TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞÜKRÜ KARAHASANO ĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/8346) Karar Tarihi: 18/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Şükrü KARAHASANO ĞLU Vekili : Av. Eyüp ERASLAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; bir bankaya el konulmas ı sürecinde ihtiyati tedbir uygulanmas ı
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ŞÜKRÜ KARAHASANO ĞLU BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/8346) Karar Tarihi: 18/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPALYusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Özgür DUMAN Başvurucu : Şükrü KARAHASANO ĞLU Vekili : Av. Eyüp ERASLAN I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; bir bankaya el konulmas ı sürecinde ihtiyati tedbir uygulanmas ı ve tedbirin makul süreyi a şmas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının, davan ın sonradan yürürlü ğe gire n bir kanun hükmüne dayal ı olarak durdurulmas ı nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının, başvurucunun itirazlar ının yarg ılama sürecinde dikkate al ınmamas ı nedeniyle silahlar ın eşitliği ilkesinin ve yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 28/4/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu, özelle ştirme çerçevesinde 2/3/1998 tarihinde N. Grubu ile M. Grubunun orta ğı olduğu M.İ. Holdinge sat ılan Etibank A. Ş.ye (Banka) 2/3/1999 tarihinde genel müdür olarak atanm ış; 5/3/1999 tarihinden itibaren de Yönetim Kurulu üyesi ve ba şkan vekili olarak görev yapm ıştır. Başvurucu 25/2/2000 tarihinde bu görevinden kendi iste ğiyle çekilmiştir. N. Grubu özelle ştirmeden k ısa bir süre sonra hisselerini M. Grubuna satm ıştır. 10. Bankac ılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) 27/10/2000 tarihinde Bankan ın temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetimi ve denetiminin Tasarruf Mevduat ı Sigorta Fonuna (TMSF/Fon) devrine karar vermi ştir. Kararda, bankac ılık mevzuat ı gereği alınmas ı gereken tedbirlerin al ınmad ığı ve Bankan ın yükümlülüklerinin de ğerinin varl ıklar ının toplam de ğerini aştığı vurgulanm ıştır. BDDK ayr ıca Bankan ın faaliyetlerinin sürdürülmesinin mevduat sahiplerinin haklar ı ile mali sistemin güven ve istikrar ını tehlikeye düşürdüğünü aç ıklam ıştır. Son olarak Bankan ın kaynaklar ının emin bir şekilde çal ışmas ını tehlikeye dü şürecek şekilde hissedarlar ının oluşturduğu hâkim ortak gruba aktar ıldığı belirtilmiştir. 11. Fon Yönetim Kurulu 27/10/2000 tarihinde mevcut Yönetim ve Denetim Kurulu üyelerini de ğiştirmiş; ayn ı tarihli kararla Banka ortaklar ı ile aralar ında başvurucunun da olduğu Banka yöneticileri haklar ında mal beyannamesi talep edilmi ştir. 12. TMSF taraf ından başvurucu ile Bankan ın ortaklar ı ve diğer yöneticilerine kar şı 16/3/2001, 19/10/2001, 19/11/2001, 21/1/2002 ve 22/1/2002 tarihlerinde İstanbul 1. ve 3. Asliye Ticaret Mahkemelerinde tazminat ve şahsi iflas talepli sekiz ayr ı dava aç ılm ıştır. Dava konular ının değeri 14.279.994,77 TL, 2.060.528,88 TL, 22.487.732,46 TL, 10.324.210,72 TL, 33.251.361,43 TL, 12.419.803,77 TL, 10.552.728,84 TL, 12.419.803,77 TL ve 112.402.403,13 TL olarak gösterilmi ştir. TMSF bu davalarda ayr ıca daval ılar ın mal varl ıklar ı hakk ında tedbir uygulanmas ını talep etmi ştir. Bu davalar daha sonra İstanbul 1. ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmeye devam edilmi ştir. 13. Bu arada Banka ad ına Denetim Kurulu Üyeleri taraf ından başvurucu ile Bankan ın ortaklar ı ve diğer yöneticilerine kar şı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 25/6/2001 tarihinde 510.151.355 TL tazminat talepli dava aç ılm ıştır. Davac ılar, başvurucu ile diğer daval ılar ın mal varl ıklar ı ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklar ı üzerine ihtiyati haciz z ımn ında ihtiyati tedbir konulmas ına karar verilmesini talep etmi ştir. 14. Mahkeme 12/7/2001 tarihinde talebi kabul ederek ba şvurucu dâhil olmak üzere "daval ılar ın tüm mal varl ıklar ı ve 3.üncü şahıslardaki hak ve alacaklar ı üzerine aynî ve şahsi haklarla k ısıtlanmamak ve 3. şahıslara devir ve temlik edilmemek üzere ihtiyati haci z zımm ında ihtiyati tedbir konulmas ına" karar vermi ştir. Kararda 18/6/1999 tarihli ve 4389 say ılı mülga Bankalar Kanunu'nun 17. maddesi ile 14. maddesinin (5) numaral ı fıkras ının (b) ve (c) bentleri dayanak olarak gösterilmi ştir. 15. Başvurucunun söz konusu tedbir karar ına karşı yapt ığı itiraz Mahkemece 7/9/2001 tarihinde reddedilmi ştir. Başvurucunun dava sürecinde çe şitli tarihlerde bu tedbirin kald ırılmas ı yönündeki talepleri yine reddedilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 416. 4389 say ılı mülga Kanun'da 12/12/2003 tarihli ve 5020 say ılı Kanun ile baz ı değişiklikler yap ılm ıştır. Bu Kanun de ğişikliği 26/12/2003 tarihli ve 25328 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanm ıştır. Ayr ıca yarg ılama s ıras ında 4389 say ılı Kanun'u ilga eden 19/10/2005 tarihli ve 5411 say ılı Bankac ılık Kanunu 1/11/2005 tarihli ve 25983 Mükerrer say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanm ıştır. 17. Bu arada TMSF ile M. Grubu aras ında ilk defa 17/11/2003 tarihinde bir protokol düzenlenmi ştir. Bu protokol ile M. Grubundan olan Fon alaca ğının 27/10/2000 tarihi itibar ıyla toplam 890.000.000 Amerikan dolar ı (dolar) oldu ğu belirlenmi ştir. Gruba ba ğlı A.-S. Ticari ve İktisadi Bütünlü ğünün sat ış sürecine ba ğlı olarak Fon Kurulunun 23/10/2008 tarihli karar ı ile M. Grubu ve Fon aras ında 28/11/2008 tarihli bir protokol imzalanm ıştır. Bu protokol ile söz konusu Ticari ve İktisadi Bütünlü ğün ihale bedelinden Fona kalacak tutar ın M. Grubunun Fona olan borçlar ına mahsubu düzenlenmi ştir. İhale bedeline ili şkin s ıra cetvelinin kesinle şmesi protokolün şartlar ındand ır. Bu s ıra cetveli 2/12/2008 tarihli Resmî Gazete'de yay ımlanm ış olmakla birlikte baz ı kamu bankalar ı dâhil olmak üzere M. Grubundan alacakl ı olan kişi ve kurumlar ın iptali talepli davalar ı nedeniyle kesinle şmemiştir. 18. Başvurucu ise makul sürede yarg ılanma hakk ının ve diğer baz ı haklar ının ihlal edildiği iddias ıyla 6/8/2008 tarihinde Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) başvurmuştur. AİHM Murat Haçiko ğlu ve diğerleri/Türkiye (B. No: 21786/04, 8/4/2014) karar ıyla, makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlali iddias ının 6384 say ılı Kanun ile kurulan İnsan Haklar ı Tazminat Komisyonunu i şaret ederek iç hukuk yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar vermi ştir. Başvurunun geri kalan k ısm ının incelenmesi ise ertelenmi ştir. 19. Tazminat Komisyonu 1/6/2015 tarihinde ba şvurucunun makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ve kendisine 15.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermi ştir. Dilekçede yer verilen sair ihlal iddialar ı yönünden ise Komisyonun görev alan kapsam ına girmedi ği için bir karar verilmesine yer olmad ığına karar verilmi ştir. 20. TMSF taraf ından yap ılan talep üzerine Mahkeme 9/2/2009 tarihinde 4389 say ılı Kanun'un 15. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı, 5411 say ılı Kanun'un 132. maddesinin onuncu fıkras ı ve geçici 11. maddesi uyar ınca A.-S. Ticari ve İktisadi Bütünlü ğü s ıra cetvelinin kesinleşmesine kadar ilgili taraflar aras ında imzalanan anla şma süresince ve protokol hükümleri uyar ınca görülen söz konusu davalar ın durdurulmas ına karar vermi ştir. Mahkeme ayr ıca başvurucu hakk ındaki ihtiyati tedbir kararlar ının da devam ına hükmetmi ştir. Temyiz edilen kararlar Yarg ıtay 11. Hukuk Dairesince 25/5/2012 tarihinde onanm ıştır. 21. Başvurucu 7/5/2014 tarihinde, zarar ın güvence alt ına al ındığı ve tedbirin sürdürülmesinin hiçbir hukuki gerekçesinin kalmad ığını belirterek ihtiyati tedbirin kald ırılmas ını, aksi hâlde davan ın canland ırılmas ını talep etmi ştir. 22. Mahkeme 12/3/2015 tarihinde ba şvurucunun talebinin reddine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; TMSF ile M. Grubu aras ındaki protokol gere ğince s ıra cetveli kesinleşinceye kadar davan ın durduruldu ğunu, s ıra cetvelinin ise henüz kesinle şmediğini belirtmiştir. Mahkeme buna göre söz konusu protokolün henüz yürürlü ğe girmedi ğini, bu yüzden tedbirin kald ırılmas ını veya de ğiştirilmesini gerektirir bir hukuki nedenin bulunmad ığını vurgulam ıştır. Mahkeme tedbirin kald ırılmas ı hâlinde hakk ın elde edilmesinin zorlaşacağını veya imkâns ız hâle gelece ğini ve ciddi bir zarar ın oluşabileceğini belirtmiştir. Karar ın temyize tabi oldu ğu hüküm yerinde gösterilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 523. Başvurucu bu karar ı temyiz etmi ştir. Daire 17/2/2016 tarihinde ihtiyati tedbire itiraz niteli ğindeki söz konusu karar ın temyize tabi olmad ığını belirterek temyiz talebini reddetmiştir. 24. Bu karar ba şvurucu vekiline 31/3/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 25. Başvurucu 28/4/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 26. 4389 say ılı mülga Kanun un 17. maddesinin (1), (2) ve (3) numaral ı fıkralar ı şöyledir: (1) Bir bankan ın yönetim kurulu ve kredi komitesi ba şkan ve üyeleri ile genel müdür, genel müdür yard ımc ılar ı ve imzalar ı bankay ı ilzam eden memurlar ının kanuna ayk ırı karar ve işlemleriyle bankan ın iflas ına neden olduklar ının tespiti halinde, bankaya verdikler i zararlarla s ınırlı olarak bunlar ın şahsi sorumluluklar ı yoluna gidilerek, Fon Kurulu karar ına istinaden ve Fon'un talebi üzerine do ğrudan şahsen iflaslar ına mahkemece kara r verilebilir. Bu karar ve i şlemler bankan ın yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak tek ba şına veya birlikte elinde bulunduran ortaklara menfaat temini amac ıyla yap ıldığı takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakk ında da temin ettikleri menfaat üzerinden ayn ı hüküm uygulan ır. 2. Bu madde, 14 üncü maddenin (3), (4) ve (5) numaral ı fıkralar ı gereğince temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim ve denetimi veya hisseleri Fona devrolunan bankalar ın bu maddenin (1) numaral ı fıkras ında say ılan ortaklar ı ile an ılan maddenin (4) numaral ı fıkras ında belirtilen i şlemler ile (3) numaral ı fıkras ının uygulanmas ına neden olan işlemlerde sorumlulu ğu bulunan ve bu maddenin (1) numaral ı fıkras ında say ılan banka görevlileri hakk ında da bankan ın iflas ı aranmaks ızın uygulan ır. 3. 14 üncü maddenin (5) numaral ı fıkras ının (b) bendindeki mal beyannamesine ve muhafaza tedbirlerine ili şkin hükümler bu maddede de k ıyasen uygulan ır. 27. 4389 say ılı mülga Kanun un 14. maddesinin (5) numaral ı fıkras ının (b) ve (c) bentlerinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: Fon, (4) numaral ı fıkra hükümlerine göre temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim v e denetimi kendisine devredilen bankan ın; ba) An ılan f ıkrada belirtilen şekilde kullan ılan kaynaklar ının veya uğrad ığı zarar ın vereceği süre içinde iade veya tazmin edilmesini ve hisselerin Kurulca uygun görülecek gerçek ve tüzel ki şilere devredilmesini istemeye, bb) Yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak, tek ba şına veya birlikte elind e bulunduran ortaklar ı ile tüzelki şi ortaklar ının sermayesinin yüzde onundan fazlas ına sahip gerçek ki şi hissedarlar ından kendilerine, e şlerine ve velayet alt ındaki çocuklar ına ait taşınmaz mal ve i ştiraklerini, haczi caiz olan ta şınır mal, hak ve alacaklar ını ve menku l kıymetlerini ve her türlü kazanç ve gelirleri ve ayr ıca bildirimden önceki iki y ıl içinde ivazl ı veya ivazs ız olarak iktisap ettikleri veya devrettikleri ta şınmaz mal, haczi caiz ta şınır mal, hak, alacak ve menkul k ıymetlerini gösterir birer mal beyannamesi vermelerini istemeye, Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 6bc) Yönetim ve denetimini do ğrudan veya dolayl ı olarak, tek ba şına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar ının malvarl ıklar ı üzerine teminat aranmaks ızın ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz kararlar ı ile ilgililerin yurtd ışına ç ıkmas ına yasaklama dahil, alacakl ılar ın menfaati için zorunlu olan her türlü muhafaza tedbirinin al ınmas ını ilgili mahkemeden istemey e yetkilidir. Bu bend hükümlerine göre istenen mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde Fona verilmesi zorunludur. Bu mal beyan ının hüküm ve sonuçlar ı hakk ında 2004 say ılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri geçerlidir. Bu bend hükümleri çerçevesinde al ınan tedbi r ve haciz kararlar ı, karar tarihinden itibaren alt ı ay içinde dava veya icra veya iflas takibine konu olmazsa kendili ğinden ortadan kalkar. Fonun ilgililer hakk ında 2004 say ılı İcra ve İflas Kanununun Onbirinci Bap hükümlerine göre açaca ğı iptal davas ında aciz vesikas ı şart ı aranmaz. Bu maddenin (4) numaral ı fıkras ında belirtilen şekilde kullan ılan kaynaklar veya uğran ılan zarar verilen süre içinde iade veya tazmin edilmedi ği takdirde bu zarar veya kullan ılan kaynaklar ın miktar ına bak ılmaks ızın bu ortaklara ait hisseler Fona intikal eder. Bu kaynaklar veya u ğran ılan zarar, verilen süre içinde iade veya tazmin edilse dah i uğran ılan zarar ın özkaynaklar ı aştığının tespiti halinde ise bankan ın hisselerinin tamam ı başkaca bir i şleme gerek kalmaks ızın Fona intikal eder. c) Bu Kanun hükümlerine göre temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim ve denetimler i Fona intikal eden bankalar ın, tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankalar ın iflas idarelerinin ve hisseleri k ısmen veya tamamen Fona intikal eden bankalar ın Fon taraf ından borçlar ının ve/veya taahhütlerinin üstlenilmesi ve/veya alacaklar ının devral ınmas ı halinde Fonun, üstlendiği borçlar ve/veya taahhütler ile devrald ığı alacaklarla ilgili devir ve temlik sözleşmeleri, her türlü teminat ın tesisi ve kald ırılmas ı, sözleşmelerin bozulmas ı, dava v e icra takipleri ile bu borçlar ve/veya alacaklar ve/veya taahhütlerle ilgili di ğer her türl ü işlemler ve bu i şlemlerle ilgili düzenlenen ka ğıtlar, eğitime katk ı pay ı hariç olmak üzere her türlü vergi, resim, harç, fonlar ve 2548 say ılı Cezaevleri ile Mahkeme Binalar ı İnşası Karşılığı Olarak Al ınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakk ında Kanunun 1 inci maddesi hükmünden istisnad ır. Borçlu taraf ından ödenmesi gereken tahsil harc ı dahil her türlü vergi, resim, harç ve masraflar Fon alaca ğından mahsup edilemez. Bu i şlemlerden kaynaklanan döner sermaye ücreti ödenmez ve di ğer kesintiler yap ılmaz. Ayr ıca, alacağa karşılık menkul veya gayrimenkul bir mal ın r ızaen veya icraen Fon taraf ından veya yönetim ve denetimleri veya hisseleri Fona intikal eden bankalar Taraf ından sat ın al ınmas ı halinde bu i şlemlerle ilgili olarak taraflar ın ödemekle yükümlü oldu ğu vergi, resim, harç (e ğitime katk ı pay ı hariç) ve döner sermaye ücreti gibi malî yükümlülükler aranmaz. Bu bankalar ile tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankalar ın iflas idarelerinin ve Fonun, mahkeme ilâm ını almas ı ve tebliğe ç ıkartmas ı işlemlerinde kar şı tarafa yükletilmi ş olan harc ın ödenmi ş olmas ı ve her türlü ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz v e tehir-i icra taleplerinde teminat şart ı aranmaz. Bu alacaklara ili şkin davalarda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usulü hükümleri uygulan ır. ..." 28. 5520 say ılı Kanun un 18. maddesi ile eklenen 4389 say ılı mülga Kanun'un 9. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (b) bendi şöyledir: "Mal bildiriminde bulunmas ı gerekenlerin, bildirimde belirtmedikleri veya gerçe ğe ayk ırı olarak bildirdikleri her türlü ta şınır ve taşınmaz mal, hak ve alacak, gelir v e harcamalar da haks ız mal edinme hükümlerine tâbidir. Haks ız mal edinmedi ğini ispat eden e bu hüküm uygulanmaz. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 729. 5520 say ılı Kanun un 20. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "4389 say ılı Kanunun 15 inci maddesinin (3) numaral ı f ıkras ının dokuzuncu cümlesinden sonra gelmek üzere 'Borçlu veya borçlunun mallar ı başka mahallerde bulunduğu takdirde, Fon, 6183 say ılı Amme Alacaklar ının Tahsil Usulü Hakk ında Kanun hükümlerini, kendi tahsilat dairesi arac ılığı ile uygulayabilece ği gibi, tahsil dairesi bulunmad ığı hâllerde talebi üzerine, uygulama o mahaldeki Maliye Bakanl ığı Tahsil Daires i taraf ından yap ılır.' cümlesi, ondördüncü cümlesine 'Fon, devrald ığı ve dava veya iflâ s takibine konu etmekle görevli ve yetkili oldu ğu alacaklar ı' ifadesinden sonra gelmek üzere 've 6183 say ılı Kanuna göre takip etti ği ve/veya edece ği alacaklar ı' ibaresi ve bu f ıkraya son cümle olarak 'Fon aslen veya devir suretiyle sahip oldu ğu her türlü alaca ğının teminat ını teşkil etmek üzere Türk paras ı ve/veya ta şınmaz rehni ve/veya ta şınır rehni dahil olma k üzere her türlü aynî ve şahsî teminat almaya ehil ve yetkilidir.' cümlesi eklenmi ş, (4) numaral ı fıkras ı ile (7) numaral ı fıkras ının (a) bendi a şağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (b) bendine a şağıdaki paragraflar eklenmi ş, (9) numaral ı fıkras ının (c) bendinde yer alan 'Fo n bak ımından dokuz ay süreyle durur.' ibaresi, 'Fon bak ımından üç ay süreyle durur.' şeklinde değiştirilmiş ve ayn ı fıkraya aşağıdaki (e) bendi ve maddeye a şağıdaki f ıkra (10) numaral ı fıkra olarak eklenmi ştir. ..." 30. 5411 say ılı Kanun un 132. maddesinin onuncu f ıkras ı şöyledir: "Fon, takip etti ği alacaklar ile ilgili olarak iskonto da dâhil olmak üzere her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alaca ğına mahsuben menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacaklar ı belirleyece ği koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plan ına bağlanmas ı da dâhil olmak üzere borçlularla anla şma yapmaya ve borçlularla yapt ığı anlaşmalar kapsam ında Fon Kurulunca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulay ıp, uygulamamaya, dava aç ıp açmamaya vey a açılmış bulunan hukuk davalar ının yap ılan anlaşma süresince durdurulmas ını mahkemede n istemeye yetkilidir." 31. 5411 say ılı Kanun un 136. maddesi şöyledir: "Fon alacaklar ının tahsilini teminen, Fon taraf ından bu Kanun hükümleri çerçevesinde açılan ve/veya takip edilen dava ve takiplerde verilen ihtiyatî haciz veya tedbir kararlar ı uyar ınca üzerine ihtiyatî haciz veya tedbir konulan para, her türlü mal, hak ve alacaklar, bu davalara konu alacaklar ın yasal teminat ını oluşturur ve karar kesinle şinceye veya taki p sonuçlan ıncaya kadar devam eder. Mahkemece karara ba ğlanan alacaklar, tedbir konulan para, mal, her türlü hak ve alacaklar ın bedelinden, Devletin ve sosyal güvenli k kuruluşlar ının 6183 say ılı Kanun kapsam ındaki alacaklar ından sonra gelmek üzere, imtiyazl ı alacak olarak öncelikle tahsil olunur." 32. 5411 say ılı Kanun un geçici 11. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun yay ımı tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar temettü hariç ortakl ık haklar ı ile yönetim ve denetim Fona intikal eden ve/veya bankac ılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ili şkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul taraf ından kald ırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon taraf ından tasfiye i şlemleri ba şlat ılan bankalar hakk ında başlat ılan işlemler sonuçlan ıncaya ve her türlü Fon alacaklar ı tahsi l edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kald ırılan 4389 say ılı Kanunun 14, 15, 15/a, 16, Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 817, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nc ı maddeleri ile geçici 4 üncü maddes i hükümlerinin uygulanmas ına devam edilir. ...Bu Kanunun yay ımı tarihinden önce mülga 3182 say ılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile, bu Kanunla yürürlükten kald ırılan 4389 say ılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi uyar ınca işlem yap ılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye i şlem i başlat ılan bankalar hakk ında bu Kanunla yürürlükten kald ırılan 4389 say ılı Kanunun 14 üncü maddesinin (5) ve (6) numaral ı fıkralar ı hükümlerinin uygulanmas ına devam edilir." B. Uluslararas ı Hukuk 33. Mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eden tedbirler ile ilgili uluslararas ı hukuk için bkz. Hesna Funda Baltal ı ve Baltal ı G ıda Hayvanc ılık San. ve Tic. L td. Şti. [GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018, 23-39. V.İNCELEME VE GEREKÇE 34. Mahkemenin 18/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 35. Başvurucu, makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 36. Bireysel ba şvuru sonras ında 31/7/2018 tarihli ve 30495 say ılı Resmî Gazete'd e yay ımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 say ılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 say ılı Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine Yap ılm ış Baz ı Başvurular ın Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmi ştir. 6384 say ılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre yarg ılamalar ın uzun sürmesi, yarg ı kararlar ının geç veya eksi k icra edilmesi ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yap ılan ve bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarih itibar ıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan bireysel başvurular ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik karar ının tebliğinden itibaren üç ay içinde yap ılacak müracaat üzerine Adalet Bakanl ığı İnsan Haklar ı Tazminat Komisyonu Ba şkanl ığı (Tazminat Komisyonu) taraf ından incelenmesi öngörülmü ştür. 37.Ferat Yüksel (B. No: 53984/00, 30/3/2004, 37) karar ında Anayasa Mahkemesi yarg ılamalar ın makul sürede sonuçland ırılmad ığı ya da yarg ı kararlar ının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmedi ği iddias ıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekle ştirilen bireysel ba şvurulara ili şkin olarak Tazminat Komisyonuna ba şvuru yolunun ilk bak ışta ulaşılabilir ve ihlal iddialar ıyla ilgili ba şarı şans ı sunma ve yeterli giderim sa ğlama kapasitesi olduğunu değerlendirmi ştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna ba şvuru yolu tüketilmede n yap ılan başvurunun incelenmesinin bireysel ba şvurunun i kincil niteli ği ile bağdaşmayacağı Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 9sonucuna vararak ba şvuru yollar ının tüketilmemi ş olmas ı nedeniyle kabul edilemezlik karar ı vermiştir (Ferat Yüksel, 27-36). 38. Mevcut ba şvuruda söz konusu karardan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 39. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Silahlar ın Eşitliği İlkesinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 40. Başvurucu; aleyhine aç ılan davada delillerin toplanmad ığını, kendisine ispat hakk ı tan ınmad ığını, iddia ve itirazlar ının dikkate al ınmad ığını belirterek silahlar ın eşitliği ilkesinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 41. Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde ba şvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel ba şvuru yolunun ikincillik niteli ği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle ola ğan kanun yollar ının tüketilmesi zorunludur ( Ayşe Zıraman ve Cennet Ye şilyurt , B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16, 17). 42. Somut olayda ba şvurucunun şikâyet etti ği yarg ılaman ın devam etti ği tespit edilmiştir (bkz. 20). Buna göre s ıra cetveli kesinle şinceye kadar durdurulan davan ın esas ı hakk ında bir karar verilmemi ş olup başvurucunun silahlar ın eşitliği ilkesinin ihlali iddias ı kapsam ında dile getirdi ği söz konusu şikâyetler ise ancak yarg ılama sona erdi ğinde başvuruya konu edilebilecek nitelikte görülmü ştür. Bu durumda ba şvurucunun bu ba şlık altındaki şikâyetlerine ili şkin hukuk sisteminde mevcut yarg ısal yollar ı tüketmeksizin bireysel ba şvuruda bulundu ğu anlaşılmaktad ır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. Mahkemeye Eri şim Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 44. Başvurucu, davan ın sonradan yürürlü ğe giren bir kanun hükmüne dayal ı olarak durdurulmas ı nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 45. Adil yarg ılanma hakk ının en temel unsurlar ından biri olan mahkemeye eri şim hakk ı, bir uyuşmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyu şmazl ığın etkili bir şekilde karara bağlanmas ını isteyebilmek anlam ına gelir. Ki şinin mahkemeye ba şvurmas ını engelleyen vey a mahkeme karar ını anlams ız hâle getiren, bir ba şka ifadeyle mahkeme karar ını önemli ölçüde Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 10etkisizleştiren s ınırlamalar mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 46. Anayasa n ın 36. maddesinde, hak arama özgürlü ğü için herhangi bir s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş haklar ın da hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı sınırlar ının bulundu ğu kabul edilmektedir. Ayr ıca hakk ı düzenleyen maddede herhangi bir s ınırlama nedenine yer verilmemi ş olsa da Anayasa n ın başka maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak bu haklar ın s ınırland ırılmas ı da mümkün olabilir. Dava açma hakk ının kapsam ına ve kullan ım koşullar ına ilişkin bir k ısım düzenlemenin hak arama özgürlü ğünün doğasından kaynaklanan s ınırlar ı ortaya koyan ve hakk ın norm alan ını belirleyen kurallar oldu ğu aç ıktır. Ancak bu s ınırlamalar, Anayasa n ın 13. maddesinde yer alan güvencelere ayk ırı olamaz ( Özkan Şen, 58; Tahir Gökatalay, B. No: 2013/1780, 20/3/2014, 39; İbrahim Can Ki şi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014, 33). 47. Sonuç itibar ıyla mutlak olmayan ve s ınırland ırılabilen mahkemeye eri şim hakk ına ilişkin müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, me şru amaç ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmam a koşullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. 48. Somut olayda ba şvurucu aleyhine aç ılan şahsi iflas davas ında görülen yarg ılama 5411 say ılı Kanun'un geçici 11. ve 132. maddesinin onuncu f ıkras ı uyar ınca TMSF ile M. Grubu aras ındaki protokol çerçevesinde ilgili Ticari ve İktisadi Bütünlü ğün s ıra cetvelinin kesinleşmesine kadar durdurulmu ştur. Buna göre yarg ılaman ın durdurulmas ı yönündeki müdahalenin ula şılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayana ğının bulundu ğu aç ıktır. Diğer taraftan kamu alaca ğının diğer borçlulardan tahsil edilip edilemeyece ği ancak s ıra cetveli kesinle ştikten sonra belirlenebilece ğinden müdahalenin kamu alaca ğının tahsilinin sağlanmas ı yönünde kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ı bulunmaktad ır. 49. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan mahkemeye eri şim hakk ı mutlak olmay ıp s ınırlamalara konu olabilir. Ancak Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi uyar ınca an ılan s ınırlamalar ın mahkemeye eri şimi imkâns ız hâle getirmemesi ya da aşırı derecede zorla ştırmamas ı gerekir. Ki şinin mahkemeye ba şvurmas ını engelleyen hukuki veya fiilî s ınırlamalar mahkemeye eri şim hakk ını ihlal edebilir ( Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). 50. Anayasa'n ın 13. maddesi uyar ınca hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ında dikkate al ınacak ölçütlerden biri olan ölçülülük, hukuk devleti ilkesinden do ğmaktad ır. Hukuk devletinde hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ı istisnai bir yetki oldu ğundan bu yetki ancak durumun gerektirdi ği ölçüde kullan ılmas ı koşuluyla hakl ı bir temele oturabilir. Bireylerin hak ve özgürlüklerinin somut ko şullar ın gerektirdi ğinden daha fazla sınırland ırılmas ı kamu otoritelerine tan ınan yetkinin a şılmas ı anlam ına gelece ğinden hukuk devletiyle ba ğdaşmaz (AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014). 51. Ölçülülük ilkesi; öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekleştirmeye elveri şli olmas ını, ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunl u olmas ını ve bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2015/101, 12/11/2015; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016; E.2016/13, Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 11K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). Müdahalenin ölçülülü ğü değerlendirilirken ilgili kanuni düzenlemelerle birlikte somut olay ın koşullar ı ve başvurucunun tutumu da gözönünde bulundurulmal ıdır (Ahmet Ersoy v e diğerleri, B. No: 2014/4212, 5/4/2017, 50). 52. Başvuru konusu olayda yarg ılaman ın s ıra cetveli kesinle şinceye kadar durdurulmas ına karar verilmekle birlikte dava henüz sonuçland ırılmad ığına göre müdahalenin belirtilen kamu yarar ı amac ı ile karşılaştırıldığında orant ılı olduğu ve bu durumun ba şvurucu üzerinde a ğır bir yük olu şturmad ığı anlaşıldığından mahkemeye eri şim hakk ına yönelik bir ihlal olmad ığının aç ık olduğu sonucuna var ılm ıştır. 53. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda bir ihlal bulunmad ığı aç ık olan ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, 24). 54. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin a çıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. D. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1.İhtiyati Tedbirin Haks ız Olduğu Şikâyeti Yönünden a. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 55. Başvurucu, zarar ın teminat alt ına al ınmas ı amac ının d ışına ç ıkılarak mal varl ığı üzerine ihtiyati tedbir konuldu ğunu belirterek mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmiştir. 56. Bakanl ık başvurucunun haks ız ihtiyati tedbirlerden dolay ı tazminat davas ı açabileceğini ancak böyle bir yolu tüketmedi ğini belirtmi ştir. Bakanl ık uyuşmazl ığın esas ı yönünden ise ihtiyati tedbirin belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayana ğının bulundu ğunu, müdahalenin yarg ı karar ının etkisizle şmesini önleme yönünde me şru bir amac ının da olduğunu ifade etmi ştir. Bakanl ık orant ılılık yönünden ise ba şvurucunun uyu şmazl ık konusu tedbir karar ından ötürü hangi mal varl ığı kaleminde ne gibi bir zarara u ğrad ığının belirtilmedi ğini aç ıklam ıştır. 57. Başvurucu cevap dilekçesinde ba şvuru formundaki beyanlar ını yinelemi ş, ihtiyati tedbirin amac ından sapt ırılarak keyfî bir uygulamaya dönü ştüğünden yak ınm ıştır. Başvurucu ayr ıca sonuçlanmayan bir davada verilen ihtiyati tedbirden kaynaklanan zarar ın tazmini ile ilgili etkili bir ba şvuru yolunun olmad ığını belirtmiştir. Başvurucu son olarak ihtiyati tedbir karar ının başvurucunun bütün mal varl ığı hakk ında uyguland ığını ifade etmi ştir. b. Değerlendirme 58. Başvurucunun mal varl ığı üzerine ihtiyati tedbir konulmas ının mülkiyet hakk ına müdahale te şkil ettiği kuşkusuzdur (benzer yönde de ğerlendirme için bkz. İbrahim Geçer , B. No: 2014/19056, 19/2/2019, 54). Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 1259. Mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 62). 60. Somut olayda ba şvurucunun şikâyetine konu tedbirin 4389 say ılı mülga Kanun'un 17. maddesi ile 14. maddesinin (5) numaral ı fıkras ının (b) ve (c) bentlerine dayal ı olarak konuldu ğu görülmektedir. Bu durumda mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir nitelikte kanuni bir dayana ğının olduğu sonucuna var ılm ıştır. 61. Öte yandan geçici bir hukuki koruma türü olan ihtiyati tedbir yoluyla ileride açılacak veya görülmekte olan bir davan ın sonucunun etkisiz veya anlams ız kalmamas ı hedeflenmektedir. Buna göre müdahalenin kamu yarar ına dayal ı meşru bir amac ı da bulunmaktad ır. 62. Son olarak müdahalenin ölçülü olup olmad ığı değerlendirilmelidir. 63. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, 18; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri , 38). 64. Somut olayda ba şvurucunun genel müdür, Yönetim Kurulu üyesi ve ba şkan vekili olarak görev yapt ığı Bankan ın kaynaklar ının emin bir şekilde çal ışmas ını tehlikeye düşürecek şekilde hissedarlar ının oluşturduğu hâkim ortak gruba aktar ıldığı gerekçesiyle yönetimi ve denetiminin TMSF'ye devrine karar verilmi ştir. Bunun üzerine yol aç ılan kamu zarar ının tazmini için ba şvurucu ile Bankan ın diğer ortaklar ı ve diğer yöneticilerine kar şı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 25/6/2001 tarihinde dava aç ılm ış ve başvuruya konu tedbir de bu davada konulmu ştur. An ılan davan ın konusu 510.151.355 TL tutar ında tazminat ödenmesi talebine ili şkindir (bkz. 9-13). 65.Şikâyete konu tedbirin yukar ıda değinilen kamu yarar ı amac ını gerçekleştirmeye elverişli olduğunda kuşku bulunmamaktad ır. Bunun yan ında başvurucu bu tedbirin niçin gerekli olmad ığını da somut bir biçimde ortaya koyamam ıştır. 66. Başvurucu söz konusu tedbire kar şı yarg ılaman ın çeşitli aşamalar ında etkin bir biçimde itiraz edebilme imkân ı da bulabilmi ştir. Ayr ıca başvurucunun mal varl ığına konulan tedbirin geçici nitelikte oldu ğu ve haks ız olduğunun anla şılmas ı hâlinde davadan sonra tazminat davas ı aç ılabileceği de gözetilmelidir. Son olarak tedbirin konuldu ğu davan ın değerinin (bkz. 64) oldukça yüksek oldu ğu, başvurucunun ise bu de ğer ile karşılaştırmaya elverişli somut bir belge de sunmad ığı anlaşılmaktad ır. Sonuç olarak ihtiyati tedbirin haks ız yere uyguland ığı iddias ı yönünden yap ılan müdahalenin kamu yarar ı amac ı ile başvurucunun mülkiyet hakk ının korunmas ı aras ındaki adil dengeyi bozmad ığı ve ölçülü oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. Bu durumda belirtilen şikâyet yönünden bir ihlalin olmad ığı aç ıktır. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 1367. 6216 say ılı Kanun un 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında aç ıkça dayanakta n yoksun ba şvurular ın Anayasa Mahkemesince kabul edilemezli ğine karar verilebilece ği belirtilmiştir. Bu ba ğlamda bir ihlal bulunmad ığı aç ık olan ba şvurular aç ıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir ( Hikmet Balabano ğlu, 24). 68. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2.İhtiyati Tedbir Sürecinin Makul Sürede Sonuçlanmad ığı Şikâyeti Yönünden a. Başvurucunun İddialar ı 69. Başvurucu, ihtiyati tedbirin makul bir sürede sonuçlanmad ığı gerekçesiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. b. Değerlendirme i. Kabul Edilebilirlik 70. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir nedeni de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. ii. Esas Yönünden 71. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer bir şikâyeti Hesna Funda Baltal ı ve Baltal ı Gıda Hayvanc ılık San. ve Tic. Ltd. Şti. başvurusunda incelemi ş ve sonuca ba ğlam ıştır. 72. Anayasa Mahkemesi muhtemel bir alaca ğın güvence alt ına al ınarak etkisizleşmesinin önüne geçilmesi amac ıyla ihtiyaç duyulan tedbirlerin al ınmas ı ve bu tedbirler kapsam ında kamu makamlar ının mülk üzerinde belirli bir süreyle hukuki tasarruflarda bulunulmas ının s ınırland ırılmas ı bak ımından geni ş bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmi ştir. Ancak devletin mülkiyet hakk ına ilişkin pozitif yükümlülükleri çerçevesinde yap ılan inceleme sonucunda söz konusu tedbirlerin uygulanmas ının mülk sahibine kaç ınılmaz olandan a şırı bir külfet de yüklememesi gerekti ği vurgulanm ıştır. Bu doğrultuda hukuki ili şkinin diğer taraf ının haklar ını korumak için tedbiri uygulayan kam u makamlar ının söz konusu tedbirin ba şvurucunun mülkiyet hakk ına etkilerini de gözetmesi ve ölçüsüz bir müdahaleye yol açmamas ı gerekmektedir ( Hesna Funda Baltal ı ve Baltal ı Gıda Hayvanc ılık San. ve Tic. Ltd. Şti., 79). 73. Buna göre mülkiyet hakk ını sınırland ıran bir tedbirin uygulanmas ının ölçülü olabilmesi için ise gerek kapsam ı gerekse de süresi itibar ıyla orant ılı olarak uygulanmas ı gerekmektedir. Mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eden tedbirler uygulanmas ı ve bu tedbirlerin belirli bir süre de devam etmesi ancak bireye şahsi olarak a şırı bir külfet yüklemedi ği takdirde ölçülü görülebilir. Di ğer bir deyi şle mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eden tedbirlerin söz konusu oldu ğu durumlarda tedbiri uygulayan kamu makamlar ının ivedi olarak ve özenli bir biçimde davranma yükümlülükleri bulunmaktad ır. Aksi hâlde yani tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyet hakk ının tan ındığı yetkilerin Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 14kullan ılmas ının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orant ısız bir külfet yüklemiş olur ( Hesna Funda Baltal ı ve Baltal ı G ıda Hayvanc ılık San. ve Tic. Ltd. Şti., 73-80). 74. Benzer nitelikteki somut olay bak ımından da bu ilkelerden ayr ılmay ı gerektiri r bir durum bulunmamaktad ır. Nitekim ba şvurucunun mal varl ığı üzerine 12/7/2001 tarihinde konulan ihtiyati tedbir şerhinin devam etti ği görülmektedir. Dolay ısıyla olayda mülkiyet hakk ını sınırland ıran tedbir sürecinin yakla şık on sekiz y ıl on bir ayd ır devam etti ği tespit edilmiştir. Bu tedbir süreci olay ın koşullar ı çerçevesinde bir bütün olarak ele al ındığında söz konusu sürenin makul olmad ığı ise kuşkusuzdur. Bu durumda mülkiyet hakk ını sınırland ıran tedbirin ba şvurucuya şahsi olarak a şırı ve olağan d ışı bir külfet yükledi ği ve ölçüsüz oldu ğu sonucuna var ılm ıştır. 75. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. E. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 76. 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 77. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 78. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 79. Başvurucu, ihlallerin ve bu aşamada sakl ı tutulan maddi ve manevi tazminat hakk ının varl ığının tespiti talebinde bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 1580. Başvuruda ihtiyati tedbirin makul bir sürede sonuçlanmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Somut ba şvuruda bu sebeple ihlalin yarg ı karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Ancak Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı ihtiyati tedbirin kald ırılmas ını gerektirmemektedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleyi ölçüsüz k ılan tedbirin uzun sürmesine ili şkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakk ının gerektirdi ği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yarg ısal makamlar ın sorumlulu ğu olduğuna dikkat çekmektedir. 81. Buna göre ba şvuru konusu olayda ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı bak ımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir. Ba şvurucu ise ba şvuru formunda bu bireysel ba şvuru kapsam ında aç ıkça maddi veya manevi bir tazminat talebinde bulunmam ıştır. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ının ihlalinin tespiti ile yetinilmesine karar verilmesi gerekir. 82. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Silahlar ın eşitliği ilkesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 3. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 4. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın ihtiyati tedbirin haks ız olduğu şikâyeti yönünden açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDUĞUNA, 5. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın ihtiyati tedbir sürecinin makul sürede sonuçlanmad ığı şikâyeti yönünden KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, D. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, Başvuru Numaras ı: 2016/8346 Karar Tarihi : 18/6/2020 16E. Karar ın bir örne ğinin bilgi için İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine (E.2001/1299, K.2009/28) GÖNDER İLMESİNE, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 18/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ