(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/7207 E. , 2010/1862 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Yanlar arasındaki uyuşmazlık Kayacık Barajı inşaatı işine ait 21.09.1993 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yü
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/7207 E. , 2010/1862 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Yanlar arasındaki uyuşmazlık Kayacık Barajı inşaatı işine ait 21.09.1993 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici asıl davada; davalı idare tarafından 42 nolu hakediş raporu tanziminde 2005 yılı fiyatları yerine 2004 yılı fiyatlarının kullanılması nedeniyle kendisine eksik ödeme yapıldığını, yine 45 nolu hakedişin tanziminde davalı idarenin haksız, sözleşme ve eklerine aykırı yaptığı uygulamadan dolayıda eksik ödeme yapıldığını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000,00 TL'nin, birleşen aynı mahkemenin 2006/142 esas sayılı dava dosyasında ise; idarece düzenlenen 47 nolu hakedişe dahil edilmeyen ulaşım ve servis yolları imalâtlarının nakliye bedellerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 6.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece asıl ve birleşen davanın ıslah da dikkate alınarak kabulüne karar verilmiş, karar davalı iş sahibi idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı iş sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-47 nolu hakedişle ilgili açılan birleşen davada, mahkemece 27.01.1999 tarihli Reşit Kaplan tarafından ihtirazi kayıtla imzalanan tutanak esas alınarak sonuca varılmıştır. Gerçekten, anılan tutanakta “Kayacık Barajı inşaatı işi bünyesinde yapımı devam etmekte olan rölekasyon yolu inşaatında Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü'nün 10.12.1998 tarih ve 54142 sayılı yazıları ile malzeme itinerleri tablosunda yer alan karaburun arijet ocağından alınarak dolgu yapımında kullanılan kırmızı renkli maunların kaldırılması talep edilmiştir. İlgi yazı doğrultusunda 34+200-36+600 ve 37+450-38+300 km arasında 34320 m3 dolgudan kaldırılarak 3850 metre mesafedeki depoya atılmıştır.” ifadelerine yer verildiği, anılan tutanağın yüklenici şirket ve kontrol mühendisi Reşit Kaplan tarafından imzalandığı, tutanağın altına el yazısı ile “Bu kilometrelerde gözüken kazı sehven imzalanmıştır, kilometreler tekrar ölçülmesi gerekmektedir” yazılarak kontrol mühendisi Reşit Kaplan tarafından imzalandığı görülmektedir. Davalı idarece düzenlenen 47 nolu hakedişe 27.01.1999 tarihli tutanakta yazılı nakliyeler dahil edilmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda, 27.01.1999 tarihli tutanakta yazılı nakliyelerin yapıldığı, tutanağın yok sayılması için yeterli ve geçerli bir sebep bulunmadığı, işin yapılmadığı yönünde tutanak ve tesbit olmadığından imalâtın yapıldığının kabulü ve ödemesinin yapılması gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Oysa, yanlar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinin 6. bendinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eklerinden olduğu belirtilmiştir. Bu hüküm HUMK'nın 287. maddesinde sözü edilen delil sözleşmesi mahiyetindedir. Yanları bağladığı gibi uyuşmazlığın çözümünde mahkemece de doğrudan gözönünde bulundurulması gerekir. Bir başka deyişle, HUMK'nın 287. maddesi uyarınca, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesine ait hükümler taraflar arasında delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan mahkeme tarafından dikkate alınması zorunludur. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 26. maddesinde ise aynen “İşyerlerinde, yapılan işlerin bütün ayrıntılarını günü gününe kayıt altına almak için, örneklerine göre şantiye günlük, röleve ve ataşman defterleri bunlarla ilgili belgeler müteahhitle birlikte kontrol teşkilatı tarafından tutulur. Müteahhit bu defterleri ve ilgili belgeleri imzalamak zorundadır. Bunlardan imzalı birer kopya müteahhite verilir. Müteahhit bu belgelerle defteri imzalamış olmakla içindekileri ve yapılan hesapların doğruluğunu kabul etmiş olur. İmzalamaz ise veya ihtirazi kayıtlar altında imzalarsa karşı görüşlerini yazılı olarak bildirmesi için, defter ve belgelerin kendisine gösterildiği tarihten başlamak üzere, on gün süre verilir. Bu süre içinde karşı görüşlerini yazı ile bildirmezse belgelerin ve defterlerin içinde kayıtlı hususları kabul ve imza etmiş sayılır. Bu sonucu tesbit eden bir tutanak düzenlenerek ataşmana eklenir” hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi, işyerlerinde yapılan işlerin bütün ayrıntılarını günü gününe kayıt altına almak için şantiye günlük, röleve ve ataşman defterleri ve bunlarla ilgili belgelerin müteahhitle birlikte kontrol teşkilatı tarafından tutulup imzalanması ve birer kopyasının müteahhite verilmesi gerekir. Bu nedenle yüklenici tarafından yapılan imalât varsa ancak bu şekilde ispatlanabilir. O halde, mahkemece sözkonusu belgelerin ve varsa figüre tutanağı gibi işin yapıldığını ispatlayacak tutanakların davacıya ibraz ettirilmesi, bu şekilde imzalanmış günlük tutanaklar yok ise işin yapılmadığının kabul edilmesi, dava konusu imalâtın 29 nolu hakediş ve ekleri incelenerek o hakedişte yeralıp almadığının tesbit edilmesi, almış ise 29 nolu hakedişe yüklenici tarafından itiraz edilmediği gözetilerek davacı yüklenicinin dava hakkının düştüğünün düşünülmesi gerekir. Tüm bu hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı iş sahibinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.