11. Hukuk Dairesi 2010/8832 E. , 2010/10128 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 gün ve 2006/373 - 2008/226 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.03.2010 gün ve 2010/2477 - 2010/2990 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2010/8832 E. , 2010/10128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.04.2008 gün ve 2006/373 - 2008/226 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.03.2010 gün ve 2010/2477 - 2010/2990 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olan ...’ün ortaklık hissesini 14.04.2006 tarihli hisse devir sözleşmesi ile satın aldığını, davalı kooperatife başvuruda bulunarak üyelik işlemlerinin yapılmasını istediğini, ancak davalının önceki hisse sahibi hakkında dava bulunması nedeniyle hisseye düşen paranın ve tapunun verilmemesi konusunda karar alındığından bahisle dava sonuna kadar müvekkilinin üyeliği hakkında işlem yapılmayacağını bildirmiş olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü şahıs olduğunu ve yasal prosedüre uygun olarak hisseyi devir aldığını, önceki üye hakkında alınan karara dayalı olarak müvekkilinin yasal haklarından mahrum edilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin üyeliğinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ortaklık devrini kabul etmeyen yönetim kurulu kararına karşı iptal davası açılmasının mümkün bulunmadığını, ancak genel kurul nezdinde itiraz edilebileceğini, davacının iyiniyetli olmadığını, hissesini devreden ... ile davacının danışıklı hareket ettiklerini, ortaklık hakkını devreden ... ile müvekkili arasındaki davanın sürdüğünü, kooperatifin aynı zamanda yüklenicisi olan anılan şahıs hakkındaki dava nedeniyle tapu verilmemesine ve satıştan elde edilen paraların dava sonuna kadar bloke edilmesine dair genel kurul kararları mevcut iken davacının isteminin karşılanmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; hissesini davacıya devreden ...’ün kooperatif ortağı olduğu, ihraç edilmediği, bu şahsın aynı zamanda kooperatifin yüklenicisi olması ve kooperatifle arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan dava bulunmasının anılan kişinin ortaklığını devrine engel teşkil etmeyeceği, devir alanın ortaklık niteliklerini haiz olması halinde kooperatifin bu devri reddetme hakkının bulunmadığı, davacının ortak olma niteliklerini taşıdığını anlaşıldığı, bu durumda davacının ortaklığa kabul başvurusunun hissesini devreden ortağın kooperatifle olan ve konusu ortaklık sıfatı bulunmayan bir dava ile ilişkilendirilerek reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davacının devir suretiyle kooperatif ortağı olduğunun tespitine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine bozma ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur. Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.