Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin keşide tarihi ve tutarlarını bilmediği, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri numaralı 2 adet çek, keşidecisi -----nolu hesabına ait hamili bulunduğu----- seri nolu 1 adet çek, keşidecisi ------seri nolu 2 adet çek olmak üzere toplam 5 adet çeki kaybettiğini iddia ederek, çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinde çıktığını, çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek müvekkilinin zarar görmemesi ve çekler
davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'in 28/09/2009 tarihinde davalı şirkette, o tarihte davalı şirketin %95 oranında hissesine sahip diğer davacı ... Holding SARL'yi temsilen 3 yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 13/02/2010 tarihinde davalı şirket ...'nin merkezinde gerçekleştirilen ve müvekkilinin usulüne uygun olarak davet edilmediği olağan üstü genel kurul toplantısında görevden alındığını, müvekkillerinden ...'in hali hazırda A grubu hisseye sahip paydaş ve genel kurulun yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi olarak iş bu davayı açmakta hukuki menfatinin bulunduğunu, diğer müvekkili ..'un ise bir takım usulsüz ve hukuka aykırı işlemler ile ...'deki ortaklık sıfatının iradesi dışında kaybetmiş olması dolayısı ile dava konusu genel kurulda alınan kararların yoklukla malül olduğunu tespitini istemekte yetkili olduğunu, 13/03/2010 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısının yok hükmünde sayılmasının nedenlerini hukuka aykırı olarak tayin edilen yönetim kurulu tarafından yapılan toplantı davetinin geçersiz olduğunu, 13/02/2010 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali amacı ile dava açtıklarını bu genel kurul toplantısında usulsüz olarak yeni yönetim kurulu üyeleri atandığını ve iş bu huzurdaki davada konu edilen genel kurul davetinin söz konusu 13/02/2010 tarihinde ki yönetim kurulu tarafından yapıldığını, 13/02/2010 tarihli genel kurul iptal edildiği takdirde geçerli bir yönetim kurulu olmayacağını, 13/03/2010 tarihindeki genel kurul davetinin ve bu toplantıda alınan kararlarında geçersiz olacağını, somut olayda geçerli bir davet bulunmadığından 13/02/2010 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali gerektiğini, toplantının geçerli olabilmesi için bütün pay sahiplerinin usulüne uygun şekilde davet edilmesi gerektiğini, bunun tek istisnasının TTK 370.maddesinde ön görüldüğünü, bununda geçerlilik şartının mevcut toplantıya tüm pay sahiplerinin katılması olduğunu, TTK 368.maddesine göre toplantının esas sözleşmede gösterilen şekil ve surette ve her halikarda 37.maddede belirtilen gazetelerde ilan edilmek üzere toplantı vaktinden en az iki hafta önce yapılması gerektiğini, ayrıca nama yazılı pay sahipleri ile önceden şirkete bir hisse senedi tevdi edilerek ikametgahını bildiren pay sahiplerinin taahhütlü mektup gönderilmesi sureti ile de toplantı gününün bildirilmesi gerektiğini, nama yazılı pay sahibi olan müvekkili ...'e ve ...'na taahhütlü mektup gönderilmediğini, diğer davacının ise usulsüz işlemlerle payını kaybettiğini, bu nedenle buna da toplantı gününün davet sureti ile bildirilmediğini, bu nedenle geçersiz davet üzerine toplanılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, ...'in davalı şirkette pay sahibi olup aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olduğunu, davet edilmediği 13/02/2010 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğinden haksız olarak aziledildiğini, 13/03/2010 tarihli toplantının 13/02/2010 tarihli toplantıdan bir ay sonra yapılması nedeni ile müvekkilinin kendisi aleyhine alınan kararlardan haberdar olmamasına ve toplantıya katılmaması nedeni ile şirketin ortaklık yapısında meydana gelen değişimi fark edemeyerek durumdan ...'nin %95 oranında pay sahibi ve ortağı olan diğer müvekkili ...'u süresinde bilgilendiremediğini, bu nedenle gerekli yasal işlemlerin başlatılamadığını, bu nedenle alınan kararların yok hükmünde olduğunu, müvekkillerinden ...'un davalı şirkette ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak davalı şirketin 13/03/2010 tarihli olağanüstü genel kurulda toplantıya davet edilmediğini, oy kullanma haklarının engellendiğini, davalı şirketin 13/03/2010 tarihli olağanüstü genel kurulunda toplantı ve karar nisabının sağlanamadığını, TTK 372.maddesine göre "Umumi heyetler bu kanunda veya esas mukabelede aksine hüküm buluanan haller hariç olmak üzere şirket sermayesinin en az dörtte birini temsil eden pay sahiplerinin huzuru ile toplanırlar ilk toplantıda bu nisap oluşmadığı takdirde tekrar toplantıya davet edilirler, ikinci toplantı da hazır bulunan pay sahipleri temsil ettikleri sermeyenin miktarı ne olursa olsun müzakere yapmaya ve karar vermeye yetkilidirler." denildiğini, ana sözleşmenin 17.maddesinde toplantı ve karar alma yeter sayısının düzenlendiğini, buna göre A grubu hisselerinin çoğunluğunun temsil edilmesi kayıt ve şartı ile şirket hisselerinin çoğunluğuna sahip pay sahiplerinin katılımı ile toplanılacağını, kararında şirket hisselerinin çoğunluğunun olumlu oyu ile alınacağını, her hisse sahibinin bir oy hakkı bulunduğunu, ancak somut olayda ...'nin %95 oranında A grubu hisseye sahip ...'un toplantıya davet edilmediğini bu nedenle toplantı ve karar nisabı oluşmadığını, 13/02/2010 tarihinden önceki usulüne uygun hissedarlık yapısı irdelendiğinde ...'un 169.460.996,Dilova Belediyesinin 8.919.000, ... 1, ...nun 1, ...'nin 1, ...'nun 1 olmak üzere toplam hisse adedinin 178.380.000 olduğunu, müvekkillerinden ...'in ve ...nun birlikte 13/02/2012 tarihine kadar ...'nin ... tarafından atanan yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını ayrıca ...'in A grubu 1 hisse ile halen ...'nin ortağı olduğunu,TTK ya aykırı olarak gerekli çağrılan yapılmadan yapılan 13/02/2010 tarihli genel kurul toplantısında ortaklık yapısının hazirun cetvelinde ... 169.460,996, Dilova Belediyesinin 8.919.000, ... 1, ...nun 1, ...'nin 1, ...'nun 1 olmak üzere toplam hisse adedinin 178.380.000 olarak gösterildiğini, iş bu davanın konusu olan 13/03/2012 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında yine ortak ve eski yönetim kurulu üyesi olan ...'e çağrı yapılmadığını, ...'un diğer temsilcisi ve eski yönetim kurulu üyesi aynı zamanda ortak olan ...'nun tesadüfen toplantıya katıldığını, 13/03/2010 tarihinde yapılan toplantıda hazırlanan hazirun cetveli incelendiğinde ...'nin %95 oranında hissesine sahip ...'un ...'nin hissadarı olarak hazirun cetvelinde yer almadığının görüldüğünü, bunun yerine kim oldukları ve neden pay sahibi olarak yer aldıkları anlaşılamayan iki ayrı şirketin adının yer aldığının görüldüğünün, hazirun cetvelinin ortaklık yapısının ... 70.000,00, ... Holding 99.460.996, Dilova Belediyesinin 8.919.000, ... 1, ...nun 1, ...'nin 1, ...'nun 1 hisse sahibi olarak yer aldığının tespit edildiğini, bu toplantıda ...'un davalı şirketteki yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'in görevden alındıklarının öğrenildiğini, ...'un ...'deki hisselerini satma konusunda herhangi bir karar ve onay bulunmadığını, kaldi ki ...'nin ana sözleşmesinin 10/2.maddesinde hisse devrinin geçerli olması ve şirkete karşı hüküm ifade edebilmesinin devrin yönetim kurulunun önceden vereceği yazılı izin ile onanması ve şirketin tasdikli pay defterine kayıt edilmesi şartına bağlı olduğunu, yönetim kurulunun karar alabilmesi için ise ana sözleşmenin 23.maddesinde ki nisabın sağlanması gerektiğini, ...'in hisse devrinin tartışıldığı herhangi bir toplantıya katılmadığı gibi böyle bir karar da imzalamadığını, ...'nun alınan tüm kararlara muhalefet ettiğini, son hazirun cetveli incelendiğinde ...'un sahip olduğu %95 oranındaki hissenin ... ile ... adlı iki şirket arasında %40 ve %55 oranında paylaşıldığının anlaşıldığını, ... tarafından gönderilen 29/03/2010 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede ...'nin yaklaşık %95 hissesinin icra ihalesinde satın alındığını, bilahare bu hisselerin %56'sının ..'ye satıldığının bildirildiğini, sonrasında ... tarafından gönderilen mektupta Şişli ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve .. Esas sayılı dosyaları ile ... aleyhine ... tarafından 16.985.937,50 TL alacak için takip başlatıldığı, takiplere dayanak olarak ... ve ... arasında imzalanan 28/12/2007 ve 06/05/2008 tarihli iki sözleşme ve ödeme makbuzlarının gösterildiğini, takip sonucunda hisselerin ... tarafından iktisab edildiğinin belirtildiğini, 19/01/2010 tarihinde Şişli ...İcra Müdürlüğü tarafından ...'ye yazı yazılarak ...'nin ...'a ait 169.460.996 adet nama yazılı hissesinin yapılan ihale sonucu ... tarafından iktisab edildiği ve bu durumun pay defterine ortak olarak tescili ve kaydının yapılmasına ilişkin müzekkere gönderildiğini, bu müzekkereden de müvekkillerinin haberinin olmadığını, ödeme emirlerinin hem ... hemde ...'nin yönetim kurulu üyesi olan ... tarafından alındığını, satış ilanında ... tarafından alındığını, ancak bu durumun müvekkiline bildirilmediğini, yasaya ve usule aykırı tebligat ile yapılan hukuk dışı icra takiplerinin iptaline ve icra ihalelerinin feshine dair ... tarafından Şişli 4.İcra Hukuk Dairesi nezdinde 2010/525, 526,527,528 esas numaralı davalar ile dava açıldığını, öte yandan cebri icra vasıtası ile hisse devir işleminin gerçekleşeceğinin kendilerinden saklandığını, daha sonra ... tarafından hisselerinin %55'inin 13/02/2010 ila 13/03/2010 tarihi arasında ...'ye devir edildiğini, bu açıklamalar istinaden toplantı ve karar sayısı sağlanmadan yapılan 13/03/2010 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitini veya iptalini talep ettiklerini ve şirketin yönetimininde kayyıma bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından verilen vekaletnamenin geçerli olmadığını, ... hisselerinin tamamının icradan açık artırma yolu ile Şişli ...İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyalarından 06/01/2010 ve 07/01/2010 tarihlerinde satıldığını, ...'un müvekkili şirkette payının bulunmadığını bu nedenle ...'un aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, 13/02/2010 tarihli genel kurula hisseleri satıldığı için ...'un davet edilmediğini, diğer davacının ise şirkette 1 adet hissesinin bulunduğunu, bu davacıya 13/02/2010 - 13/03/2010 ve 19/03/2010 tarihli genel kurul toplantılarının tamamının ... ana sözleşmesi ve TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca taahhütlü mektupla davet edildiğini, yerel gazeteyle ve ticaret sicil gazetesinde ilanların yapıldığını, ancak ...'in toplantıya katılmadığını, katılıp muhalefet şerhi verse dahi bir hissesi olması nedeni ile alınacak kararlarda hiçbir etkinliği olmayacağı belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.