İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ...Üretim Sanayi ve Tİcaret Ltd. Şti isimli firmada ortak iken 2018 senesinde davalı taraf hisselerini davacıya devrederek hissesinin …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1859 KARAR NO : 2025/1960 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2025 NUMARASI : 2025/832 Esas - 2025/937 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ...Üretim Sanayi ve Tİcaret Ltd. Şti isimli firmada ortak iken 2018 senesinde davalı taraf hisselerini davacıya devrederek hissesinin ve payının tüm bedellerini ve değerlerini alarak firmadan ayrıldığını, söz konusu hisse devri yapılırken 18/07/2018 tarihinde protokol imzalandığını, yine davalılar arasında 10/03/2022 tarihle 10.000,00 USD ve 10/05/2022 tarihli 15.000,00 USD miktarlı bonoların 2022 ŞUbat ayında karşılıklı feshedildiğini, ancak davalının 10.000,00 USD bedelli bonoyu ... Bankasına ibraz ederek Kartal 28. Noterliğinin 14/03/2022 tarih ve ... yevmiye yazısı ile ödememe protestosu keşide ettiğini, davacı tarafından Bakırköy 4. Asliye Ticaret mahkemesinin 2022/237 Esas sayılı dosyası ile her iki senet ile ilgili de davalı hakkında menfi tespit davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini ancak istinaf aşamasında olduğunu, senetin tarafların imzaları ve beyanları çerçevesinde geçersiz kılınan çekin dava dışı ... isimli kişiye ciro edildiğini, müvekkili hakkında takip başlatıldığını, takibe konu bono kambiyo vasfına olmadığımdan takibin iptaline karar verildiğini, davalı müvekkilinden tahsil edebilmek için müvekkilinin uluslararası suç şebekesi üyesi olduğunu kendisinin tehdit ve şantaj edildiğini ve bir çok ağır itham ve iftira ile hakkında aslı astarı bulunmayan şikayetlerde bulunduğunu, soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalının bu şekilde haksızlıklar ile müvekkilinin ticari itibarinin zedelediğini, müvekkilinin manevi olarak stres yaşadığını, noter marifetiyle protestonun bankalardan görüldüğünü ve bankalarla müvekkilinin arasının açıldığını belirterek 30.000,00-TL maddi 300.000,00-TL manevi tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların kabul etmediklerini senetler hakkında bir yazı yazıldı ise davacının senetleri neden geri almadığını, davacı yan adi yazılı evrak neden tek nüsha düzenlendiğini evrakın imzalanırken senetlerini neden iade almadığını, herhangi bir borcu yok ise neden 02/03/2022 tarihli sözleşmeyi neden imzaladığını, kaldı ki davacı yan davalıyı mahkemelere devamlı suretle çektiğini, Küçükçekmece İcra Dairesi 2023/79222 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine 150.000 USD bedelli ilamsız icra takibi başlattığını , takip talebinde 18/07/2018 tarihli protokol uyarınca ceza bedeli talep edildiğini, takibe dayanak belge sunulmadığını, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davanın haksız ve kötü niyetli açıldığından dolayı reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. Maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar aranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlık İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesi'nin 2025/628 Esas ve 2025/1014 Karar sayılı 10/07/2025 tarihli kararı ile limited şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı davranıldığı ve protokole konu senetlerin bedelsiz ve geçersiz hale getirilmesine rağmen davalı tarafça işlem tesis edilerek davacının maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemi olarak tespit edilmiş olup netice-i talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521 E. 2019/423 K. Sayılı kararı)(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521 E. 2019/423 K. Sayılı kararı) Dava dilekçesi ve 06/10/2025 tarihli beyan dilekçesi içeriğinden açıkça arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle somut dava dosyasında arabuluculuk dava şartı aranması gerektiği ve arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı, davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı sonrası da başvuruda bulunulmadığı, dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilemeyeceği anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının hatalı hukuki nitelendirme ve değerlendirme sonucunda verildiğini, davalı tarafın haksız ve mesnetsiz iftira ile davacının ticari itibarını, güvenirliğini zedelediğini, her hukuk mücadelesinde davacının haklı çıktığını, davalı tarafın bu davranışının Anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, kasıtla ve art niyetle yapılmış bir eylem olduğunu, noter marifetiyle protesto gönderilince davacının bankalardaki itibarının zedelendiğini, kredi sicilinin olumsuz etkilendiğini, Akbank nezdindeki kredi kartlarının bloke olduğunu, davalı tarafın haksız fiilleri sebebiyle maddi ve manevi tazminat ödenmesi amacıyla davanın açıldığını davanın konusunun ticari ilişkiden kaynaklanmadığını, tarafların tacir olmasından kaynaklanan bir hukuki ihtilaf da olmadığını, dava konusunun tamamen tarafların şahsını ilgilendiren bir husus olduğunu, bu sebeple şahıslar arasındaki haksız fiil tazminat davalarının arabuluculuğa tabi olmadığını, mahkemenin davayı yanlış nitelendirdiğini, dava konusunun ticari dava olmadığını, davanın konusu 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/A maddesi kapsamındaki tazminat talepleri dışında kalan tazminat talebi olduğunu, bu hususun da zorunlu dava şartı kapsamında olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; limited şirket ortaklığından ayrılmaya ilişkin taraflar arasında düzenlenen protokole aykırı davranıldığı ve protokole konu senetlerin bedelsiz ve geçersiz hale getirilmesine rağmen davalı tarafça işlem tesis edilerek davacının maddi ve manevi zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dava şartı arabulucuya başvurulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı noktasındadır.7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6100 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenmiş olup, 7155 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemelere göre, arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması halinde arabuluculuk son tutanağın mahkemeye sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekir. Eldeki davada Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının istinafı üzerine dairemizin 2025/628 E. 2025/1014 K. Sayılı ilamı ile davanın ticari dava olduğu açıklandıktan sonra istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça bu aşamadan sonra dahi arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/4240 Esas ve 2022/6367 Karar numaralı 27/09/2022 tarihli içtihadında işaret edidiği gibi; davacı tarafından, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulmasının gerektiği, başvurunun yapılmadığı anlaşılmakla mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle verilen red kararında bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025