12. Ceza Dairesi 2023/3256 E. , 2023/1804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin sür
**12. Ceza Dairesi 2023/3256 E. , 2023/1804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 16.Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2022 tarihli ve 2021/210 Esas, 2022/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/550 Esas, 2022/917 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 3.... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/550 Karar sayılı kararının katılanlar vekilleri ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.12.2022 tarihli ve 2022/3460 Esas, 2022/9776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Dairemizin bozma kararı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/226 Esas, 2023/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 04.04.2023 tarihli ve 2023/37782 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar vekillerinin temyiz sebebi; olayda bilinçli taksir ve olası kast koşullarının oluştuğuna, cezanın üst hadden tayin edilmesi gerektiğine ve usul ve Yasaya aykırı diğer hususlara ilişkindir. B.Sanık müdafiinin temyiz sebebi; cezanın üst hadden tayin edildiğine ve usul ve yasaya aykırı diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü '' ... Olay tarihi olan 22.12.2020 günü gece vakti saat 03:15 sıralarında sürücü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki . plakalı otomobil ile içinde olayda ölen ..., ... ve ...'ın olduğu halde. yolu üzerinde ...-... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli yol bölümünde aracın sağ ön kısmı ile, ön ilerisinde aynı istikamette seyir halinde olan sürücü müşteki ...'ün sevk ve idaresindeki . plakalı kamyonetin sağ arka kısmından çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sanık ile birlikte aynı otomobilde bulunan 3 kişinin ölümüne ve kamyonet sürücüsünün yaralanmasına sebebiyet verildiği, çarpan aracı kullanan kişinin sanık ... olduğu,bu ... içerisinde de müteveffalar ..., ..., ... olduğunun anlaşıldığı, müteveffalar üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi neticesinde mevcut ölümlerin trafik kazası neticesinde olduğu, otopsi raporlarında ...'ın ve ...'ın alkollü olduğunun tespit edildiği, sürücü ...'ın kaza sonrası olay mahallini terk ettiği ve uzun bir süre teslim olmadığından kaza esnasında alkollü olup olmadığı tespit edilemediği anlaşılmıştır. Olay sonrası düzenlenen 22/12/2020 tarihli kaza tespit tutanağına göre;kazanın gece vakti, aydınlatmanın olduğu, görüşe engel cismin bulunmadığı, havanın açık ve yolun kuru olduğu, dört şeritli devlet karayolu olduğu, azami hız sınırının 82 km/s olduğu, meskun mahal dışında meydana geldiği anlaşılmıştır. Devlet karayolunda meydana gelen çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı kazada araçların hızının tespit edilemediği, yine kamyonete arkadan çarpan . plakalı.marka araca ait fren izinin tespit edilemediği, bu kazanın oluşunda . plakalı hususi oto sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K'nun sürücülere ait kusurlardan 56/1-c (önlerinde giden araçları güvenli bir mesafeden izlememek) kuralını ihlal ettiği, diğer . plakalı ticari kamyonet sürücüsü ...'ün ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, çarpma noktasının sağdan ikinci şerit üzerinde olduğu, . plakalı kamyonetin sol tarafa devrilmiş şekilde ve ağırlıklı arka kısımları hasarlı olacak şekilde son konumunu aldığı, çarpma sonrası . plakalı ısuzu marka kamyonetin sağ şeritte çarpma noktasına 75 metre mesafede yan yattığı, .plakalı, maktüllerin ve sanığın bulunduğu aracın ise sol şeritte kamyonete 20 metre mesafede durduğu, . plakalı otomobil içerisinde yolcu konumunda bulunan ..., ...'ın ve kimliği tespit edilemeyen kişinin emniyet kemeri durumlarının belirsiz olduğunun işaretlendiği, ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 23/12/2021 tarih 10270 sayılı raporunda özetle; sürücü ...'ın gece vakti, aydınlatma bulunan meskun mahal dışında sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkati vermemiş, ifadesinden anlaşılmakla mahal hız limitleri üzerinde seyretmiş, ön ilerisinde seyir halinde bulunan kamyonet ile arasında güvenli takip mesafesi bırakmaya özen göstermemiş, bu haliyle tehlikeli biçimde yaklaştığı kamyonete arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ün kusursuz, mütevveffa yolcular ..., ...'ın, ...'ın kazanın oluşunda atfı kabil kusurlarının olmadığına dair tespitlerin yapıldığı anlaşılmıştır. TCK’nın 21/1’inci maddesinde, “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır.” denilerek, kural olarak suçta kastın aranacağı belirtilmiş, bu kuralın istisnası da 22’nci maddenin 1’inci ve 2’nci fıkralarında; “(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirlediği hâllerde cezalandırılır. (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.” denilmek suretiyle, kanunlarda suç olarak tanımlanan taksirli fiillerden dolayı cezai sorumluluk kabul edilmiş ve taksirin genel bir tanımına yer verilmiştir. Doktrinde ve uygulamada taksirin unsurları; fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması, hareketin iradiliği, neticenin iradi olmaması (istenmemiş olması), hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması, neticenin öngörülebilir olması şeklinde kabul edilmektedir. Taksirle gerçekleştirilen davranışın haksızlık unsurunu “Objektif özen yükümlülüğünün ihlali” oluşturmaktadır. Objektif özen yükümlülüğünün belirlenmesinde, failin kişisel yetenekleri göz önünde bulundurulmaksızın, objektif esastan hareket edilir. Bilinçli taksir TCK’nın 22/3’üncü maddesinde; “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi” olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü gibi taksir ile bilinçli taksir arasındaki yegâne fark, taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörmemesi, bilinçli taksir hâlinde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır. “Neticenin öngörülebilir olması” ile “neticenin öngörülmesi” birbirlerinden farklı kavramlardır. “öngörebilme” failin hareketinin sonuçlarını tahmin edebilme kabiliyetini ifade ederken, “neticenin öngörülmesi” somut olayda neticenin fail tarafından fiilen tahmin edilmesidir. Dosyada mevcut sanık savunması, katılanların beyanları, kusur konusunda aldırılan bilirkişi raporu, ölü muayene tutanakları, diğer belge ve tutanaklar bir arada değerlendirilerek somut olaya bakıldığında; aracıyla seyir halinde bulunan sanık ...'ın aracın hızını hava, yol, ışık, trafik ve mahal şartlarına göre ayarlayamadığı, önündeki araçla arasına güvenli takip mesafesi bırakmadığı, sanığın beyanlarına yansıyan haliyle 82 km olan hız limitleri üzerinde gece vakti seyir ettiği, yine kendi beyanlarına göre virajlı yol kesiminde viraj çıkışında düz yola doğru hızla ilerlediği ve ön ilerisinde 4 şeritli yolda sağdan ikinci şeritte seyir halinde bulunan sürücü ...'ün kullanımındaki kamyonete sağ arka tarafından çarptığı, bunun sonucunda meydana gelen kazada sanık ...'ın çarpma sonrasında kendi aracından herhangi bir yara almadan çıktığı, araçta bulunan ve ölen diğer üç kişinin ... içerisinde kaldıkları, yine sanık beyanlarına göre çarpanın hemen akabinde araçta bulunan diğer 3 kişinin hareketsiz bir şekilde bulundukları, sanığın olay sonrası ... içerisinde bulunan diğer 3 arkadaşına herhangi bir şekilde yardımda bulunmaksızın olay mahallinden uzaklaştığı ve günler sonra yakalanabildiği, olay sonrası araçta kalan diğer 3 kişinin trafik kazasına bağlı yaralanma sonucunda öldüklerinin otopsi raporuyla anlaşıldığı, kusur durumunun tespitine dair Trafik Kaza Tespit Tutanağı ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden aldırılan rapora göre sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu olduğu, önde seyir halinde bulunan ... sürücüsü ...'ün ve ... içerisinde ölen kişilerin kusurlarının bulunmadığı, olay sebebiyle ...'ün de BTM ile iyileşir şekilde yaralandığı ancak kimseden herhangi bir şikayetinin bulunmadığını beyan ettiği olayda sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracı hızlı bir şekilde hız limitlerinin üzerinde sürmek suretiyle önünde seyir halinde bulunan araca çarparak 3 kişinin ölümüne ve bir kişininde yaralanmasına neden olduğu olayda tam ve asli kusurlu olduğu, bu şekilde TCK'nın 85/2 maddesinde düzenlenen suçun oluşumuna sebebiyet verdiği, olayda 3 kişinin ölmesi ve ayrıca bir kişinin şikayetçi olmamakla birlikte yaralanmasına sebebiyet olmakla birlikte ölenlerin sayısı ve yaralanmanında gerçekleşmiş olması ve taksire dayalı kusurunun da ağırlığı da dikkate alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Sanığın meydana gelen olayda TCK'nın 22/3 maddesi kapsamında bilinçli taksir halinde hareket edip etmediğinin değerlendirilmesine yönelik olarak; sanığın beyanına atfen 100 km/s ile seyir halinde hız sınırlarının üzerinde olduğu, ayrıca hız sınırının belirlenmesine esas olmak üzere arkadan çarpmaya bağlı olarak meydana gelen zarar, kamyonetin dengesini kaybedip yol içerisinde yan yatar ve sürüklenir vaziyette olması nedeniyle sanığın hız limitlerinin fazlaca üzerinde seyir ettiğine delalet olduğu, zira, çarpma sonucu sanığın kullandığı aracın çarpmaya rağmen ivmesini koruyarak sol şeritte kamyonetin 20 metre ilerisine savrulduğu, bu haliyle sanığın aracının hızını yol, hava şartlarına göre ayarlamayıp yüksek hızla seyir ettiği, sanığın mahal hız limitleri üzerinde virajlı yola girdiği, virajı dönmeye çalışırken aracı ile kamyonete çarptığı ve araca ait fren izi tespit edilememesi değerlendirildiğinde; sanığın viraja sadece hızlı girmesi söz konusu olmayıp, aracı yavaşlatma yönünde bir fren tedbirine de başvurmadığı anlaşılmış, sanık adeta önünde kamyonet ya da herhangi bir ... yokmuş yol boşmuş gibi hareket etmiş, kendi sürüş yeteneklerine güvenerek oluşabilecek neticeyi öngörmesine rağmen aracını yüksek hızla sürmeye devam etmiş ve kaza sonrası kendisinin yaralanmadığını beyan etmiş olması sebebiyle ... içerisinde bulunan diğer arkadaşlarının hareketsiz kaldıklarını görmesine rağmen ve yardım edebilme, olaya hemen müdahale edebilme ve bu haliyle yaralı olma ihtimali bulunan ve bir kısmının olay sonrası hastanede öldükleri anlaşılan ölenlere yardım etmemek suretiyle yardım görevini de yerine getirmeyerek neticeyi istememekle birlikte kayıtsız kalmak suretiyle neticenin meydana gelmesinde bilinçli taksirle sebep olduğu kanaatine varıldığından sanığa verilen cezanın TCK’nın 22/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında arttırılmasına...'' denilerek sanık hakkında hüküm kurulmuştur. 2.... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 23.12.2021 tarihli raporunda, sanığın, gece vakti, aydınlatma bulunan meskun mahal dışında sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde yola gereken dikkatini vermemiş, ifadesinden anlaşılmakla mahal hız limitleri üzerinde seyir seyretmiş, ön ilerisinde seyir halinde bulunan kamyonet ile arasında güvenli takip mesafesi bırakmaya özen göstermemiş bu haliyle tehlikeli içimde yaklaştığı kamyonete arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 3.Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığının 10.03.2021 tarihli otopsi raporu ile ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa kubbe-kaide ve iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ harabiyeti ve medulla spinalis kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. 4. Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığının 18.03.2021 tarihli otopsi raporu ile ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı kafa kubbe-kaide ve iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli beyin doku harabiyeti ve kanaması ile iç organ harabiyeti ve medulla spinalis kanaması sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. 5.Ölüm sebeplerine ilişkin ... hakkında düzenlenen 23.12.2020 tarihli ölü muayene tutanağında; şahsın ölümünün ... içi trafik kazasına bağlı multi travma, maksillo fasiyal çok sayıda fraktür, hemopnömotoraks sonucunda gerçekleştiği belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü '' ... Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 08.12.2022 tarih ve 2022/3460 esas, 2022/9776 karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle; ilk derece Mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca aynı yasanın 22/4 ve 61. maddelerindeki ölçütler değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle 10 Yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, olayda bilinçli taksirin koşulları oluşmadığından, sanık hakkında takdir edilen temel ceza üzerinden TCK'nın 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılmamasına, sanığın geçmişi, fiilden sonraki davranışları, kaza esnasında aynı ... içerisinde bulunan ölen arkadaşlarına yardım etmeden olay yerinden kaçmış olması hususları dikkate alınarak, sanık hakkında verilen ceza üzerinde TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmamasına, sanığın kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikleri dikkate alınarak sanık hakkında takdir edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine ve sürücü belgesinin geçici süre geri alınmasına karar verilmesi suretiyle ... '' denilerek sanık hakkında karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü sanığın, idaresindeki aracı ile gece vakti saat 03.15 sıralarında aydınlatmanın bulunduğu, hız limitinin 82 km/saat olduğu meskun mahal dışı bölünmüş yolda seyri sırasında önünde seyreden kamyonete arkadan çarpması neticesinde, aracında bulunan üç yolcunun öldüğü, sanıktan şikayetçi olmayan kamyonet sürücüsünün basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, sanığın olay yerini terk ettiği, hakkında yakalama emri çıkarılmasına binaen olaydan yaklaşık 9 ay sonra yakalandığı ve Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği beyanında, olay günü alkol almadığını, hızının 100 km/saat olduğunu, kaza yaptıktan sonra araçtan çıktığını ve arka kapıyı açarak iki arkadaşını kontrol ettiğini ancak bir tepki vermediklerini görmesi üzerine olay yerinden uzaklaştığını beyan eden sanık hakkında, tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın olay mahallinde belirlenen hız limitinin iki katı hızda seyrederek kaza yaptığına dair kesin, şüpheden uzak bir delilin bulunmaması, her ne kadar sürücü koltuğunun alt kısmında boş bira şisesi bulunmuş ise de, sanığın olay yerinden kaçması ve dokuz ay sonra yakalanması nedeniyle olay anında alkollü olup olmadığına yönelik tespitin de yapılamamış olması gözetildiğinde, sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gibi olası kast koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla, üç kişinin ölümüne neden olan asli kusurlu sanık hakkında Mahkemece tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/226 Esas, 2023/338 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebebi ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.