Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın başvurucu (sanık) tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın başvurucu (sanık) tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle 9/9/2016 tarihli iddianame düzenlenmiştir. İddianamede özetle; başvurucunun Asya Katılım Bankası A.Ş.de (Bank Asya) kendisi, eşi ve çocukları adına hesabının bulunduğu, Aktif Eğitimciler Sendikası (Aktif Eğitim-Sen) ile örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan Cacabey Eğitimciler Derneğine üye olduğu belirtilerek atılı suçu işlediği iddia edilmiştir. Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) yürütülen yargılamada duruşmalar on altı celse sürmüştür. Tanık E.E.nin Mahkemeye başvuruda bulunarak yargılamanın -önceki oturumunda tarihi kararlaştırılan- bir sonraki oturumunda şehir dışında olacağını beyan etmesi üzerine bu tanığın ifadesi 12/5/2017 tarihinde açılan ve başvurucunun hazır bulunmadığı ara celsede alınmıştır. Tanık E.E. ifadesinde; kamuoyunda 17-25 Aralık süreci olarak bilinen tarihten önce başvurucunun örgüt mensubu öğretmenlerden oluşan mütevelli heyetinde yer alıp köylerden sorumlu olarak görev yaptığını, bu bağlamda köylerde himmet ve öşür adı altında para toplanmasını sağladığını, irtibat kurduğu köylerdeki örgütsel toplantıları organize ettiğini ve başvurucunun örgüt içerisindeki bu görevi anılan süreçten sonraki tarihlerde de sürdürdüğünü duyduğunu beyan etmiştir. Tanığın ifadesi 2/6/2017 tarihli oturumda hazır bulunan başvurucu ve müdafiine okunmuş, başvurucu tanığı tanımadığını, söz konusu beyanların soyut nitelikte ve iftiradan ibaret olduğunu savunmuştur. Mahkemece başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkûmiyet kararı, iddianamede değinilen hususların yanı sıra başvurucunun hazır bulunmadığı oturumda dinlenen tanık E.E.nin aleyhe anlatımına dayandırılmıştır. Bunların yanı sıra başvurucunun terör örgütü üyeliğinden haklarında kovuşturma bulunan bazı kişilerle yoğun telefon irtibatı olduğuna dair HTS kayıtları da mahkûmiyet gerekçesi yapılmıştır. Gerekçeli kararda delil olarak kabul edilen tüm hususlar aynı zamanda başvurucunun cezasının bireyselleştirilmesi açısından atılı suç için öngörülen temel cezadan artırım yapılmasını gerektiren neden olarak da değerlendirilmiştir. Başvurucu anılan karara karşı -diğerlerinin yanı sıra- tanık E.E.yi sorgulayamadığını da belirterek istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurmuş, karar kanun yollarından geçerek kesinleşmiştir. Başvurucu nihai hükmü 18/6/2021 tarihinde öğrendikten sonra 12/7/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve tanık sorgulama hakkı dışındaki şikâyetlerin kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.