8. Hukuk Dairesi 2022/1031 E. , 2023/3198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2021/689 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki vakfın kendiliğinden dağıldığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
**8. Hukuk Dairesi 2022/1031 E. , 2023/3198 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/219 E., 2021/689 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki vakfın kendiliğinden dağıldığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı vakfın 31.12.2010 tarihli denetim raporu ile malvarlığının amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığını, vakıf senedine göre zorunlu organlarını oluşturmayan vakfın dağılmasına karar verilmesi istemiştir. 2. ... vekili 27.03.2017 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin davalı Vakıftan alacaklı olduğunu, vakıf aleyhine icra takibi yaptıklarını ileri sürerek davacı yanında davaya katılmak istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; vakfın ekonomik olarak zor günler geçirse de alacakları bulunduğu, ekonomik olarak toparlandığı ve amaçlarını gerçekleştirmek için yoğun çaba içerisinde olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2012/719 E., 2015/239 K. ... kararı ile; vakfın amacını gerçekleştirebilecek nitelikte para ve mal varlığının bulunmadığı, vakfın tek gelir kaynağı olan bağışlarla da vakıf senedinde yazılı amaçlarını gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, vakıf senedinde belirtilen amaçları gözetildiğinde tüm mal ve hakları ile acz içinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile vakfın kendiliğinden dağıldığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Vakıf vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.11.2018 tarihli ve 2018/1691 Esas, 2018/18551 Karar ... kararıyla; "vakıfların, geçmişten günümüze sosyal yardımlaşma, dayanışma, toplum fertlerine sahip çıkma, sosyal güvenliklerini sağlama dışında eğitim, sağlık, güvenlik ve daha birçok alanda hizmet sundukları, ekonomik açıdan toplumda oluşan sınıflar arasında köprü vazifesi görmesi, yardımlaşma ve dayanışma duygularını kurumsallaştırması vakfı, diğer tüzel kişilerden ayırmakta ve sosyolojik açıdan çok önemli bir konuma getirmekte olduğu vakıfların da, dernekler gibi idari denetim ve yargısal denetim yolu ile varlıklarına son verme yerine istisna durumlar dışında sürekliliklerin sağlanmasının üstlemiş oldukları toplumsal faydalarını devam ettirmelerine hizmet edeceği, amacın gerçekleştirilmesi için ortaya konulan çabalara değer verilerek üzerinde durulması gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, yapılan denetim sonucu davalı vakfın 31.12.2010 tarihi itibari ile herhangi bir malvarlığının bulunmadığı, 362.237,76 TL borcunun bulunduğunun belirlendiği, davalı vakfın savunmalarında ise denetim tarihinden sonra 2011 ila 2014 yılları arasında yapılan bağışlarla giderlerin üzerinde gelir elde edildiği, ... İli ... İlçesinde Milli Eğitim Bakanlığının 17.10.2017 tarihli izin belgesi ile okulun faaliyete geçirildiği ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu savunmalar doğrultusunda, vakfın açtığı okul ve diğer gelirlerinin vakfın malvarlığına etkisi ile tespit edilen malvarlığının vakıf senedinde yazılı amacı gerçekleştirmeye yeterli olup olmadığı açısından vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ve mali müşavirinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ve mali müşavirinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulundan alınan raporda, davalı Vakfa dava açılmasına sebep olan 07.12.2011 tarihli ve vakfın 2010 yılına ait denetim raporunda yer alan zarar hususlarının zamanla azaldığının hem Vakfın hem de bağlı İktisadi İşletmenin 2019 yılına kadar olan tablolarından görüldüğü, Vakfın İktisadi İşletmesinde kimi yıllar kar elde edilirken bazı yıllar zarar oluştuğu, 2012-2019 yılları dikkate alındığında toplamda 51.322.70 TL karlı olduğu, vakıfta da belirlenen tabloda verilen yıllar itibari ile toplamda bir gelir fazlasına ulaşıldığı, vakfın amaçlarının zihinsel engellilere özgü eğitim kurumları ve rehabilitasyon merkezleri oluşturulması özelinde yoğunlaştığı, bu manada vakfın mevcut durumuyla açmış olduğu okul da nazarı itibara alındığında amaçlarını gerçekleştirdiği ya da bu yolda önemli bir adım atmış olduğu, gelirleri şimdilik çok parlak olmasa da kendine yeter vaziyette olduğu ve acz içinde bulunmadığından TMK'nin 116. maddesinde belirtilen "Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir" şartlarını taşımadığı ve kendiliğinden dağılmasını gerektirecek bir vakıa olmadığının belirtildiği, sunulan heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu Vakfın 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 116 ncı madde gereği sona erme sebepleri oluşmadığı gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde, davalı vakfın yapılan denetiminde gider fazlası verdiğini, 31.12.2010 tarihinden sonra da her hangi bir mal varlığı faaliyeti olmadığını, Vakfın denetim sonucu mali yapının düzeltilmesi yönünde uyarılmasına rağmen Vakfın mal varlığını tamamlamak yerine Vakfın ve İktisadi İşletmenin yüklü miktarda borçlandırıldığını ve amacını gerçekleştirmesinin imkansız hale geldiğini, Vakfın her ne kadar dava süresince bir kısım faaliyetlerde bulunmuş ise de vakıf senedindeki amacını gerçekleştiremediğini ve dava tarihinden sonraki faaliyetlerin davalarının haklılığını etkilemediğini beyan ederek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı vakfın malvarlığı itibari ile amacını gerçekleştirme imkanı kalmadığından 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 116 ncı madde gereği vakfın kendiliğinden dağıldığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 101 ve 116 ncı maddesi; 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 27 nci maddesi, Vakıflar Yönetmeliği'nin 19, 20, 21 ve 22 nci maddeleri 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.