3. Hukuk Dairesi 2016/22008 E. , 2018/8599 K. ...... Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın yargı yolu nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, sigortalı aracın 04/01/2015 tarihinde davalıya ait kapalı pazaryerinde …
**3. Hukuk Dairesi 2016/22008 E. , 2018/8599 K.** **"İçtihat Metni"** ...... Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın yargı yolu nedeni ile reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, sigortalı aracın 04/01/2015 tarihinde davalıya ait kapalı pazaryerinde park halinde iken çatının çökmesi nedeni ile hasar gördüğünü, sigortalıya 18/03/2015 tarihinde 29.845.00.-TL ödendiğini, bina malikinin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 29.845.00.-TL nin 18/03/2015 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, mahkemenin görevli olmadığını, olay yerinin otopark olmadığını, araç sahibinin aracı izinsiz olarak pazaryerine bıraktığını belirterek davanın reddini istemiştir . Mahkemece, idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zarar nedeni ile idari yargıda dava açılması gerektiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, haksız fiile ve B.K.nun 58.maddesinde (6098 sayılı TBK.nun 69.maddesi) düzenlenen yapı malikinin kusursuz sorumluluğuna dayanmaktadır. Anılan madde hükümlerine göre davalı idarenin sahibi olduğu yapı ve inşaatın fena yapılmasından ve bakım eksikliğinden dolayı kusursuz sorumluluğu vardır.Bakım eksikliğinden kaynaklanan sigortalı araçta meydana gelen zarar, hizmet kusurundan doğmamış olup, bu zarara dayanılarak açılan dava da idari dava türlerinden değildir. Kamu tüzel kişilerinin, kamu hizmetlerine ilişkin olmakla beraber özel hukuk kuralları altında özel hukuk tüzel kişisi gibi yaptığı eylem ve işlemler idari eylem ve işlem olarak nitelendirilemez. Dava konusu zarar, kamu oteritesinin (egemenlik hakkının) kullanımından kaynaklanmamıştır. Özel hukuk tüzel kişisi olarak yürüttüğü faaliyetler sırasında meydana gelen zararlardan ötürü ilgili kamu tüzel kişisinin sorumluluğunun özel hukuk hükümleri ve ./.. -2- ilkeleri uyarınca belirlenmesi gerekir.Açıklanan nedenler karşısında; dava konusu uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerine göre ve adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu durumda; mahkemece, taraflar arasında kusursuz sorumluluktan kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17/09/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...