11. Hukuk Dairesi 2012/6645 E. , 2013/3728 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2011/218-2012/131 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara …
**11. Hukuk Dairesi 2012/6645 E. , 2013/3728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2011/218-2012/131 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalının 2003 ve 2005 dönemine ait pişmanlık zammı ile KDV, damga vergisi ve kurumlar vergisi borcunun müvekkilince ödediğini, bu ödemelerin istirdadı amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının ipt...ni ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borcun zamanaşımına uğradığını, ödemenin yapıldığı son tarihin .../08/2008, takip tarihinin ise 28/09/2010 olduğunu, vergi dairesince tahakkuk ettirilen verginin 2003 yılında yapılan düşük bedelli gayrimenkul satışından kaynaklandığını, dolayısıyla davacının bu bedelden kendi kusuru ile sorumlu bulunduğunu, davacı aleyhine şirket adına tahakkuk eden ilave faiz ve cezaların tahsili amacıyla ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/788 Esas sayılı davasının açılması üzerine işbu takibe girişildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının eski ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu davalı şirketin vergi borçlarını ödediği, davacının alacağının BK.’nun 410-413. maddeleri arasında düzenlenen vekaletsiz iş görme ilişkisine dayandığı, bu konuda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin de BK’nun 125. maddesi gereğince ... yıl olduğu, bu durumda davalı tarafın zamanaşımı savunmasının kabul edilmediği, davalı tarafça vergi borcu doğmasının nedeninin, davacının vergi kaçırmak amacıyla 2003 yılında yapılan gayrimenkul satışının düşük bedelle gösterilmesinin, vergi dairesince tespit edilerek vergi ve ceza tahakkuk ettirilmesi olduğu savunulmuşsa da, bu konuda anonim şirket niteliği taşıyan davalı tarafından 2003 yılından bu yana herhangi bir sorumluluk davasının açılmamış olması, bedelin düşük gösterilmesinden elde edilen menfaatin de bizzat şirket uhdesinde gerçekleştiği dikkate alındığında, bu savunmaya da itibar olunmadığı, temerrüdün takip ile gerçekleştiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 419.147,95 TL ile sınırlı olmak üzere davalının itirazının ipt...ne, takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, işlemiş faize ilişkin talebin reddine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın ipt... istemine ilişkindir. Davacı eski yönetim kurulu üyesi, davalı şirkete ait vergiyi ve bunun cezasını kendisinin ödediğini belirterek dava konusu icra takibini yapmış, davalı taraf ise bu işlemlerin davacının da içinde bulunduğu eski yönetin kurulunca gerçekleştirildiğini, dolayısıyla vergi cezasını doğuran işlemin yapılmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren davacının, bu bedeli şirketten isteyemeyeceğini ve bu hususta davacının da içinde bulunduğu eski yönetim kurulu üyeleri hakkında, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/788 Esas sayılı dosyası ile sorumluluk davası açıldığını savunmuştur. Şirkete ait taşınmazın yüksek bedelle satılıp fazla vergi verilmemesi için satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesi işleminden sonra, gerçek satış bedelinin yüksekliği nedeniyle bir vergi tahakkuk etmişse, bunun sorumlusunun şirket olacağı ve şirket yerine ödeme yapan davacının bunu şirketten isteyebileceği tabiidir. Ayrıca mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, kusurlu işlemin yönetim kurulunca yapıldığı iddiası, kural olarak bir sorumluluk davasının konusunu oluşturabilir. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere somut uyuşmazlıkta davalı şirket, yapılan işlemler nedeniyle sorumluluk davası açıldığını savunmuş, daha sonradan ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/788 Esas sayılı dava dosyasının birleştiği ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/523 E.-2013/39 K. sayılı ilamını sunmuştur. Bu kararın incelenmesinden, gerçekten de davalı şirketçe, davacının da aralarında bulunduğu eski yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açıldığı ve mahkemece dava konusu üç taşınmazın satışıyla ilgili usulsüz işlemler nedeniyle davalıların sorumluluğuna karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda anılan dava dosyası aynı işlemle ilgili ise ve o davada davalı (işbu davada davacı) yöneticinin sorumluluğuna karar verilirse, davacının işbu davada aynı kalemler için davalı şirketten talepte bulunması, MK’nun .... maddesine aykırılık teşkil edecektir. Bu itibarla mahkemece, işbu davada takibe konu alacak kalemleri ile yukarıda bahsi geçen dava konusu alacak kalemlerinin aynı olup olmadığının incelenmesi, aynı ise anılan davada verilen kararın neticesinin beklenip beklenmeyeceğinin değerlendirilmesi, anılan davada davalı (işbu davada davacı) yöneticinin kendi sebep olduğu belirlenen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezasını, işbu davada davalı şirketten isteyemeyeceğinin, vergi aslından ise her halükarda şirket sorumlu olduğundan, vergi aslını işbu davada isteyebileceğinin kabul edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği h...nde temyiz edene iadesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.