Başvuru, askerî personel tarafından açılan ateş sonucu gerçekleşen ölüm olayına ilişkin zararın karşılanmaması ve bu sebeple açılan tam yargı davasının uzun sürmesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerî personel tarafından açılan ateş sonucu gerçekleşen ölüm olayına ilişkin zararın karşılanmaması ve bu sebeple açılan tam yargı davasının uzun sürmesi nedenleriyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve ekleriyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından ulaşılan belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Aralarında başvurucunun oğlu olan E.Y.nin de olduğu kaçakçılık şüphelileri 26/10/2003 günü saat 30 civarında Van'ın Başkale ilçesinin İran sınırındaki 353 numaralı hudut taşının bulunduğu arazide beraberinde kaçak battaniye ve 80 litre mazot olduğu anlaşılan atlarla birlikte İran'dan Türkiye'ye yasa dışı yollardan geçiş yaptıkları sırada Hudut Tabur Hudut Bölük Komutanlığında görev yapan askerler tarafından açılan ateş sonucunda E.Y. ölmüştür. Olayla ilgili olarak Van Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Kolordu Komutanlığı Askerî Savcılığı tarafından derhâl soruşturma başlatılmıştır. Başvurucuların sunduğu belgeler ile dosyanın UYAP ortamında yapılan incelemesi neticesinde Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından icra edildiği anlaşılan ölü muayenesi sonucunda düzenlenen tutanağa ulaşılamamakla birlikte Askerî Savcılığın iddianamesine göre ölüm sebebinin uzaktan ateşlenen silahtan çıkan mermi çekirdeğinin akciğerleri parçalaması olduğu anlaşılmıştır. Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Van Askerî Savcılığı 8/12/2003 tarihinde başvurucunun yakınının da aralarında bulunduğu diğer er ile uzman çavuş hakkında 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun , , , ve maddelerince faili belli olmayacak şekilde adam öldürme suçundan cezalandırılması istemiyle Van Askerî Mahkemesinde dava açmıştır. Askerî Savcılık eylemleri değerlendirecek makamın mahkeme olduğunu belirterek şüphelilerin yasal mevzuata uygun olarak silah kullandıkları ve sınırlar içinde hareket ettikleri kanaatlerini de iddianameye eklemiştir. Van Askerî Mahkemesi 28/1/2004 tarihinde şüphelilere yüklenen suçun askerî suç olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Van Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Görevsizlik kararı üzerine yargılamaya başlayan Van Ağır Ceza Mahkemesi 5/12/2006 tarihinde sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 27/5/2009 tarihli ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine Mahkeme 2009/332 sayılı dosyada 23/3/2010 tarihinde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. UYAP ortamında yapılan incelemede Yargıtay Ceza Dairesinin 16/3/2016 tarihli ilamı ile bu kararın da esasa etkili olabilecek mahiyette eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın Van Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/250 sayılı dosyası üzerinden devam ettiği anlaşılmıştır. Başvurucu ceza yargılamasının devam ettiği süre içinde idareye başvurarak zararların tazminini talep etmiş ise de taleplerinin reddi üzerine 000 TL maddi, 000 TL manevi olmak üzere toplam 000 TL zararın ödenmesi talebiyle Van İdare Mahkemesinde 2/6/2004 tarihinde dava açmıştır. İdare Mahkemesi 29/4/2005 tarihli kararı ile askerlerin eylemlerinin görevlerin ifası sırasında işlendiğini ve kanuni sınırlar içinde kaldığını kabul ederek davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2007 tarihli kararı üzerine bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine İdare Mahkemesi 30/10/2010 tarihli kararı ile aynı gerekçeye istinaden davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesi 13/6/2013 tarihli ilamı ile temyiz talebinin, 11/3/2015 tarihli ilamı ile de karar düzeltme isteminin reddine karar vermiştir. Kararın başvurucu vekiline 22/5/2015 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucular 15/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.