2. Hukuk Dairesi 2016/12973 E. , 2016/12221 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlenmenin Butlanı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece; kısa kararda ve kısa karara uygun olarak düzenlenen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, evliliğin mutlak butlanla iptaline karar verildiği halde, kar…
**2. Hukuk Dairesi 2016/12973 E. , 2016/12221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlenmenin Butlanı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece; kısa kararda ve kısa karara uygun olarak düzenlenen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, evliliğin mutlak butlanla iptaline karar verildiği halde, kararın gerekçesinde davalıların iddia ettikleri nüfus kaydındaki yanlışlığı düzelttikleri gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği belirtilerek hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmıştır. Mahkemeler; hükümlerinde, taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermelidir (HMK m. 297/2 ). Mahkemece, gerekçeli kararın gerekçe ile hüküm sonucu arasında anılan yasal gerekliliğe aykırı olarak çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ile hüküm arasında oluşan çelişki bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2- Kabule göre de; Dava, evlenmenin iptali davası olup .... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılmıştır. Mahkemece ilk hükümde evliliğin mutlak butlanla iptaline karar verilmiş, hükmün davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.09.2014 tarih 2014/9334 esas ve 2014/17133 karar sayılı ilamı ile” kamu adına mutlak butlan davası açan ve evliliğin iptalini isteyen Cumhuriyet Savcısının duruşmaya katılımı sağlanmadan yargılamaya devam edildiği” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, Cumhuriyet Savcısına duruşma gününü bildirir tebligat çıkarılmış ise de mahalli Cumhuriyet Savcısına duruşma gününün tebliği için yapılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanununun 43. maddesinde gösterilen usule uyulmadan yapılmış, Cumhuriyet Savcısının katılımı olmadan dava görülmüştür. Yargıtay bozmasına uyma kararı veren mahkemenin, bozmaya uygun işlem ve karar tesis etmesi gerekir. Bu nedenle, Cumhuriyet Savcısının duruşmalara katılımı sağlanmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması da doğru değildir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamına göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23.06.2016(Prş.)