaları ile ahlak ve adaba aykırı laflar ve hakaretlerde bulunmaktasınız. Amirleri tarafından verilen görevleri yapmamakta veya çok lakayt ve çok ağır şekilde iş yaparak ben bu kadar yapabiliyorum, çok biliyorsan başkasını bul yaptır gibi alaylı cevaplar vermektesiniz. Canı sıkılan işe gelip, çalışmak istemeyen doktordan hasta olduğuna dair belge alıp işe gelmemekte, telefon edip neden gelmediğinizi sorduğumuzda da alaylı bir şekilde hastayım gelince istirahat kağıdımı getiririm demektesiniz. Soyunma odasında dolapları yumruklayıp, hakaret ve bela okuyarak küfür etmektesiniz. Tüm kazlara rağmen hareketlerinizde ve davranışlarınızda düzelme görülmediğinden iş akdiniz aşağıda yazılı kanun maddelerine dayanarak tazminatsız olarak feshedildiğini tebliğ ederiz." denilerek feshedilmiştir. İşyerinde örgütlü bulunan ... İş Sendikası tarafından 19/01/2016 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na yetki tespiti başvurusunda bulunulduğu ve 22/02/2016 tarihinde verilen yetki belgesi uyarınca işveren sendikası ile ... İş Sendikası arasında toplu iş sözleşmesi prosedürünün devam ettiği, nihayetinde taraflar arasında 01/04/2016-31/03/2019 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 10/06/2016 tarihinde imzalandığı tespit edilmiştir. Bu süreçte, davacının da üyesi olduğu ... İş Sendikası'nda sendika baş temsilcisi ..., sendika temsilcileri ... ve ...'ün Sendika Genel Yönetim Kurulu'nun 14/01/2016 tarihli kararı ile görevden alındıkları, boşalan sendika baş temsilciliği ve sendika temsilciliği görevlerine yeni atamanın 05/05/2016 tarih 1016 sayılı yazı ile işverenliğe bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyada ki bilgi ve belgelere göre, davacı 27.8.2014 tarihinde sendikaya üye olmuş, iş akdi üyelikten yaklaşık 2 yıl sonra 23.05.2016 tarihinde feshedilmiştir. Davalı işyerinde davacı ... diğer sendika üyesi bir kısım işçinin sendika temsilcilerinin Sendika Genel Merkezince görevden alınmaları sebebiyle dava dışı sendika ile sorunlar yaşadıkları, davalı işverenliğinin bu yaşanan sorunlar ile ilgili olarak işçilerin üyesi oldukları sendika içi çekişmelere sendika yanında yer alarak olaylara etki ettiği yönünde delil bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı işçinin iş akdinin sendikaya üye olması veya sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedildiğini mevcut delil durumuna göre ispat edemediği, davacı tanıklarının da eylemleri sendikaya karşı yaptıklarını beyan ettikleri, ayrıca Dairemizde temyiz incelemesi yapılarak kesinleşen 2018/8659 Esas ve 2019/426 Karar sayılı ilam ve 2018/3934 esas ve 2018/21343 karar nolu ilamlarda da feshin sendikal nedenle yapıldığı iddiası ispatlanamadığından sendikal tazminat taleplerinin reddine dair verilen kararların dairemizce onandığı anlaşılmakla bölge adliye mahkemesinin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE, 3-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 4-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine 5-Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca belirlenen 2.725,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Alınması gereken 44,40 TL. karar-ilam harcından, 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile 15,20 TL. bakiye karar-ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 185.75 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine, 9-Yatırdığı temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 25/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.