11. Ceza Dairesi 2011/7234 E. , 2013/5479 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ...; 765 sayılı TCK.nun 230/1, 80, 647 sayılı Yasanın 4, 6 , 72. maddeleri uyarınca 1.345 TL APC- Erteleme Sanık ... ;765 sayılı TCK.nun 339/1, 80, 59/2, 31. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün HC ve Erteleme- TCK.nun 158/1-d-e-i, 43/1, 168/1, 62/1, 52/2, 53, CMK.nun 231. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay HC ve 3320 TL AP…
**11. Ceza Dairesi 2011/7234 E. , 2013/5479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ...; 765 sayılı TCK.nun 230/1, 80, 647 sayılı Yasanın 4, 6 , 72. maddeleri uyarınca 1.345 TL APC- Erteleme Sanık ... ;765 sayılı TCK.nun 339/1, 80, 59/2, 31. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün HC ve Erteleme- TCK.nun 158/1-d-e-i, 43/1, 168/1, 62/1, 52/2, 53, CMK.nun 231. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay HC ve 3320 TL APC, hak yoksunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5 yıl denetim süresi I- Katılan kurum vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere, sanık ... müdafiinin ise sanık ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 29.12.2008 tarihinde yokluğunda verilip 26.01.2009 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, katılan kurum vekilinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 03.02.2009 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik süresinden sonra olan; sanık ... müdafiinin ise ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, sanık ... müdafiinin isteminin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının meriince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanıklar ... ve ... hakkında "görevli ihmal" suçundan kurulan hükme yönelen müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; 2 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "görevi ihmal" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanık ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 1- Suç tarihinde eczane işleten sanığın Emekli Sandığı ile arasında sözleşme bulunduğu ve Emekli Sandığı sağlık yardımından yararlanan karne sahiplerine sağlık raporlarının alınması ve ilaçlarının temininde yardımcı olacağını söyleyerek, sağlık karnelerini alıp, bu karnelerle memur olmaları nedeniyle haklarında ayrı soruşturma bulunan çeşitli hastanelerde görevli doktorlara sahte içerikli sağlık kurulu raporu düzenlenmesini sağladığı ve bu sağlık kurulu raporları ile de sanıklar ... ve ...'ya sahte içerikli reçeteler düzenletmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, iddianamede belirtilen sağlık kurulu raporlarını düzenleyen doktor sanıklar hakkında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/282 esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığının belirlenmesi; karne sahiplerinin beyanlarında kendilerinde bulunmayan hastalıklarla ilgili sağlık kurulu raporu düzenlenmiş olduğunu, sağlık kurulu raporu almak için doktora muayene olmadıklarını belirtmeleri, sanığın yüklenen suçu kabul etmemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi, sanığın birkısım eylemlerinin anılan dosyadaki doktor sanıkların eylemleriyle doğrudan bağlantılı olması ve suç vasfının tayin edilebilmesi bakımından sözkonusu dava dosyasının getirtilip incelenmesi, dosyaların birleştirilmemesi halinde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneğinin dosya arasına alınması, gerektiğinde adlarına sağlık kurulu raporu çıkartılan hastalarda raporlardaki rahatsızlıkların bulunup bulunmadığı yönünden araştırma yapılması, suça konu reçeteler ve sağlık kurulu raporları aslı getirtilerek aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması ve belge asıllarının denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içinde bulundurulması; sonucuna göre toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, kabule göre de, memur olmayan sanık ...'ın ancak anılan sağlık kurulu raporlarını düzenleyen doktor sanıkların eylemlerine iştirakının tespiti halinde memurun resmi belgede sahteciliği suçundan cezalandırılabileceği de gözetilmeden; eksik araştırma ve yeterli olmayan gerekçe ile sanığın ne şekilde memurun resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği de karar yerinde açıklanıp tartışılmadan hüküm kurulması, yasaya aykırı; 2- 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; 765 sayılı Yasanın 339/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 204/2. maddesinin karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uygulanma yeri bulanmayan 5237 sayılı TCK.nun 204/2. maddesi ile karşılaştırma yapılarak hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3 Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02..04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. S.T