DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3018 E. , 2024/889 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3018 Karar No : 2024/889 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/2939, K:2022/7694 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bolu Hakimi olarak görev yapmakta iken 2802
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3018 E. , 2024/889 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3018 Karar No : 2024/889 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/2939, K:2022/7694 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bolu Hakimi olarak görev yapmakta iken 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, söz konusu meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci Dairesince verilen 21/11/2019 tarih ve E:2018/1793, K:2019/6182 sayılı iptal kararının kesinleşmesi üzerine, söz konusu meslekten çıkarma cezası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen 50.000,00-TL belirsiz maddi zararın ve 500.000,00-TL manevi zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/10/2022 tarih ve E:2022/2939, K:2022/7694 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş, "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden değerlendirmelerde bulunularak, Maddi Tazminat İstemi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İdarenin hukuki sorumluluğunun, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurum olduğu; bu kurumun, kamusal faaliyetler nedeniyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine aldığı, İdarenin kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararların idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edildiği, Kişilerin malvarlığında iradeleri dışında ortaya çıkan kayıp ve eksilme olarak ifade edilen maddi zarardan, idarenin sorumlu tutulabilmesi için idari işlem nedeniyle meydana gelen zararın gerçekleşmiş olması ya da gerçekleşeceğinin kesin olmasının gerektiği, bu nedenle gerçekleşmesi olası bulunan zararların idarenin tazmin sorumluluğunu doğurmayacağının açık olduğu, İdarenin sorumluluğunun koşullarından birisi olan zararın gerçekleşmiş, kesin ve belli nitelikte olması gerektiği açık olup; henüz doğmamış ve doğması muhtemel zararın idare tarafından tazminine karar verilmesi imkanı bulunmadığından, davacının emeklilik tarihi ile cezanın kaldırılmasına karar verildiği tarih aralığındaki dönemde avukatlık yapamadığından bahisle muhtemel olduğu ileri sürülen ve tasavvur edilen zararın bakılan olayda gerçekleşmemiş olduğu gözetildiğinde, davacının maddi tazminat istemine dayanak yaptığı zararların muhtemel zarar niteliğinde olduğu, somut ve kanıtlanabilir bir maddi zararın ortaya konulmadığı, Manevi Tazminat İstemi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; ... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı olarak görev yapmakta iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 20/06/2005 tarih ve 149 sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı tarafından, 6087 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi kapsamında meslekten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 21/11/2019 tarih ve E:2018/1793, K:2019/6182 sayılı kararıyla, ikinci yer değiştirme cezasına karşı davacının yeniden inceleme ve itiraz hakları kullandırılmaksızın, dolayısıyla ikinci yer değiştirme cezası kesinleşmeksizin aynı günlü işlem ile verilen meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararın yeniden incelenmesi talebine karşı yapılan itirazın bu nedenle kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, anılan işlemin iptaline karar verildiği, Danıştay Beşinci Dairesinin anılan kararı üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla; davacının, 2802 sayılı Kanun'un 65. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince kınama cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, 04/07/2006 tarih ve 26218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun uyarınca hakkındaki soruşturma dosyasının 5525 sayılı Kanun kapsamına dahil olması nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildiği, Manevi tazminatın kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntının bir miktar parayla kısmen de olsa hafifletilmesini sağlamak amacına yönelik bir manevi tatmin aracı olduğu; manevi tazminatın bu niteliği dikkate alındığında, belli bir zarar karşılığı olmayan yalnızca olay nedeniyle duyulan üzüntünün kısmen giderilmesi amacını taşımakta ise de, idarenin her hukuka aykırı işlemi nedeniyle duyulan üzüntü karşılığı manevi tazminata hükmedilmesi sonucunu doğurmayacağı, manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek zararın, kişilik haklarına saldırı hallerinde söz konusu olabileceği, Bir idari işlemin mevzuata ve hukuka aykırılığı, kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de; her aykırılığın tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceğinin de idare hukuku ilkelerinden olduğu, bir işlemin herhangi bir yönden mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olmasının, hizmet kusurunun varlığını kabule yetmeyeceği, hizmet kusurunun oluşabilmesi için, saptanan yanlışlık ve aykırılığın, hizmetin iyi kurulmadığını, düzenli işlemediğini gösterecek derecede ağır ve belirgin olması gerektiği, Buna göre, davacının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yargı yolu kapalı olan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmış olması nedeniyle, belirli bir süre avukatlık yapamamış olmasının davacının manevi durumunda bir sarsıntıya yol açması ya da manevi bir zararına sebebiyet vermesi mümkün olmadığından ve idarenin her hukuka aykırı işleminin manevi tazminat ödenmesi sonucunu doğurmayacağından, davacı hakkında gerçekleştirilen uygulamaların manevi tazminata ilişkin unsurları oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 68-2/a maddesi uyarınca kendisine yer değiştirme cezası verilmesi üzerine yaş haddinin dolmasına on beş yıl olmasına rağmen isteği üzerine 15/08/2004 tarihinde emekli olduğu, emekli olduktan sonra dedikodu üzerine polis tahkikatı yapılmak suretiyle kendisine yeniden 2802 sayılı Kanun'un aynı maddesi uyarınca yer değiştirme cezası verildiği ve bu cezanın anılan Kanun'un 70. maddesine göre bir derece ağırlaştırılmak suretiyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile meslekten çıkarma cezasına dönüştürüldüğü, yargı kararıyla iptal edilen bu işlem nedeniyle ruhen ve madden yıkıma uğradığı, emekliliğinden sonra böyle bir ceza verilmesinde emekliliğinden sonra avukatlık mesleğini yapamaması amacının güdüldüğü, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin gerekçenin soyut olduğu ve hukuki nedenlere dayandırılmadığı, Daire kararında manevi tazminat talebinin nedenlerinin yeterince incelenmediği, iptal edilen disiplin cezası nedeni ile şeref, haysiyet, ticari itibar, özel hayat alanı, aile hayatı özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlal edilmiş olduğunun aşikar olduğu, meslekten çıkarma kararı sonrası meslek çevresinde bulunan sosyal hayatından ve meslektaşlarından uzaklaştığı,ve sağlığı ile psikolojisinin bozulduğu ve hukuk mücadelesinin 17 yıl sürdüğü ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/10/2022 tarih ve E:2022/2939, K:2022/7694 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.