13. Hukuk Dairesi 2014/40060 E. , 2014/37848 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının dolamit maden ruhsatı ile maden sahası işlettiğini, her yıl yaptığı üretimin bilançoda belirtilen miktarın % 5'inin kendilerine maden aram
**13. Hukuk Dairesi 2014/40060 E. , 2014/37848 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının dolamit maden ruhsatı ile maden sahası işlettiğini, her yıl yaptığı üretimin bilançoda belirtilen miktarın % 5'inin kendilerine maden arama katkı payı olarak ödenmesi gerektiğini, davalının 2003 yılı bilançosuna göre ödemesi gereken miktarı ödemediğini ileri sürerek 2003 yılına ait maden arama katkı payı olan 161.056.911,350 TL (eski TL) ve işlemiş faiz 387.878.728,17 (eski TL)'nin faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 25.3.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile işlemiş faiz miktarını 39.351.572,00 TL'ye çıkarmıştır. Davalı, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken katkı payının ocakbaşı fiyatı üzerinden hesaplanması gerektiğini, sehven bilançolarında madenin ocakbaşı fiyatını değil elde edilen mamül ürünün miktarını belirttiklerini, ocakbaşı fiyatının ürünün hammadde bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsemek suretiyle 161.056.911,350 TL asıl alacak, 38.787.872,817 TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş, mahkeme kararı davalı temyizi üzerine dairemizce onanmış, davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 1-Dosyanın incelenmesinde davacı idare ile dava dışı..ti. arasında G...ÖİR 2749 ruhsat nolu sahaya ilişkin 10.11.1992 tarihli sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 6-e maddesinde "işletmeci, ayrıca işletmenin ömrü boyunca ürettiği cevherin (dolamit) beher tonu için ocakbaşı satış fiyatının %5'ini MTA'ya maden arama katkı payı olarak ödemeyi taahhüt eder" hükmünün yer aldığı, maden sahasının ve buna ait sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerin davacının da muvafakati ile davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasında her yıl için üretilen dolamit madenin bilançoda yer alan miktarının %5'inin davacıya maden arama katkı payı olarak ödenmesi hususunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık ocakbaşı fiyatının ne olduğu hususunda toplanmaktadır. Davalı, ocakbaşı fiyatının ürünün işlenmemiş, madende çıkarıldığı andaki fiyatı 2014/40060-2014/37848 olduğunu savunmakla, davacı ise ürünün işlenmiş haldeki fiyatı üzerinden katkı payının hesaplanması gerektiğini ileri sürmektedir. Taraflar arasında görülen ve 2004 yılı maden arama katkı payının tahsiline ilişkin Ankara 7. Ticaret Mahkemesinin 2006/428-2009/177 sayılı dosyasınında temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamında da belirtildiği üzere; Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 76. Maddesinde ocakbaşı satış tutarının ne olduğu "Devlet hakkı ocakbaşı satış tutarı üzerinden alınır, ocakbaşı satış tutarı ocaktan üretilen tüvenan cevherinin bedelidir" şeklinde ifade edilmiş olup, tüvenan cevheri ise ocaktan çıkarılan ve ancak üzerinde hiçbir cevher hazırlama işlemi yapılmamış olan hammadde halindeki cevhere verilen isimdir. Bu nedenle, davacı sözleşme uyarınca ancak ocaktan çıkarılan dolamit madeninin üzerinde hiçbir cevher hazırlama işlemi yapılmamış olan hammadde halindeki fiyatı üzerinden katkı payı talep edebilir. Ayrıca hemen belirtmek gerekirki, davalının bilançosunda sevhen, dolamit madeninin hammadde fiyatını değil, mamül hale geldikten (işlenmiş hali) sonraki oluşan fiyatı bildirmiş olması da davacıya bu yönde herhangi bir hak bahşetmez. Kaldı ki davalı bu hatasını farkederek davacı idare nezdinde gerekli girişimlerde de bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece az yukarıda değinilen Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin bozma kararında ve devamında devam eden Ankara 16. Ticaret Mahkemesinin 2011/110-2012/227 sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporları da gözetilmek suretiyle davacının hammadde halindeki dolamit madeninden dolayı talep edebileceği ocakbaşı fiyatı üzerinden hesaplanacak alacağının olup olmadığı, var ise miktarının tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşılmakla davalının değinilen bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının değinilen yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulü ile dairemizin 22.6.2006 gün ve 2006-2013 esas, 2006/10286 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 2.697,90 harcın istek halinde iadesine, 28.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.