11. Ceza Dairesi 2024/6112 E. , 2025/5798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/99 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2022/123486 Soruşturma, 2024/26034 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ce
**11. Ceza Dairesi 2024/6112 E. , 2025/5798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/99 Değişik İş SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 26.03.2024 tarihli ve 2022/123486 Soruşturma, 2024/26034 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/222 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2024 tarihli ve 2024/99 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 17.05.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2024/18319 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108551 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108551 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheliler haklarında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2024 tarihli kararında yer alan "..-Şüpheli ... savunmasında, şirketin yerini dahi bilmediğini, ...'a vekalet verdiğini beyan ettiğinden, bu vekaletnamenin araştırılması, ...'ın beyanının alınması, şüphelinin yazı ve imza örnekleri ile sahte olduğu iddia edilen fatura asılları üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiği, -Şüpheli ... savunmasında, şirket adına fatura düzenlemediğini beyan ettiğinden yazı ve imza örnekleri alınarak fatura asılları üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiği, -Defter ve Belge İbraz Etmeme suçu yönünden şüpheliye ne şekilde ve hangi tarihte tebligat yapıldığı açıklanmadığı, suç tarihinin belirtilmediği, -Defter ve Belge İbraz Etmeme suçu yönünden iddianamede iş yerine ilişkin 2020-2021 yılına ait hesapların incelenmesi için defter ve belge ibrazı istendiği belirtilmiş ise de vergi suçu raporunda 2017 yılına ait defter ve belgelerin ibrazı için tebligat yapıldığının belirtildiği, -Sahte Belge Düzenleme yönünden karşıt şirketlerle ilgili vergi inceleme raporları ve açılan davalar araştırılarak bilirkişi raporu alınması gerektiği..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheliler hakkında sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 28/04/2022 tarihli vergi suçu raporunun ve 18/05/2022 tarihli mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/222 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...şüpheli ... savunmasında, şirketin yerini dahi bilmediğini, ...'a vekalet verdiğini beyan ettiğinden, bu vekaletnamenin araştırılması, ...'ın beyanının alınması, şüphelinin yazı ve imza örnekleri ile sahte olduğu iddia edilen fatura asılları üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiği, şüpheli ... savunmasında, şirket adına fatura düzenlemediğini beyan ettiğinden yazı ve imza örnekleri alınarak fatura asılları üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiği, defter ve Belge İbraz Etmeme suçu yönünden şüpheliye ne şekilde ve hangi tarihte tebligat yapıldığı açıklanmadığı, suç tarihinin belirtilmediği, defter ve belge ibraz etmeme suçu yönünden iddianamede iş yerine ilişkin 2020-2021 yılına ait hesapların incelenmesi için defter ve belge ibrazı istendiği belirtilmiş ise de vergi suçu raporunda 2017 yılına ait defter ve belgelerin ibrazı için tebligat yapıldığının belirtildiği, sahte belge düzenleme yönünden karşıt şirketlerle ilgili vergi inceleme raporları ve açılan davalar araştırılarak bilirkişi raporu alınması gerektiği..." gerekçesiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve 2022/123486 Soruşturma, 2024/26034 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-j,4,5 ve 174/1-a-b maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığının, 28.04.2022 tarihli ve 2022-A-7587/2 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Alemdağ Vergi Dairesi Müdürlüğünün 456 037 6724 vergi kimlik numaralı mükellefi olan şüphelilerden Muhammet Hamçebi ile şeriği olduğu belirtilen şüpheli ...'ın, 2017 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile şüpheli ...'nin ayrıca defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüpheli ...'nin Sürmene İlçe Jandarma Komutanlığında 29.08.2022 tarihinde alınan ifadesinde, ... isimli arkadaşının ricası üzerine onun borçları olduğu için üzerine şirket kurulmasını kabul ettiğini, bu kişiye vekalet verdiğini, şirketle ilgisinin olmadığını, defter ve belgelerin kendisinde bulunmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi ile hakkında soruşturma başlatılmasından önce benzer hususları içeren 28.12.2021 tarihli dilekçeyi de vergi dairesine verdiğinin anlaşılması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelilerden ...'nin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler bu şüpheli yönünden giderildikten sonra, şüphelilerin her ikisinin de hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.