8. Ceza Dairesi 2024/17259 E. , 2024/4768 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2051 E., 2020/1400 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ı…
**8. Ceza Dairesi 2024/17259 E. , 2024/4768 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2051 E., 2020/1400 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. 2. Tekirdağ 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 15.03.2018 tarih ve 2016/598 Esas ve 2018/169 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. 3. Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13.03.2019 tarihli kararıyla sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarih ve 2019/2051 Esas, 2020/1400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanıklara üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, istinaf mahkemesinin delilleri değerlendirmede ve takdirinde hukuken hatalı davrandığına, usule, kanuna ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; sanıkların atılı suçu işlemediğine, katılanın aşamalarda çelişkili beyanda bulunduğuna, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas tutulduğuna, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucu verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıkların, katılan ...'i, rızası ile Çorlu İlçesinden alarak araçla Tekirdağ İline getirdikleri, Saklıbahçe mevkiine geldiklerinde sanıkların metruk bir eve girip çıktıktan sonra sanık ...' in katılanı kucaklayarak aracın arka koltuğuna attığı, diğer sanık ...' ın diğer kapıdan girerek kapıları kilitledikleri ve katılanı cinsel amaçla alıkoydukları iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre, A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek zorla ve cinsel amaçla katılanın hürriyetini kısıtladıkları kabul edilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve katılan kurum vekili ve sanıklar müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Katılan kurum vekilinin temyiz istemi yönünden Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığından, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanıklar müdafiinin temyiz istemi yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2019/2051 Esas, 2020/1400 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii Av....'e 09.11.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ancak sanıklar müdafii Av.... tarafından temyiz dilekçesi verilmediği anlaşılmış ise de; sanıklar müdafii Av....'in 10.11.2022 tarihli dilekçe ile vekillikten 14.03.2019 tarihinde azledildiğini bildirdiği anlaşılmakla; azil dilekçesinin, kararın tebliğinden sonra bildirilmemesi nedeniyle sanıklar müdafii Av........, 17.11.2022 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 1.Dava dosyası içeriği, mağdur anlatımları, mağdur anlatımlarını doğrulayan adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu, sanıkların savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin, sanıkların atılı suçu işlemediğine, katılanın aşamalarda çelişkili beyanda bulunduğuna, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas tutulduğuna, eksik inceleme sonucu verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen ''mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından sanıklar müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 20.10.2020 tarih ve 2019/2051 Esas, 2020/1400 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2024 tarihinde karar verildi. ...