3. Ceza Dairesi 2016/3009 E. , 2016/19743 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının sanık hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olaydan 20 gün kadar önce …
**3. Ceza Dairesi 2016/3009 E. , 2016/19743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının sanık hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olaydan 20 gün kadar önce katılan ...'ın akrabaları tarafından sanık ...'in babasının kolunun kırıldığı, olay günü de sanık ile babasının kahvehanede oturdukları sırada aynı kahvehanede yaklaşık (3) üç metre ileride bir başka masada katılan ... ile tanıklar ... ve ...'ın oturduğu, katılanın sanık ile babasına bakarak gülmesi üzerine sanığın katılanın bulunduğu masadakilere hitaben “siz kendinizi koruyun, bu masadan kalkın, onu vuracağım” şeklindeki beyanı üzerine sanığın üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartarak önce bir el sanığa doğru ateş ettiği, bu ateş sonucu merminin katılanın yanından kahvehanenin camına isabet ettiği, daha sonra tanıklardan ...'ın sanığın elini tutması üzerine silahın (3) üç el daha ateş aldığı, çıkan mermilerin kahvenin tavan ve kolonuna isabet ettiği, olay yerinin kalabalıklaşması üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı olayda, Ceza Genel Kurulu'nun bir çok kararında belirtildiği üzere, failin iç dünyasını ilgilendiren kast, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Öldürme kastının varlığı ise; a-) Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı, b-) Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı, c-) Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, d-) Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, e-) Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği, f-) Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, başka bir anlatımla olayın kendine özgü tüm özellikleri dikkate alınarak saptanmalıdır şeklinde belirtildiği. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın babasının kolunun kırılması olayından dolayı sanık ile katılan arasında önceden husumet bulunduğu, olay günü de aynı kahvede babası ile oturan sanığın karşısında tanıklarla birlikte oturan katılanın sanığa bakıp gülmesi ve kavun yerken bıçakla oynaması üzerine, sanığın tahrik altında kalarak önce katılanın bulunduğu masadakilere hitaben “ siz kendinizi koruyun, bu masadan kalkın, onu vuracağım” şeklindeki beyanı ile öldürme kastını açık olarak belirttiği, yanında taşıdığı öldürmeye elverişli tabancayı çıkartarak bir el ateş ettiği, bunun üzerine tanık...'ün sanığın elini tutması ile silahın (3) üç el daha ateş aldığı, sanığın bu nedenle eylemine devam edemediği, olay yerinin kalabalıklaşması üzerine olay yerinden kaçtığı, sanık ile katılan arasında önceden husumet olması, olayda kullanılan silahın elverişli olması, sanığın tanık ...'ün elini tutması nedeniyle olaya devam edemediği olaydaki sanığın eyleminin bir bütün olarak “tahrik altında kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunu” oluşturduğundan bu suçtan cezalandırılması gerekirken kasten silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, , 29.11.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi KARŞI OY Hazırlık soruşturması esnasında alınan ifadelere, olay yeri fotoğrafları ve tespit tutanaklarına, dosyadaki sair delillere nazaran; I - OLAYIN OLUŞ ŞEKLİ: 1 – Olay ...’da bir kahvehanede vukubulmuştur. 2 – Sanık ...’in babasının mağdurun yakınlarınca kolundan yaralanmasından ötürü bir kızgınlığı vardır. 3 – Kahvehanede 320 santim ilerisinde oturmakta olan mağdurun gülmesine sinirlenen sanık yanındakilere “…siz kendinizi koruyun, bu masadan kalkın, onu vuracağım” diyerek ayağa kalkıp tabancası ile önce bir el mağdura doğru ateş etmiştir. Öldürme kastını açığa vuran başkaca söylemine rastlanmamıştır. 4 – Kullandığı tabanca, atışa engel mekanik herhangi bir arıza ve eksikliği tespit edilemeyen, 9 mm çapında, en az 14 mermi kapasiteli, öldürmeye elverişli bir silahtır. 5 – Sanık ilk atışı ayağa kalkarak serbestçe gerçekleştirmiş, aralarında görüşe ve atışa engel herhangi bir şey olmaksızın 320 santim ilerisinde oturmakta olan mağdura hedef gözetmeksizin bir el ateş etmiştir. Namludan çıkan mermi fotoğraflarda görüleceği üzere yerden 186 santim yukarısında kahvehanenin camına isabet ederek delip kırmıştır. 6 – İlk atış sonucu mağdur herhangi bir yara almamış, sanık ikinci atış için hazırlandığı sırada mağdur kahvehanedeki geniş ve kalın kolonun arkasına saklanmıştır. Tam bu esnada tanık ... sanığın elini tutmuş, silah birkaç el daha ateş almıştır. 7 - Tabancadan çıkan mermiler değişik açılarla ve mesafelerle kolon ve tavanda mermi çukurları oluşturmuştur. Sanık, mağdurun kolon arkasına saklanmasını ve konumunu görmesine rağmen gelişigüzel birkaç el daha ateş etmesini sürdürmüştür. Mağdur yine yara almamıştır. 8 – Sanık, kendisini kollarından tutmaya çalışan şahsın elinden rahatça kurtularak kahvehaneden çıkıp olay yerini serbestçe terk etmiş; olay bitiminde kolluk kuvvetlerine hemen teslim olup tabancasını da vermiştir. İncelemede, tabancasında atışa hazır henüz atılmamış 10 adet mermi daha bulunduğu saptanmıştır. II - DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE KASTIN TAYİNİ: A – Sanık ile mağdur arasında, olaydan önce öldürmeyi gerektirecek ‘şiddet ve keskinlikte, büyük ve derinlikte’ husumet yoktur. Olaydan 20 gün kadar önce mağdurun akrabaları tarafından sanığın babasının kolunun kırılması hadisesinin, öldürmeyi gerektirecek şiddet ve derinlikte husumete yol açtığını söylemek mümkün görülmemiştir. B – Öldürme kastının varlığında, mağdurun yaralanması koşulunun aranmayacağı tartışmasız olmakla birlikte sanığın hedef gözeterek atış yapıp yapmadığı üzerinde durulmalıdır. Sanık ilk atışı ayakta, 320 santim gibi uygun bir mesafede, oturan mağduru rahatça görebildiği bir pozisyonda gerçekleştirmiştir. Hedef gözeterek ateş ettiğini söylemek zordur. Zira mermi yerden 186 santim yukarıdaki cama isabet etmiştir. C – Kendisine ateş edildiğini gören mağdurun kolon arkasına saklanması sırasında sanık diğer atışlarını gerçekleştirmek istemiştir. Bu aşamada ‘engel sebep’ ortaya çıkmıştır. Engel sebep tanık ...’ın sanığın silahlı elini tutmasının yanı sıra, sanıkla mağdurun arasına giren fotoğraflardaki genişlikte ve kalınlıktaki ‘kolon’dur. Sanık, bu mağdurun arkasına saklanan mağdurun konumunu görüp bildiği halde silahını birkaç el daha ateşlemiştir. Çıkan mermilerin açısı, tavan ve kolondaki mermi çukur izleri bu atışların da hedef gözetilmeksizin, gelişigüzel yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır. D – Tanık... engelinden rahatça kurtulan sanık ..., tabancasında kullanabileceği 10 mermi ile birlikte serbestçe olay yerini terk etmiş, akabinde de kolluğa teslim olmuştur. Başkaca engel sebep bulunduğuna ilişkin yeterli ve inandırıcı delil elde edilmemiş; kolon arkasındaki silahsız mağduru takip edip bularak eylemini sürdürme olanağı varken, ihtiyarı ile kahvehaneden çıkıp gitmiştir. III - SONUÇ VE KANAATİMİZ: Saptanan tüm olguların ışığında olayı değerlendirdiğimizde; sanık ...’in eyleminin ‘tahrik altında silahla kasten yaralamaya teşebbüs’ suçunu oluşturduğu ve yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği düşünüldüğünden, sayın çoğunluğun bozmaya yönelik aksi görüşüne katılmıyoruz.