7. Hukuk Dairesi 2013/194 E. , 2013/1551 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 118 ada 3 parsel sayılı 1714 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ve davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ve davalı ... kazandırıcı zamanaşımı z…
**7. Hukuk Dairesi 2013/194 E. , 2013/1551 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 118 ada 3 parsel sayılı 1714 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ve davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ve davalı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak diğer paydaşların payına yönelik olarak, davacılar ... ve arkadaşları ise miras yoluyla gelen hakka ve tapu kaydına dayanarak taşınmazın tümüne yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ve davalı ...'ün davasının kabulüne, dava ve temyiz konusu taşınmazın davacı ve davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tutanak tanığının sözleri olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka ve çok sayıda tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Davacı ... ve arkadaşlarının dayanağı olan bu tapu kayıtlarından hangisinin dava ve temyiz konusu taşınmaza ait olduğu sorulup saptanmamış ve getirtilerek mahalline uygulanmamıştır. O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, tanık bildirdikleri takdirde taşınmaz başında dinlenmeleri için adlarına davetiye çıkarılmalı, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin dava konusu taşınmaza ait olduğu belirlenerek ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu ../.. 2013/194-1551 S.2 kayıtlarının revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak belirlenmeli, başka taşınmazlara revizyon görmüş ve davalı oldukları saptandığı takdirde dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, daha sonra taşınmazın bulunduğu köyden yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kuşkusuz tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yoksa kayıtta tarif edilen sınır yerleri esas alınarak uygulama yapılmalı, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, komşu taşınmazların dayanağı kayıtların dava konusu taşınmazı ne okuduğu üzerinde durulmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın davacı ... ve arkadaşlarının tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dayanılan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması halinde taşınmazın öncesinin kime ait olduğu kimden kime kaldığı taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de dava konusu taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek, önceki keşiflerdeki beyanları da hatırlatılarak çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'ye iadesine, 25.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.