(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7573 E. , 2009/8804 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7573 E. , 2009/8804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, 07.08.2007 tarihli dilekçesi ile; davacı ...'in müstakil malik olduğu 1455 ve iştirakçi malik olduğu muris adına kayıtlı 1453 parsel sayılı taşınmazlar lehine, davalı 1452 ve 1456 sayılı parsellerden geçit hakkı tesisi istemiştir. Davalılar vekili, davalı parsellerin çok küçük olduğu, imar mevzuatına uygun inşaat yapılamayacağı, bu nedenle dava dışı parsellerden geçit verilmesi gerektiği nedeniyle reddini savunmuştur. Mahkemece, keşfen yapılan inceleme sonucu; davacılara ait 2 adet parsel için verilecek geçit hakkının başlangıç noktasının her iki parsele müşterek bir noktada bulunmasının zorunlu olduğu nedeniyle davanın kabulüne, davacı parseller lehine davalı 1452 ve 1456 sayılı parsellerin müşterek sınırından toplam 3 metre geçit hakkı tesisine, depo edilen bedelin davalılara ödenmesine, masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulmasına isteğine ilişkindir. Davacılara ait taşınmazların genel yol ile bağlantısının bulunmadığı, bu nedenle geçit ihtiyacı bulunduğu açıktır. Özünü komşuluk hukukunun genel ilkelerinden alan geçit davalarında fedakarlık denkleştirilmeli, bir tarafın geçit ihtiyacı karşılanırken diğer tarafın mülkiyet hakkı zararlandırılmamalıdır. Bu nedenledir ki, geçit tesisi davalarında tarafların dava konusu üzerindeki tasarruf yetkileri kısıtlıdır. İhtiyaç karşılanırken hiçbir zaman davacının subjektif arzularına bakılmamalı, geçit yeri fedakarlığın denkleştirilmesi kuralı çerçevesinde mahkemece objektif değerlerle saptanmalıdır. Buna göre davacıya en yararlı ve en az masraflı olacak yerden değil, geçit hakkı vermekle yükümlü olan taşınmazın en az zarar görecek yerinden verilmesi gerekir. Keşif raporunda; davalı 1452 parselin 218 m2 bahçe cinsi ile yine 1456 parselin 245 m2 arsa cinsi ile kayıtlı olduğu, bu parsellerden yol verilmesi halinde cephelerinin daralıp imar mevzuatına uygun inşaat yapılamayacağı, bu nedenle doğu sınırında yer alan 1457 sayılı parselin çok büyük olup bu parselin batı sınırından davaya dahil edilerek geçit tesisinin uygun olacağı ifade edilmiştir. Bu durumda geçitin, kesintisiz olarak kurulması ilkesi gereğince davacı 1453 parsel lehine, davacı 1455 parselden akti geçit irtibatı kurulmak suretiyle davacılara dava dışı 1457 parsel maliki hakkında dava açmak üzere uygun bir süre verilmeli ve eldeki dava dosyası ile açılacak dava dosyası birleştirilmeli, 1457 nolu parsel malikinin savunmaları da saptanarak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tesis edilen kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 13.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.