10. Hukuk Dairesi 2016/15695 E. , 2019/1106 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 22.05.2007 tarihinde me…
**10. Hukuk Dairesi 2016/15695 E. , 2019/1106 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 22.05.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle yaralanan sigortalıya ödenen peşin sermaye değerli gelir ve tedavi giderinin 506 sayılı Yasa'nın 26. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. 506 sayılı Yasanın 26. maddesinde "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22 nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (...)1 Kurumca işverene ödettirilir. (Ek cümle:29/7/2003-4958/28 md.) İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır..." hükmü düzenlenmiştir. İnceleme konusu davada;Davacı Kurumun dava dilekçesinde kurum alacağını kısmen talep ettiği, dosyada alınan 03.07.2015 tarihli kusur raporuyla davalı işverenin %100 kusurlu olduğunun belirlenmesi üzerine dava konusu miktarın 12.04.2016 tarihli ıslah ile arttırıldığı, mahkemece ıslah talebi değerlendirilerek kabul edildiği halde ilk talep edilen miktara hükmedildiği anlaşılmaktadır. HMK'nın "Belirsiz Alacak ve Tespit Davası" başlıklı 107.maddesinin 1 ve 2. fıkralarında " Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir " hükmü düzenlenmiştir.