İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olduğunu, takibin talebinde borcun sebebi olarak belirtilen hiçbir belge olmadığını, düzenlenen ödeme emrinde borcun sebebi kısmına sadece ve sadece 170.000,00 TL yazıldığı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1951 Esas KARAR NO: 2026/240 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2023 NUMARASI: 2022/535 E. - 2023/239 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı hakkında açılan icra takibinde hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açılmış olduğunu, takibin talebinde borcun sebebi olarak belirtilen hiçbir belge olmadığını, düzenlenen ödeme emrinde borcun sebebi kısmına sadece ve sadece 170.000,00 TL yazıldığını, başkaca bir açıklama yapılmadığını, davacı ile davalı şirket arasında ücret ödenmesini gerektirecek bir ticari alışverişi olmadığını, davalının haksız kazanç elde etmeye çalışılarak ilamsız takip açıldığını, tutarsa mantığıyla hareket edilerek ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair bir yazılı belgenin davaya sunamayacağını, davacı taradın davalı alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyaya konu icra dosyasından Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosya aracılığıyla davacı şirkete ait ... plakalı aracın satışı istendiğini, dosya kapsamında davalı tarafın icra dosyasında vekil olarak bulunan Av. ... ile yapılan şifahi görüşmede davalı tarafın davacı şirketin bir başka icra dosyası olan Büyükçekmece 1. İcra Dairesinin ... dosyası kapsamında tesis edilen haciz işlemi neticesinde aracın Nisan 2021 tarihinde yakalamasının yapılarak yediemin otoparkına çekilmesi sebebiyle doğan aracın muhafaza bedellerine ilişkin olduğunu bildirdiğini, ilgili dosyada da davacının hiçbir borcu bulunmaması işbu dosyanın konusu olmamasına rağmen bu hususa ilişkin detaylı açıklamanın ilerleyen süreçlerde de yapılacağını, davacıya ait aracın muhafaza bedeline ilişkin takip yapılabileceğinin kabul manasına gelmemek kaydıyla 170.000,00 TL gibi fahiş bir bedelin takip tarihinde 1 yıl süreli bir muhafazaya ilişkin olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, nitekim davalı tarafın vekili ile bu hususa ilişkin görüşme yapıldığında 7.500,00 TL'lik bir tutar içerisine vekalet ücreti ve masraflar da dahil olmak şartı ile işlemlerin durdurulabileceği bilgisi verildiğini, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmemek adına bu mesaj paylaşılmayacağını ancak karşı tarafın muvafakati ile paylaşılacağını, nitekim görüleceği üzere araç muhammen değerinin 130.000,00 TL olarak hesap edilmesine rağmen davacının icra takibi ile talep edilen 170.000 TL'nin hiç bir surette dayanağı ve açıklaması bulunmadığını, tarife uyarınca davacıya ait aracın 2022 itibariyle belirlenen günlük muhafaza bedelinin -22- TL olduğunu, bu tutar üzerinden dahi 365 günlük hesaplama yapıldığı takdirde ulaşılacak maksimum bedelin 8.030,00 TL olduğunu, işbu bedelden de ilk muhafaza esnasında bilgileri verilen dosya kapsamında yakalama yapıldığında alacaklı tarafından verilen 3 aylık muhafaza bedelinin düşülmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle telafisi imkansız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için öncelikle ve ivedilikle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin durdurulmasını talep ettiklerini, bir diğer yandan yarın ilk satış ihalesinin 05/08/2022 tarihinde yapılacak olduğunu, tedbiren durdurulmasına mümkün değil ise de enazından ilgili dosyaların incelenmesi için tedbiren 05/09/2022 tarihine kadar durdurulmasına ivedilikle tedbiren karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davanın menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalıda bulunduğu, iş bu davada ispat yükünü tersine çevirecek ayrık bir durumun da bulunmadığı, davalının davacıdan takibe konu olan alacağının olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın kabulü ile, davacının İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle; 1-Davanın Kabulü İle: Davacının İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından, kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından aleyhlerine açılan menfi tespit davasında, dava dilekçesinin müvekkil şirketin adresine Tebligat Kanunu m. 21/1 uyarınca usulüne uygun bir araştırma ve kapıya haber kağıdı yapıştırma işlemi yapılmadan muhtara bırakılması suretiyle usulsüz tebliğ edildiğini, bu sebeple davadan ancak gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olduklarını ve savunma haklarının kısıtlanarak taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğunu, davanın esası bakımından ise davacıya ait aracın 2019 yılından beri yediemin otoparkında bağlı olduğunu ve müvekkilinin otopark işletmecisinden bu alacağı temlik aldığını, aracın otoparkta kaldığı süre boyunca işleyen ücretin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, ileride doğabilecek ihalenin feshi davası gibi yargılama süreçleri ve aracın otoparktan çıkışına kadar geçecek süreler gözetilerek muhtemel bedel üzerinden takip yapıldığını, nitekim aracın ihale ile satılmasına rağmen davacının açtığı ihalenin feshi davası nedeniyle aracın halen otoparktan çıkarılamadığını ve borcun her geçen gün arttığını, davacının borçlu olduğunun sabit olduğunu ve müvekkilinin fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak yalnızca hak edilen yediemin ücretini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, usulsüz tebligatın tespitini ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına ilişkin açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında alacaklı ... Ltd., tarafından borçlu ... Ltd., aleyhine 170.000,00 TL., alacağın tahsili amacı ile 26/03/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.B. çekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında alacaklı ... Ltd., tarafından borçlular ... ve ... Ltd., şirketi aleyhine 250.000,00 TL., alacağın tahsili amacı ile 12/10/2020 tarihinde icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından davalı ile arasında, icra takibine konu alacağı oluşturacak ticari bir alışverişi bulunmadığını, B.çekmece 1. İcra müdürlüğünün dosyasından davacı şirkete ait ... plakalı aracın Nisan 2021 tarihinde yakalanarak yediemin otoparkına çekildiğini satışı istendiğini, davalı vekili tarafından borcun sebebinin muhafaza bedeline ilişkin olarak bildirildiğini, ilgili dosyada davacının hiçbir borcu bulunmaması işbu dosyanın konusu olmamasına rağmen bu hususa ilişkin detaylı açıklamanın ilerleyen süreçlerde yapılacağını, davacıya ait aracın muhafaza bedeline ilişkin takip yapılabileceğinin kabul manasına gelmemek kaydıyla 170.000,00 TL. gibi fahiş bir bedelin takip tarihinde 1 yıl süreli bir muhafazaya ilişkin olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Menfi tespit davasında borcun bulunmadığının ispat yükü genel olarak davacı da ise de icra takibinin ilamsız takip olduğu, alacağın varlığının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ispat yükünün davalının üzerinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı istinafında dava dilekçesinin muhtarlığa usulsüz tebliğ edildiğini davadan gerekçeli kararın tebliği ile haberdar olduklarını ileri sürmektedir. Somut olayda, dava konusunun menfi tespit davası olduğu, mahkemece taraflara ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin oluşturulan ara kararın davalıya tebliğ edildiği ve davalı tarafından davacıdan takibe konu olan alacağının olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacı adına duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edildiği, Mahkemece 14/02/2023 tarihli (1) nolu ara kararı ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği, ve (3) nolu ara kararı ile taraflara ticari defter ve belgelerinin ibrazı için kesin mehil verildiği, davacı tarafa ihtaratın yapıldığı, davalı tarafa ara kararının tebliğine karar verildiği, davalı tarafa yapılan tebligatın Tebligat Kanununu ve Tebligatın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe göre usulüne uygun olmadığı, bu nedenle kesin mehilin sonuçlarını doğurmayacağından davalıya savunma hakkı ve ispat etme hakkı tanınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken anılan gerekçe ile davanın kabulüne dair verilen karar yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarih, 2022/535 E. 2023/239 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026