14. Hukuk Dairesi 2012/13985 E. , 2013/419 K. * KADİM MERA İDDİASINA DAYALI TAPU TESCİLİ VE SINIRLANDIRMA TALEBİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 719 * KADASTRO KANUNU (3402) Madde 20 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 243 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 244 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 288 "" Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonu…
**14. Hukuk Dairesi 2012/13985 E. , 2013/419 K.** * KADİM MERA İDDİASINA DAYALI TAPU TESCİLİ VE SINIRLANDIRMA TALEBİ * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 719 * KADASTRO KANUNU (3402) Madde 20 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 243 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 244 * HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 288 **"İçtihat Metni"** Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, kadim mera iddiasına dayalı tapu tescil ve sınırlandırma isteğine ilişkindir. Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Karabey Köyü sınırları içerisinde yer alan dava konusu yerin, taşlık, kayalık alanlardan oluştuğu, kadastro çalışmaları sırasında tapulama harici bırakıldığı, mer'a çalışmaları sırasında mera alanları dışında bırakıldığı, yerin tarıma elverişli ve ekonomik amaca uygun tasarruf edilebilecek yerlerden olmadığı, köylülerin bu yeri hayvanlarını otlatmak, sulamak için kullandıkları, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki sahipsiz yerlerden olduğu, bu tür yerlerin olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı ve özel mülkiyete konu olamayacakları gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı köy muhtarı temyiz etmiştir. Taşınmazlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde en önemli delillerden biri olan keşif; re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine davanın her aşamasında çekişmeli taşınmazda gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması demektir. Keşfin nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemelere ise 6100 sayılı HMK’nun 288 ve devamındaki hükümlerinde yer verilmiştir. Keşif, taraflara keşif gün ve saatini bildirir usulüne uygun şekilde davetiye çıkarıldıktan sonra tarafların huzurunda, davete icabet etmedikleri takdirde yokluklarında yapılabilir. Keşif yapılmasına ilişkin ara kararında; keşif giderlerinin neler olduğu ve bu giderlerin hangi tarafça karşılanması gerektiği, keşifte bilirkişi incelemesi yapılacak veya tanık dinlenecek ise bu hususların açıkça yazılması gerekir. Keşif gün ve saati duruşmada taraflara bildirilmiş ise artık taraflara ayrıca davetiye gönderilmesine gerek yoktur. Bilirkişi ve tanıkların keşif mahalline çağrılması hakkında HMK’nun 243. ve 244. maddelerinde belirtilen mahkemeye çağırmaya ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar, kendilerine