8. Ceza Dairesi 2023/3707 E. , 2025/1172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/619 E. 2020/341 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2019 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve
**8. Ceza Dairesi 2023/3707 E. , 2025/1172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/619 E. 2020/341 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2019 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 53, 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. İzmir 29. Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A-8. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 02.10.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/10156 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/97435 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kasten yaralama ve nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/2018 tarihli ve 2018/94 değişik iş sayılı içtima kararı ile 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükümlü olan sanığın, bu cezasının infazı sırasında, İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 09/03/2018 tarihli ve 2018/1603 esas, 2018/1629 sayılı kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edilmesini müteakip, denetim süresi içerisinde 17/10/2018 ve 19/12/2018 tarihli denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal ettiğinden bahisle İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 03/01/2019 tarihli ve 2019/22 esas, 2019/27 sayılı kararı ile anılan Hakimlik tarafından verilen 09/03/2018 tarihli kararın kaldırılarak Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar verilmesini takiben, sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanığın, hakkında İzmir 1. İnfaz Hakimliğince 03/01/2019 tarihinde verilen kapalıya iade kararına karşı yaptığı itiraz üzerine, anılan Hakimliğin 27/02/2019 tarihli ve 2019/22 esas, 2019/27 sayılı ek kararı ile sanığın 19/12/2018 tarihli denetimli serbestlik yükümlülüğünü sağlık mazereti nedeniyle yerine getiremediği ve anılan tarihli yükümlülüğü bakımından ihlal kastının bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne, İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 03/01/2019 tarihli kararının kaldırılmasına ve hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyesine ilişkin İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 09/03/2018 tarihli kararının aynen sürdürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasına dayanak teşkil eden İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 03/01/2019 tarihli kararı kaldırıldığından, unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a. maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 09.03.2018 tarihli kararı ile kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ve tahliyesine karar verildiği, hükümlünün denetim planına uymaması nedeniyle İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 03.01.2019 tarihli kararı ile denetimli serbestlik kararının kaldırılarak, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 6-b bendi gereğince kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, bu kararın bizzat hükümlüye 22.01.2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen hükümlünün en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmaması nedeniyle hükümlü hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2019 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292/1 uyarınca açılan davada yapılan yargılama neticesinde İzmir 29. Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli kararı ile 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 292/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 02.10.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Dosyada mevcut İzmir 1. İnfaz Hakimliğinin 27.02.2019 tarihli ek kararı ile hükümlünün sağlık mazereti nedeniyle yükümlülüklere ilişkin ihlal kastının bulunmadığı gerekçesiyle hükümlünün itirazının kabulüne, kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, denetimli serbestlik yolu ile infaz rejiminin aynen sürdürülmesine ve tahliyesine karar verildiği ve bu kararın 07.03.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir. 2. Yukarıda verilen bilgiler ışığında; hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyesine karar verilen ancak daha sonra denetim planına uymaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilen hükümlünün, bu karara karşı itirazı üzerine sağlık mazeretine binaen kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine dair karar kaldırılarak denetimli serbestlik yolu ile infaz rejiminin aynen sürdürülmesine dair ek karar verilmesi karşısında, sanık hakkında unsurları oluşmayan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2019/619 Esas, 2020/341 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.