T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1683 KARAR NO : 2025/1950 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2025 NUMARASI : 2023/471 Esas - 2025/729 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1683 KARAR NO : 2025/1950 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/09/2025 NUMARASI : 2023/471 Esas - 2025/729 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat(Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/09/2025 tarih 2023/471 Esas 2025/729 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, 02.02.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ve dava dışı .....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın tek taraflı kaza yaptığını, kaza sonucu davacının kızı küçük....'ın yaralandığını, ...'ın araçta yolcu konumunda bulunduğunu, davacının yaralanması sebebiyle güç ve efor kaybına dayalı maddi tazminat olarak 100-TL, tedavi ve iyileştirme gideri için 100-TL, bakıcı gideri için 100-TL olmak üzere toplam 300-TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, .... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olduğunu, davacının eksik evrak ile sigorta şirketine başvurduğunu, 2918 sayılı yasanın 97.mdsine uygun başvuru yapılmadığını, başvuru esnasında sağlık kurulu raporunun eklenmediğini, yetkili sağlık kurumundan alınmış sağlık raporu bulunmadığından maluliyet oranı tespit edilemediğini, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın reddinin gerektiğini, sigorta poliçesinin zenginleşme aracı olmadığını, gerçek zararın teminat altına alındığını, sigorta şirketinin, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, kaza ile davacının arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini, korucuyu tertibat kullanılmadığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hatır taşıması bulunduğunu, bu sebeple indirim yapılması gerektiğini, tazminat hesabından bilinen ücret, bilinen ücret yoksa asgari ücretin esas alınması gerektiğini, tazminat hesabının aktuer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, tazminat hesabından TRH2010 tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, bakıcı gideri, tedavi ve iyileştirme giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacının SGK'dan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından ödeme alıp almadığının tespitinin gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, yasal faizin güncel aktuer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Kusur Durumuna ilişkin hazırlanmış olan 11.08.2024 tarihli raporda sürücü ....’in %100 kusurlu olduğu, mahkememiz takdiri ile tam kusurlu olduğu dikkate alındığında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca konu hasarın poliçe teminatları dahilinde değerlendirilebileceği, Geçici İş Görmezliğe ilişkin ilgili maddeler ve Yargıtay Kararları dikkate alındığında poliçe teminatları çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun olamayacağı, Sürekli İş Görmezlik talebine ilişkin olarak ise, konu hasarın vuku bulduğu tarih dikkate alındığında poliçe azami teminat limitinin 410.000,00-TL olduğu, Davalı taraf.... Sigorta'nın poliçe azami teminat limitleri çerçevesinde sorumlu olabileceği, dava tarihi olan 07.06.2023 tarihi itibari ile temerrüde düşeceği, yasal faiz uygulanmasının uygun olabileceğini'' bildirmişlerdir.Davalı vekili 31.12.2024 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf rapora karşı beyan vermemiştir. Alınan rapor kapsam itibariyle yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.Davacı vekilinin 08.02.2025 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu, ıslah harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları. Davacı vekili tarafından sunulan feragat ve ıslah dilekçesine göre; 02.02.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olan ve dava dışı ....'in sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın tek taraflı kaza yaparak davacıya ait davacının kızı küçük ....'ın yaralandığını, ....'ın araçta yolcu konumunda bulunduğunu, davacının yaralanması sebebiyle güç ve efor kaybına dayalı maddi tazminat olarak 100-TL, tedavi ve iyileştirme gideri için 100-TL, bakıcı gideri için 100-TL olmak üzere toplam 300-TL tazminatın tahsilinin talep edildiği, sonrasında sunulan feragat dilekçesi doğrultusunda Bakım (bakıcı), tedavi ve iyileştirme gideri yönünden açılan davanın feragat nedeniyle usulden reddine, rapor doğrultusunda 410.000-TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı sigorta vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23.09.2025 tarihli 2023/471 Esas, 2025/729 Karar sayılı kararının özellikle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı küçük .... lehine 410.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ve ZMMS Genel Şartları Ek-6 kapsamında öngörülen belgelerle usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartının yerine getirilmediğini ve davanın usulden reddi gerekirken kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme kararında itirazların gerekçeli şekilde değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının özetlenmesiyle yetinildiğini ve Anayasa ile HMK’nın gerekçeli karar yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, kusur yönünden yeterli ve kapsamlı inceleme yapılmadığını, olayın meydana geldiği yerin trafik yoğunluğu, yol ve ışıklandırma koşulları ile sürücü davranışlarının değerlendirilmediğini, davacının emniyet kemeri ve çocuk bağlama sistemi kullanıp kullanmadığının araştırılmadığını, bu hususların müterafik kusur kapsamında değerlendirilmesi gerekirken göz ardı edildiğini, maluliyet yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 23.02.2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunun eksik ve mevzuata aykırı olduğunu, 7 yaşındaki davacı bakımından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekirken Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak değerlendirme yapıldığını, süreli rapor düzenlenmesi gerekirken sürekli maluliyet kabul edildiğini, Adli Tıp Kurumu’ndan çelişkileri giderir nitelikte yeni rapor alınması taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, kusur ve maluliyet raporlarındaki bu eksikliklere dayalı olarak yapılan aktüerya hesabının da hatalı ve fahiş sonuçlar doğurduğunu, aktüerya hesabında teknik faizin uygulanmadığını, TRH-2010 yaşam tablosu ve ZMMS Genel Şartları ile 7327 sayılı Kanun hükümlerine aykırı şekilde hesaplama yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dahi müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüdün oluşmadığını ve faizin ancak güncel aktüer hesabı tarihinden itibaren istenebileceğini, her hâlükârda müvekkil şirketin poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden, bu mümkün görülmez ise esastan reddine, aksi hâlde kararın kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, bedeni zarar nedeniyle zarar veren aracın KZMMS sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun başvuru yapılmasına ve buna dair kargo şirketi kayıtlarının dosyaya sunulmuş olmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun tek taraflı trafik kazasında kazaya etken başkaca bir unsurun bulunmayıp olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacı küçüğün uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli iş gücü kaybı tazminatına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te yer almayan maluliyet oranlarıyla ilgili olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'te yer alan cetvel ve oranlar dikkate alınarak sürekli iş göremezlik oranı belirlenmesinin yerinde olmasına, kaza tarihi ile hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 23.02.2024 tarihli raporu arasında 4 yıllık süre geçmiş olması dikkate alındığında davacı küçüğün maluliyetinin kalıcı olduğunun kabul edilmesinde ve maluliyetin niteliğine göre yaş artışına bağlı olarak kontrol muayenesi belirlenmemesinde bir hukuka aykırılık bulunmamasına, iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, aktüerya raporuyla tespit edilen toplam tazminat miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmış olmasına, kusur ve zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, dava öncesi sigorta şirketi temerrüde düşmüş olmakla birlikte mahkemece temerrüt tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesinin davalı lehine olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 28.007,10 TL'den peşin alınan 7.002,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 21.005,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.