12. Hukuk Dairesi 2013/28660 E. , 2013/36699 K. MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu şirket tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacak…
**12. Hukuk Dairesi 2013/28660 E. , 2013/36699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/06/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu şirket tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan çeke dayalı kambiyo takibinde, borçlu şirket tarafından çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz edilmiş, mahkemece, şirket adına atılı imzanın şirket yetkilisinin senet tanzimi konusunda yetki verdiği M. K.e ait olduğu, keşide tarihinde şirketin vekilinin azline rağmen ticaret sicilinde ilan edilmediği bu nedenle iyi niyetli 3. kişi konumunda olan alacaklıya karşı sorumluluğunun devam edeceği gerekçesi ile borçlu şirket yönünden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Takibe konu çekin keşide tarihine göre uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nun 730. maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 590. maddesinde; "temsile selahiyedi olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatiyle bir poliçeye imzasını koyan kimse, o poliçeden dolayı bizzat mesul olur ve poliçeyi ödediği takdirde temsil olunanın haiz olabileceği haklara sahip olur. Salahiyetini aşan temsilci için dahi hüküm böyledir" düzenlemesine yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 81. maddesinde "Vekilin azli ve istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için bu konudaki beyanın dilekçe ile bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur" hükmü yer almaktadır(HUMK 68. madde). Yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre geçerli bir vekaletnameye dayanarak şirketi temsille görevlendirilen kişi şirket adına çek düzenleme yetkisine sahiptir. Ancak vekaletten azledilen kişinin görevi, azilnameninin adı geçene tebliğ tarihi itibariyle sona erer. Somut olaya bakıldığında, takibe konu çekte borçlu şirket adına atılı imzanın ....... ait olduğu hususunda taraflar arasında çekişme olmadığı ve alınan raporlar ile senetteki 1. ciranta imzasının M.K. tarafından atılı olduğu sabittir. M.K.28.04.2010 tarihinde Afyonkarahisar 6. Noterliği'nin 03108 yevmiye nolu azilnamesi ile azledilmiş ve azilname kendisine 04.05.2010 tarhinde tebliğ olunmuştur. Çekin keşide tarihi ise bu tarihten sonraki bir tarih olan 18.06.2010 tarihini taşımaktadır. Takip dayanağı çek, yetkisiz temsille düzenlenmiş olmakla TTK'nun 590. maddesi gereğince M.K.n takip dayanağı çek nedeniyle şahsi sorumluluğu bulunmakla mahkemece borçlu şirket açısından itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu şirketin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. .