4. Hukuk Dairesi 2011/13361 E. , 2012/15381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 25/01/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 14/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan davacı ile davalı ...'nı
**4. Hukuk Dairesi 2011/13361 E. , 2012/15381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 25/01/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 14/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan davacı ile davalı ...'nın temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Bunlardan davalı ...’in temyiz itirazının incelenmesinde; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesinin birinci fıkrası hükmünce temyiz süresi onbeş gündür. Dosya içeriğinden ilamın temyiz eden davalıya 25/08/2011 de tebliğ edilmiş olduğu ve temyiz dilekçesinin 14/09/2011 de kaydedildiği görülmektedir. Her ne kadar tebliğ adli ara vermede yapılmışsa da temyiz süresinin bitmesinin adli ara vermeye rastlamaması karşısında burada aynı kanunun 177. maddesi hükmü uygulanmaz. O nedenle süre geçirilmiş bulunduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir. 2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...’nın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 3-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız eylem nedeni ile tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Davacı, dava dilekçesi ile istemini ...’ya yöneltmiş, davalı da ... ismi ile davaya cevap vermiş ve husumeti benimsemiştir. Ancak cevap dilekçesinin ekinde yer alan vekaletnamede davalının nüfus kayıtlarına göre isminin Mamdouh olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalının ismindeki hatayı temyiz aşamasında fark ederek durumun, infazda tereddüt yaratmaması için hatanın düzeltilmesini istemiştir. Gerçekten de ..., ... olarak kendisine gönderilen dava dilekçesine ... olarak cevap vererek husumeti benimsemiş olmasına karşın infazda tereddüt oluşturacak nitelikteki isim yazım hatası nedeni ile kararın bozulması gerekir ise de bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (3) no lu bentte gösterilen nedenlerle gerekçeli karar başlığında davalı kısmı karşısında "1-...” olarak yazılı bulunan sözcüklerin silinerek yerine “1-...” sözcüklerinin yazılmasına, (1) nolu bentte gösterilen nedenle davalı ...’in temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ...'nın tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalılardan ...'ya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna, temyiz eden diğer davalı ...'ten ve davacıdan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 18/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.