T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1070 Esas KARAR NO: 2026/45 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/02/2024 NUMARASI: 2022/42 Esas, 2024/30 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 23/02/2022 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi içi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1070 Esas KARAR NO: 2026/45 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/02/2024 NUMARASI: 2022/42 Esas, 2024/30 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 23/02/2022 KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ....... öğrencisi olduğunu, kendi tasarladığı özgün "....." niteliği bulunan ürününü markalaştırarak satışa arz ettiğini, sektörde ilk olan bu ürünün oldukça fazla rağbet görüp satışlarının artması üzerine fırsatçılar ortaya çıktığını ve başkaları tarafından taklit edilerek sahtelerinin satılmaya başlandığını, müvekkilinin ürünü 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'u kapsamında eser niteliğinde olduğundan davalı eylemi müvekkilinin haklarına tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda 6768 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma altında olduğunu, ayrıca davalı eylemi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin ürünün eser niteliğinde olduğunu ve davalı tarafın bu eserin aynısı satışa sunarak müvekkilin hem eser haklarına tecavüz ettiği hem de TTK'nın haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğinin İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/.... D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkilinin kendisine ait bu ürünün fikir haklarını korumak için Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü nezdinde "İLİM EDEBİYAT ESERLERİNE İLİŞKİN KAYIT-TESCİL BELGESİ" alarak .../07/2021 tarihinde ...... numarasıyla tescilini sağladığını, müvekkilinin ürününü piyasaya arz ettikten sonra marka tescili için de başvuru yaptığını ve tescil sürecinin devam ettiğini, ilk kez müvekkilinin ürettiği ve ilk olarak satışa sunduğu eseri davalı tarafın taklit ettiğini, birebir aynı isimle ve aynı oyun mantık ve kurgusuyla taklit ederek kendileri adına satışa sunduğu bilgisine ulaşılması üzerine müvekkilinin bu satıcılardan bir ürün satın aldığını ve ürün geldiğinde kendi eserinin ve markasının taklit edildiğini gördüğünü, müvekkilinin eseri ve markası ile davalı tarafın sattığı oyun içeriği aynı olduğu gibi ürün isimlerinin dahi aynı olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin taklitlerinin çok kötü kalitesiz baskı ve içerikte fotokopi olması ve taklitlerin piyasada oyunun ismine ve güncel popileritesine zarar vermesi nazara alındığında müvekkili ürünün taklitlerini satan karşı tarafın telafisi imkansız ticari kayıplara yol açtığını ileri sürerek müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına davalı tarafından tecavüzde bulunduğunun ve haksız rekabetin tespitine, taklit ve ihlal oluşturan ürünlerin internet sitesi üzerinden yayınının ve satışlarının durdurulmasına, satışa arzının önlenmesine, iltibasa sebebiyet veren ürünlerin ve ambalajların toplatılmasına, imhasına ve sair hak ihlallerinin önlenmesine (ref'ine) kararın ilanına, FSEK 68. Maddesinin verdiği hakla üç (3) kat fazla tazminat talep etmekle birlikte fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, 5846 sayılı FSEK m.70/3 uyarınca tazminattan başka davalı tarafından taklit üründen temin edilen karın satışın yapıldığı www...com, ......com ve .....com internet yer sağlayıcı firmalarından belirlenerek müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi, davalıya usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih ve 2022/42 Esas, 2024/30 Karar sayılı kararıyla; "...Davaya konu ürünler kutulu masa oyunlarıdır. Söz konusu oyunların anonim olmayan kuralları ile hazırlanmış olan parçaların ve ürünlerin sahibinin hususiyetini taşıyacağı endüstriyel eser mahiyetinde ilmi eser niteliğinin bulunması ve tasarım özelliğinden kaynaklanan güzel sanat eseri formunda kaligrafisinin yapılarak derleme eser mahiyetine kavuştuğu, ayrıca FSEK 6.maddesi düzenlenmesi karşısında da ürünün özgün mantığını yazılı ve görsel şemalarla açıklayan, belirli tarifleri içeren ...... (.......) eser olarak kabulünün gerektiği hukuki kanaatine ulaşılmıştır.Bilirkişi vasıtasıyla yapılan incelemede davacı ile davalının oyunlarının birebir aynı olduğu, davalı ürününün benzer değil kopya mahiyetini taşıdığı, bu itibarla davacının eserden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz oluşturduğu anlaşılmıştır. Eski Borçlar Kanunu'nun 53.maddesinde düzenlenen husus yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; " Hakim zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir." "Medeni Hukuka göre haksız fiil teşkil eden bir eylem aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç teşkil edebilir. Hukuka aykırı eylemin ceza hukuku alanı ile medeni hukuk alanındaki sonuçları farklı olabilir. Bu fiillerle ilgili olarak hukuk ve ceza yargılamaları kural olarak birbirinden bağımsız şekilde hareket eder. Ancak bu bağımsızlık mutlak bir nitelik içermez. Mevzuatımızda hukuk hakiminin ceza hukuku prensipleri ve ceza mahkemesinin kararları karşısındaki durumu esas olarak BK'nun 53.maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan düzenleme dikkate alındığında, kusurun oranın ve tazminat miktarının tayini dışında mahkumiyet kararı hukuk hakimini mutlak bir şekilde bağlar. Ayrıca hukuka aykırı fiilin fail tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespitine ilişkin beraat kararları da hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir." ( 13/11/2012 T. Y.11.HD 2010/12876 E. 2012/18075 K.) Burada dikkat edilmesi gereken ve içtihatlarla da belirlenen husus mahkumiyet kararının ve sanığın söz konusu eylemi gerçekleştirmediğine dair beraat kararını hukuk hakiminin bağlayıcı nitelikte olduğudur. Örneğin; davaya konu ve sanığın üzerine atılı eylemi davalı-sanığın değil, başka bir kişinin gerçekleştirdiği yönündeki tespit ile verilen bir beraat kararı hukuk hakimini bağlayacaktır. Bunun dışında FSEK'de hukuk mahkemelerinde incelenecek fikri mülkiyet hakkına tecavüzün koşulları ile bu Kanunun ihlalinden kaynaklı fiilin suç oluşturmasının koşulları birbirlerinden farklı düzenlenmiştir. FSEK hukuk hakimi için tecavüz yönünden kusur şartını kural olarak kaldırmıştır. Her ne kadar ceza mahkemesi kararında "davaya konu eserin hususiyet taşıdığı ve eser niteliği bilirkişi heyetince tespit edilmiş ise de sanığın satışa sunmuş olduğu oyunun fiziken temin edilmediği, eserlerin birbiri ile mukayese edilerek herhangi bir intihalin olup olmadığı veya ürünün taklit olup olmadığı hususunda inceleme yapmanın mümkün olmadığı, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmakla sanığın katılana ait eseri izinsiz kullandığı, çoğalttığı, taklit ettiği veya sattığı üründe intihalde bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı göz önünde bulundurularak CMK' nun 223/2-e bendi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesiyle davalının beraatine karar verilmiş ise de; .../01/2022 tarihli değişik iş tespit raporu ve mahkememizce alınan .../06/2022 tarihli raporda davalının ... ....... mağazasında ...... ...... adı altında satışa arz ettiği oyunun yöntem ve içerik olarak davacıya ait eser vasıflı oyunun yöntem ve içeriğinin birebir kopyası olduğunun tespit edildiği, bu itibarla yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde mahkememizin beraat kararıyla bağlı olmadığı anlaşılmıştır. FSEK 68 hükmüne göre bilirkişilerce tespit olunan tazminat miktarının dosya içeriği ile de uyumlu olduğu ve talep gereği üç kat arttırılarak hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış, 2.106,00 TL'nin üç katı 6.318,00 TL üzerinden maddi tazminat talebi kabul edilmiştir. İhlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak, talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı takdir edilmiştir.FSEK 68.maddesi hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulduğu kabul edildiğinden dava tarihine kadar olan tecavüz fiillerinin önlenerek ürün ve ambalajlara el konulması ve hükmün ilanı taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davalının, davacıya ait eserden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu anlaşıldığından FSEK 68.madde çerçevesinde üç kat artırılmak suretiyle bulunan 6.318,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Dava tarihinden sonra gerçekleşebilecek muhtemel tecavüzün önlenmesine, -Dava tarihine kadar olan tecavüz fiillerinin önlenerek ürün ve ambalajlara el konulması ve hükmün ilanı taleplerinin FSEK 68, maddesi ile taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulmuş olduğundan reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince her ne kadar reddine karar verilmiş ise de "Dava tarihine kadar olan tecavüz fiillerinin önlenmesi" şeklinde dava dilekçesinde bir talep bulunmadığını, mahkemenin ret kararı kendi kararıyla çelişkili ve gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu için ret gerekçesi yazmasının da hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının davalıyla sözleşme ilişkisi kurmadığını, davalı eser haklarına tecavüz ettiği için maddi ve manevi tazminat istendiğini, ilan talebinin ret edilmesinin hatalı olduğunu, 25.000 TL gibi yüksek bir rakamla hükmedilen tazminatın iki katı şekilde vekalet ücretiyle davacıyı cezalandırır gibi hüküm kurulduğunu, 5846 sayılı FSEK madde 67 uyarınca, "Manevi haklara tecavüz halinde"; "...Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı talep edilebilir" hükmü bulunduğu gibi yine ayrıca; 5846 sayılı FSEK madde 78. "Hükmün ilanı" başlıklı Madde 78 uyarınca; " ... 67 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı halden maada, haklı olan taraf, muhik bir sebep veya menfaati varsa, masrafı diğer tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş olan kararın gazete veya buna benzer vasıtalarla tamamen veya hulasa olarak ilan edilmesini talep etmek hakkını haizdir. İlanın şekil ve muhtevası kararda tesbit edilir. İlan hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa düşer" düzenlemesi bulunduğunu, yasa hükmüne dayalı davacının ilan talebinin kabulü gerekirken ret edilmesinin yanlış olduğunu, Karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat miktarının az belirlendiğini, 14.02.2023 tarihli Bilirkişi ek raporunda tazminat hesaplamasının eksik yapıldığını, raporda sadece FSEK 70/3. Maddesi uyarınca tazminat miktarı hesaplandığını, ancak FSEK 68/1 maddesi kapsamına giren tazminat talebi hiç hesaplanmadığını, oysa mahkemenin vermiş olduğu görevin ve davacı talebi FSEK 68. Madde kapsamında tazminat hesaplanmasını gerekli kıldığını, 68. Madde ile 70/3. Madde farklı hesaplamalar olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'e dayalı eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, tecavüzün ref'i ile FSEK 68. Ve 70. Madde kapsamında maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı ve davalıya ait oyunların birebir benzer olduğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesindeki ve .../10/2023 tarihli talep açıklaması konulu dilekçesi dikkate alındığında talebin FSEK 68. Maddesine göre değerlendirilmesi ve bu kapsamda hesaplanan tazminatın yerinde olduğu, davalı eyleminin farazi sözleşme kapsamında yasal kullanım haline dönüşmesi nedeniyle, davacı hak sahibinin farazi sözleşmenin kapsadığı kullanımın ref'ini isteyemeyeceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince bu dönem yönünden tecavüzün ref'i talebinin reddine karar verilmesinde ve dava yığılması şeklinde açılan davalarda dava dilekçesinde yer alan her bir talep hakkında karar tarihindeki AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmolunacağından tecavüzün ref'inin reddi kararı nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, somut uyuşmazlıkta eserden doğan davacı haklarına tecavüz gerçekleşmesi karşısında, FSEK 67. Madde kapsamında hükmün ilanı talebinin yerinde olduğu görüldüğünden, ilk derece mahkemesince talebin bu yönden reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile hükmün kaldırılmasına, eksiklik yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Bakırköy ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih, 2022/42 Esas, 2024/30 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın kısmen kabulü ile; -Davalının, davacıya ait eserden doğan mali ve manevi haklarına tecavüz ettiği ve haksız rekabette bulunduğu anlaşıldığından FSEK 68. madde çerçevesinde üç kat artırılmak suretiyle bulunan 6.318,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Dava tarihinden sonra gerçekleşebilecek muhtemel tecavüzün önlenmesine, -Dava tarihine kadar olan tecavüz fiillerinin önlenerek ürün ve ambalajlara el konulması talebinin FSEK 68. maddesi ile taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulmuş olduğundan reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de en yüksek tiraja sahip ilk 5 gazeteden birinde bir kez ilanına, -Fazla ilişkin taleplerin reddine, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 1.114,68 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.033,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b)Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre FSEK'ten doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 6.318,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e)Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen dava tarihine kadar olan tecavüzün önlenmesi talebi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f)Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 3.682,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g)Davacı tarafça yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 355,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.855,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 1.219,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, h)Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 320,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.489,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026