5. Hukuk Dairesi 2018/5994 E. , 2018/19050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atıla
**5. Hukuk Dairesi 2018/5994 E. , 2018/19050 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu ... Mahallesi, 575 ve 576 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazların 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı kapsamında kampüs alanı olarak planlı olduğu, hükme esas alınan birlirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı idareye ait yapıların bulunduğu, taşınmazların ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Dicle Nehri Vadisi arasında kalan bölgede olduğunun belirtildiği, ancak taşınmazlara davalı idarece hangi şekilde ve ne kadarlık bölümlerine el atıldığı konusunda bir netlik bulunmadığı halde mahkemece taşınmazların tamamının bedeline hükmedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı idareye ait yapıların bulunduğu belirtildiğinden, bu yapıların alanının ve niteliğinin taşınmaza ilişkin düzenlenen krokide gösterilip, taşınmazların ne kadarlık bölümüne fiilen el atıldığı da açıkça belirtilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre; 2- Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir. Dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 575 ve 576 parsel sayılı taşınmazların değerinin tespitinde emsal olarak incelenen taşınmazın emlak vergi değeri ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin karşılaştırmasında emsal taşınmazın daha değerli olduğu anlaşıldığı halde ters orantı kurularak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle bedel belirlendiğinden rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi ve dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede değerini etkileyecek derecede olumlu bir gelişme ve bu nedenle değerinde bir artış olup olmadığı hususunda yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.